"anne, babam neden babam" - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

“anne, babam neden babam”

Bir gün dayanayamayıp öyle bir ısıracağım ki kızı… Ben de insanım, bir yere kadar tutabiliyorum kendimi!
Bu konuşma durumu beni çok eğlendiriyor. Cır cır cır, susmuyor. Hatta gece en az 10 kez yataktan fırlıyorum uyandı diye. Uykuda bile rahat durmuyor, boyu 2 eni 1 metre olan yatakta bir uçtan diğerine yuvarlanıp duruyor. Hatta bazen “güm” diye bir ses de duyuyorum, dönerken yatağın kenarına, başucuna çarpıyor. Her seferinde de konuşuyor. Öyle boş boş dönmek olur mu hiç? Söyledikleri komik ötesi: “yok yemiycem”, “offff acımış”, “topumu versene”, “komiksinnnn”, “bibeyonum neyde”… İçeriden bu sesleri duyunca da uyandı sanıyorum haliyle. 3 saniyede yanımda buluyorum kendimi. Bazen dayanamayıp öpüyorum bazen de uyanacak korkusuyla ses yapmadan kendi odama dönüyorum. Nasıl da büyüdü cimcime.” Kendi de söylüyor zaten, “ben artık bebek değilim” diye. Ama işine gelince de bebek oluyor.
İşte son günlerdeki bombalarından bir demet…
 
* Telefonda ne yapıyorsunuz diye sorduğumda…
Anne biz Gonca Teyze’yye yatata kuduruyoruz.Gey senye de kudurayım.
Akşamı bekle, gelince yaparız.
Tamam anne, çok komiksin. Hahaha ben güyüyorum, sen de güysene
 
* Aaa bak kurusinek (Sivrisinek görünce verdiği tepki. Kafası fena karışmış!)
 
* Hadi gey, trenciyik oynayayım. Otuy ama kemeyini tak mutyaka
 
*Anne, babam neden babam? (“neden” sorularının en kralı bu sanırım. Önce arkadaş sonra aşık olduğumuzu, evlendiğimizi, artık “Irmak’ın gelmesini istediğimizi”, o yüzden Irmak’ın doğduğunu, benim anne, Arkın’ın da baba olduğunu anlatıyorum her defasında)
 
* Telefonla konuşuyoruz:
Demin kaka yaptım, çok kötü koktu anne, çoookkkkk
 
* Yine bir telefon konuşması
– Aşkım napıyorsun?
– Hamuyya oynuyoyum, sana inek yapıyoyum. Süt çıkıcak memesinden, bi de mööööööööööööööööö diye bağıyıcak!
 
* Yatmadan önce..
Hadi gel dişlerini fırçalayalım
Yok, dişimi fırçayama, saçımı fırçaya. Ne dersin anne? İyi oyuy mu?
 
* Uyumak üzere, birden kalkıyor
– Anne beni ayağında sayyasana
– Aaa hiç olur mu Irmak, bebek misin sen? Bebekler ayakta sallanır
– Anne ben bebeğim evet
– Peki o zaman Gonca Teyze’ye söyleyeyim de seni yarın parka götürmesin. Bebekler kaydıraktan kayamaz.
– Etimi yedim, sütümü içtim, çocuk oydum ben. Bebek değiyim.
– Tamam o zaman bebek değilsen yat yanıma, uyuyalım. Ayakta sallamak yok.
(Kazandığım nadir savaşlardan biri)
 
* Gülmekten gözümden yaş geldiği an
– Irmak, sen büyüynce ne olacaksın?
– Abi
– Peki kızım sen bilirsin
 
* Uyumadan önceki son dakikalar
– Şeymem, ben yarın işe gidicem (bana bu aralar adımla hitap etmeyi tercih ediyor, eh bir de Şebnem diyebilse 🙂 )
– Aaa sen napıcan işte kızım?


– Para kazanıcam, sana oyuncak ayıcam, ciciyer ayıcam. Ama eybise aymam, pantoyon giy.
(Benden duyduklarını aynen geri satıyor!)

 
 
 

2 comments

  1. merhaba Şebnem,

    ben Arkın’ın eski iş yerinden Dilek, blogunu beğendim,Irmak’ı takip edeceğim, ben de benim bloguma beklerim.

    sevgiler…

Leave a Reply