Bu kadar yük bize çok değil mi? – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Bu kadar yük bize çok değil mi?


Kendimi suçlu hissediyorum. Hem de çok! Dün birçok blogger ve gazeteci arkadaşımızla beraber Selpak’ın bir etkinliğindeydik. Selpak güzel bir iş çıkartarak biz annelere “kaygı” ve “evham”larımızdan kurtulmamız için Prof. Dr. Bengi Semerci ile konuşma fırsatı verdi. Semerci sanki beni anlatıyordu. “Sizin endişeleriniz çocuğunuza geçer. Çocuk, annesi kaygılanıyorsa kaygılanır. Anne olmak çok zevkli olduğu kadar endişelenme demek, ama asıl annelik endişeleri çocuğa yansıtmamak…” Dinledikçe boğazım düğümlendi, hatta bir damla yaş süzüldü gözümden. Irmak’ın korkuları, tek başına oynayamaması için kendimi suçlu hissettim. Sanki tek sorumlusu benim, sanki çocuğun hayatını karartıyorum… Gerçekten bunu yapıyor olabilir miyim?


Evet, her şeyin anneden geçtiği doğru olabilir ama annenin böyle bir rolde olmasına inanamıyorum. İnanmak istemiyorum. Benden yemiyor, başkasından yiyor; benim suçum. Kakasını beze yapıyor; çünkü anneden ayrılma korkusu yaşıyor. Gece ağlıyor, çünkü annesi gidecek diye korkuyor. Neden babasından ayrılma korkusu yaşamıyor? Neden babası omuzlamıyor bu yükü?

YA SİZ YA BEBEK
Evet evhamlıyım, sürekli düşecek başını çarpacak endişesi yaşıyorum. (Belki de bu yüzden iki ayda 3 kez alnının üzerine düşüp korkunç derecede şişti kafası.) Hiç rahat değilim tamam. Peki genetik faktörlerin hiç mi rolü yok bunda? Benim annem çok rahat bir kadın ama zor bir hamilelik geçirmiş. Kanser teşhisi konan ve üst üste ameliyatlar olan bir kayınvalide (bu arada babaannem ben 25 yaşındayken vefat etti), 1,5 yaşında bir çocuk, karısından çok  şey bekleyen bir eş… Hatta “ya sen ya bebek” demişler anneme. Ama ben kıpırdadığımdan, tekmeler attığımdan annem “bebeği aldırma” teklifini kabul etmemiş ve büyük bir risk alarak doğurmuş beni. (Şimdi ikimiz de hayattayız çok şükür J)

Bütün okuduklarıma, duyduklarıma göre, o dönemdeki endişeleri geçmiş bana. Ama şimdi tek suçlu annem mi? Babam tanıdığım en panik insanlardan biri. Halam, kuzenlerim… Bende bu genlerin etkisi yok mu? Bunlar bana ve Irmak’a genetik geçmiş olamaz mı? Ben zor bir lohusalık geçirdim diye mi tüm bunlar? Kimseye güvenmeyip bebeğimi teslim etmemek hata mıymış yani? 2,5 seneye yakın kariyeri sıfırlamam da hata mıymış? Ben neden böyle göremiyorum?

Bir kere… Annem ev kadınıydı ve bizimle bütün gün oyun oynardı. Erken yaşta okumayı öğrendim, yuvaya gitmedim, hep oyun oynadım ya da kitap okudum. Ve ben çok mutlu bir çocuktum. Özgüven sorunum da olmadı. Liseye kadar başarılıydım da. (Sonra yaramaz olduğum, iyi not almaktan başka güzel şeyler de olduğunu farkedince notlarda düşme olduğu doğru 🙂 ) Bu nedenle benim olmak istediğim iyi anne kariyer yapan değil, çocuğuyla zaman geçiren annedir. Bu nedenle eski iş hırsımdan eser yok, bu nedenle onca süre evde oturdum, bu nedenle inatla kariyerimi çocuğuma göre şekillendirmeye çalışıyorum, bu nedenle sadece yarım gün okula gönderiyorum, bu nedenle hem Gonca Abla hem de okula para ödemeyi göze alıyorum. Ve ısrarla bunun doğru olduğunu düşünüyorum. Irmak üzerindekinin ne marka olduğuyla ya da gittiği okulun parasıyla değil, bizimle ne kadar zaman geçirdiğiyle ilgileniyor. İleride iyi bir eğitim alması için bütün bu çaba ama bunu başka şekilde de başarabiliriz belki. Annesinin titriyle değil, eve kaçta geldiğiyle ilgileniyor. Hastalandığında annesiyle doktora gitmek istiyor. Bütün çocuklar gibi. Aynı şey babası için de geçerli.

İşte bu yüzden diyorum ki, evet evhamlarımı yansıttım, bunları telafi edeceğim. Belki ben bir doktora gidip endişe tedavisi göreceğim ama diğer konularda fikrim asla değişmeyecek. Bütün ağırlığın anneye yüklenmesine karşıyım. Biz zaten sürekli “nerede hata yaptık” diye düşünürken her konuda öne çıkmamız bence haksızlık.
BEN SADECE
Yanlış anlamayın, Bengi Semerci’ye katılıyorum, anlattıkları iliklerime işledi, ağlattı, aydınlattı, bazı konularda harekete geçmemi sağladı ama bu kadar sorumlu olduğuma inanmak istemiyorum. Ben sadece çocuğumu korumaya çalıştım, onun en önemli zamanlarında yanında olmaya çalıştım… Bundan sonra daha rahat olmaya çalışacağım, ki bunun ne kadar işe yaradığını gördüm. Yazın birkaç kere tatile gittik ve hepsinde çok rahattım, Irmak da bir o kadar rahattı. Şimdi her zaman böyle rahat olmaya çalışacağım, tek başına oynamasına teşvik edeceğim ama her zaman da onunla en çok zaman geçireceğim fırsatları değerlendireceğim. Çünkü ben annemle büyüdüm ve çok mutluydum.

Selpak’a bize özeleştiri yapma yolunu açığı için ve Semerci’nin değerli tecrübelerinden faydalanmamızı sağladığı için çok teşekkür ediyorum.  

Leave a Reply