Annemmm... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Annemmm…

Bu aralar canım sıkkın. Beni fazlasıyla bunaltan, uykularımı kaçıran bu konularla ilgili annemle konuştum az önce. Ağlayarak başladığım telefon görüşmesini, gülerek bitirdim. Son zamanlarda çocuğunuza arkadaşı değil, annesi olduğunuzu hatırlatın manasına gelen çok yazı okuyorum. Bir yandan hak veriyorum diğer yandan annemle ilişkimi düşünüyorum ve bana saçma geliyor bu söylem.

Çünkü…

Hayatımdaki her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilen tek bir kişi var. O da annem. En yakın arkadaşım bile bilmez onun kadar. Eskiden “bir şey itiraf edeceğim” dediğimde ya koltuğa oturur “anlat” derdi ya da “hazır değilim şu an ” deyip sonraya bırakırdı. Yarım saat sonra gelip “hazırım, başla” derdi. Anlatır anlatır rahatlardım. Bazen anlatmadığım bir şey aklıma geldiğinde başlıyorum “Anne xxx tarihinde ne olmuştu biliyor musun” diye. Tutamıyorum içimde 🙂

Şu 36 yıllık hayatım boyunca annemden başkalarının bana verdikleri sırlar haricinde hiçbir şey saklamadım. Kendi hayatımla ilgili hiçbir şey. Aklınıza ne gelirse. Erkek arkadaşımdan, sigaraya başlamama, okul kırmamdan ergenlikte yaşanan arkadaş kavgalarına kadar her şeyi en iyi o biliyor.Hani ergenlik yıllarında Bağdat Caddesi’ne giderdik ya kendimizce süslenerek. Birçok yaşıtım annesiyle görülmek istemezdi. Ben de tam tersi, annem yanımdayken daha mutlu olurdum.

 Biraz daha büyüyüp gece çıkmaları başladığımda, babam “Tuğçe’de kalıyorum” sanırken, annem nerede olduğumu bilirdi. Daha sonra babam da gece gezmelerini onayladığında ikisine de nereye ve kimle gittiğimi söylerdim. Oldu ki gecikeceğim mutlaka mesaj atardım.

Hiç mi kavga etmedim? Çok ettim. Çok çatıştık. Ancak onun varlığı rahatlatıyor beni. Arkın’la sorun yaşadığımda da anneme anlatıyorum, işle ilgili bir problem olduğunda da. Hiçbir zaman “aman kızım canım kızım en haklı sensin” de demedi bana. Hep doğruyu gösterdi. Annemle tatile gittiğimde arkadaş aramadım hiç mesela. Hatta balayına gittiğimiz zaman 15. günün sonunda “annemi özledim” diye gözyaşı bile döktüm. Arkın’la 2008’de iki haftalığına Amerika’ya gittiğimizde annemle babam benimle “çok uzakta olduğum için” ağlayarak konuştular. Ben hem mutluydum hem de yarım hissediyordum kendimi onlardan uzakta olduğum için. Sırf bu nedenle yurt dışında okumayı da istemedim ya zaten hiç.

Tek bir şey saklamak istemiştim annemden, o da olmadı. Arkın benim arkadaşımdı. Ve ilişkimiz boyut değiştirdiğinde, daha biz ilk günleri yaşarken, anneme anlatmak istemedim huzursuz olmasın diye. Ancak hissetti. Bir gün işyerimden aradı, sordu. “Hayır” demedim. Ne zaman ben bunalsam, ne zaman kaygılansam hep hissetti. İşte o nedenle saklamak istemiyorum hiçbir şeyi. Bazen üzüleceğini bilsem de anlatıyorum bana en doğru yolu gösteren kişinin o olduğunu bildiğim için.

Dışarıdan bakınca “bağımlı” gibi görünse de ilişkimiz için bence en doğru kelime “bağlı”. Evet bağlıyım, evet doğduğum evin 3 sokak altında oturuyorum, evet her gün mutlaka görmeye çalışıyorum. Sabah kahvesini yüz yüze içemesek telefonda konuşarak kendi evlerimizde yudumluyoruz kahvelerimizi.

Bir zamanlar her gün sayfalarca yazdığım günlüklerim hâlâ annemlerin evinde durur. Ve ister inanın ister inanmayın, okumadığına eminim. Bazen sabah kahvesine gittiğimde alıyorum bir tanesini elime, başlıyorum yüksek sesle okumaya. Kah gülüyoruz, kah ağlıyoruz.

İşte bu nedenle ben, onun gibi bir anne olmak istiyorum. Irmak ilk aşkını bana anlatsın, okul kırdığında bana söylesin, erkek arkadaşıyla dışarı çıkacağı zaman benimle paylaşsın istiyorum.

Çalışmayan bir annenin çocuğuydum ben. Kim bilir, belki de bu yüzden kızımı kimselere bırakıp çalışamıyorum. Annem gibi olmak, onun gibi okuldan gelen çocuğumu karşılamak için.

Umarım ben de onun gibi bir anne olabilirim. Çok zor biliyorum, ancak umarım olurum.

Ve bir de…

Annesini kaybedenleri bu yazıyla üzdüysem çok ama çok özür dilerim. Biraz iç dökme, biraz rahatlama, biraz itiraf yazısı oldu sanki…

Çocuklarımız sağlıklı olsun, biz onların büyüdüklerini, hayatlarını kurduklarını görelim… En güzeli bu değil mi?

4 comments

    1. Annem hayatta ama bu paylaştıklarınızın birini bile paylaşmadık. Hatta şöyle kii iyi olan hiç bir şey. Rabbim annenize sağlık ve mutluluk versin. Size de onunla birlikte güzel anılar yaşatsın <3

  1. Cok duygulandim ben de:( 5 aylik bi oğlum var ve mecburen onu bakiciya birakip işe başlayacagim. Da icimdeki bu tarifsiz sucluluk duygusunu nasıl atacam bilmiyorum. Yaziniz gözyaşlarına boğdu beni.anne-ogul iliskimiz nasıl olacak bakalım nasıl bırakacağım onu:(

    1. Bizde annemle böyleydik hatta yaşadığım küçük şehirde analı kızlı gezen 3 4 anne kızdık 🙂 bazen arkadaşlarım dalga gecerdi ama iyikide öyle olmuş herseyimi bilir hatta önceden hisseder beni şok bile eder.allah başımızdan eksik etmesin onları ♥

Leave a Reply