Okul sürecinde 3. durak: Özel Denizatı Okulları – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Okul sürecinde 3. durak: Özel Denizatı Okulları

 denizati1

Başlıkta üçüncü durak dedim ama belki de başka okul bakmam. Ya da bir okul daha var aklımda, ona da bakar, öyle karar veririm… Çoğul konuşmak lazım gerçi de kocayla pek konuşamıyoruz okul mevzusunu. Başka konular giriyor araya…

Önce Almanca, sonra İngilizce öğrenen Avusturya Lisesi mezunu karı koca olarak taktık biz Almanca’ya. Çünkü bu bir gerçek ki Almanca’dan sona İngilizce öğrenmek çok kolay. Ve hep söylediğim gibi, kızım için yapabileceğim en iyi şey, ona iyi bir eğitim vermek. Eğer piyango çıkmaz, Sayısal’da bir mucize yakalamazsam, hanlar hamamlar bırakamayacağım. İyi eğitim vermek benim en büyük görevim.

Denizatı’nı çok duyuyordum. Seven çok seviyor, sevmeyen de önünden geçmiyor. Eğitimi için de ya çok harika şeyler duyuyorum ya da duyduklarım beni dehşete düşürüyor. Orta karar konuşan kimse yok. 13 Aralık Cumartesi Günü, Kayışdağı’nda, okul binasında düzenlenen tanıtım gününe katıldık. Sonuç: Beğendim! Hatta beğendik. Ancak soru işaretleri ile doldum son duyduklarımdan sonra. Soru işaretlerini şimdi bir kenara bırakırsak…

Bizden çocukla gitmemizi istediklerinde ayrı duracağımız hiç aklıma gelmezdi açıkçası. İçeri girdik ve çocukları anaokulu bölümüne aldılar. Zaten önden hazırlıklar yapılmış. Her çocuğun yaka kartı hazır bekliyordu danışmada. Irmak ağladı tabii aryılmamız gerektiği söylenince. Hatta ben de “Telefonda neden söylemediniz? Evet burası bir kurum ancak sizi tanımıyorum ki” diye biraz caz yaptım. Irmak’a bir hafta boyunca “okulu beraber gezeceğiz” dedikten sonra kötü oldu bu durum. Neyse Arkın Irmak’la yukarı çıktı. 10 dakika kaldı ve indi… Daha sonra Irmak iki saat sorunsuz bir şekilde kaldı orada.

Biz de okulu çok az gezip, konferans salonuna geçtik. Okul Müdürü, aynı zamanda Matematik ve Fizik öğretmeni olan Murat Atçı, aklımızdaki her şeyi daha biz sormadan anlatmaya başladı.

İşte özetle dinlediklerimiz:

  • Amaçları, çağdaş düşünen, en az iki dil bilen çocuklar yetiştirmek. “Yarışatı” zihniyetine tamamen karşılar.

  • Bir kere okul ve servis ücreti ödüyor sonra bir daha elinizi cebinize atmıyorsunuz. Hafta sonu dahil tüm sportif faaliyetler, okul kitapları, forma, çocuğun eğitim yılı boyunca ihtiyaç duyacağı tüm araç gereçleri çanta, toka… Her şey okul tarafından veriliyor. Şehir içi geziler de bu ücrete dahil.

  • Hazırlık ve birinci sınıfta haftada 8 saat Almanca eğitimi var. İkinci sınıfta İngilizce başlıyor.

  • Kantin yok. Çocukların yanlarında para olmasına hiç gerek yok. Herkes aynı kıyafeti giydiği aynı çantayı kullandığı için, gelir seviyesinde farklılıklar olsa dahi bu asla belli olmuyor.

  • İlk 3 sene sınav yok. Hafta sonları eve, çocuğun o hafta okulda öğrendiği her şeyi kapsayan çalışma kitapçıkları gönderiliyor. Bu kitapçığa, müdür dahil 3 kişi bakıyor. Anne-baba, sınıf öğretmeni ve okul müdürü. Kapağında çocukların renkli fotoğrafları, isimleri yazıyor. Sınav yok ama bir şekilde değerlendirme tabii ki var.

  • Tabii eve ödev de verilmiyor hafta sonları bu çalışmanın dışında. Çantasız eğitim söz konusu. Murat Bey “Sizin göreviniz çocuklarınızı okula tertemiz göndermek. Gerisini biz hallediyoruz” diyor kısaca.

  • Kimsenin resmi bir diğerinden daha güzel diye asılmıyor panoya Ya herkesin, ya kimsenin. Bireysel değil, her şey takım çalışması ile yapılıyor. Kimse tek başına birinci olmuyor.

  • Lisede dahi, öğretmen sınav sonuçlarını yüksek sesle söylemiyor. Çocuk gidiyor, kendisi bakıyor öğretmenin gösterdiği kağıttan.

  • Murat Atçı “Kişi sen çok kendiyle rekabet etmeli” diyor. Tüm bu sistemin nedeni de işte bu. Dışarıdan bakınca çocuklar sani fanustaymış gibi görünüyor. Oysa bir şekilde hepsinin birbirinin notundan haberi oluyor. Yani fanus söz konusu değil.

  • Öğretmenler Günü ya da diğer özel günlerde hediye yasak. Çocuklar öğretmenlerine resim yapıyor, onu hediye ediyor.

  • Yemeğe gitmek bile sırayla. Her gün kura çekiliyor ve ona göre yemekhaneye iniliyor. İtiş-kakış, ben birinci olacağım, durumu söz konusu değil.

  • Almanca ve İngilizce eğitim, çok iyi derecede. Sertifia programlarını da çok detaylı anlattı Murat Bey ancak burada özet yazdığım için detaya girmeyeyim dedim.

  • Evet bahçesi küçük. Ancak biz bunu hep ikinci planda tuttuğumuz için beni rahatsız eden bir şey olmadı. Yalnız aklıma tuvaletler takıldı. Bizim dolaştığımız katta 6-7 sınıf vardı. Her sınıf ortalama 22 kişi. Bir kızlar tuvaleti var bir erkekler. Pek yeterli görünmedi bana ancak okul tercihimde etkili bir neden değil bu. Sadece yazmak istedim.

  • Çocuklar çok iyi takip ediliyor. Mesela bir çocuk zayıf aldıysa, bu konuda özel olarak öğretmenleriyle çalışıyor, ta ki notu yükselene dek.

  • Anaokulu ve ilk 3 sene, veliler öğretmenler ile yalnız konuşamıyor. Rehberlik öğretmenleri de mutlaka birlikte görüşmede bulunuyor. (İşte beni düşündüren konu bu mesela) Sınıf öğretmeni ile saat 5’e, rehber öğretmen ile 7’ye kadar görüşmek mümkün. Murat Bey “Bizim telefonlarımız da tabii ki 24 saat açık” diyor.

  • Drama ve satranç, zorunlu dersler.

  • Birinci snıftan itibaren sunum ödevleri veriliyor. Anne baba da gelip dinliyor.

  • İkinci sınıfta flüt dersi başlıyor, 3 ve 4’te mandolin. 5. sınıfta yeteneği olan çocuklar gitar dersi alabiliyor. 6, 7 ve 8. sınıf öğrencileri için perküsyon dersleri bile konmuş.

  • Spor da çok kuvvetli. Hafta sonu dahil spor dersleri var. Hatta isteyen olursa diye jonglör dersleri bile açılmış. Hafta son dersleri, hafta sonu servis ile ulaşım da ücretsiz.

  • Okul sabah 8.30’da başlıyor, 5’te bitiyor.

  • Başarı bursu verilmiyor ilk seneden. Ancak anne babanın ekonomik durumu kötüleşirse okul tabii ki destek veriyor. Ödeme yapman lazım diye kimse sıkıştırılmıyor.

  • Okul ücretleri bu yıl Anaokulu 21 bin 500 TL. 1-5. sınıf arası 24,350 TL. 6-7-8. Sınıf 28 bin 200 TL. Zamlar, enflasyona göre yapılıyor. Ödemeler 12 taksitte alınıyor. Peşin ödemede ise %5 indirim söz konusu. Servis ücretlerini soramadan çıktık acelemiz olduğu için.

Aslında yazacak daha çok detay var. Okulun veli seçmesi (Kötü anlamda değil. Herkes aşağı yukarı aynı segmentte oluyor. Örneğin siz çocuğunuza cep telefonu için “hayır” derken, sınıf arkadaşlarının yüzde 95’inin anne babasının da “hayır” yanıtını verdiğinden emin oluyorsunuz. Öğrencilerin mutluluğu ön planda. Mutlu ve özgüvenli çocukların her şeyi başarabileceğini söylüyor Murat Bey. Çocuklara “dayatılanı yapmayın, sorgulayın” fikrini benimsetmeyi amaçlıyorlar. Lisesi de var. (Bunun TEOG’u etkileyip etkilemediği tartışılır)

Daha yazsam uzar bu yazı da, çok oldu sanırım.

Fiyatı yazmak kolay geliyor evet ancak kabaca hesapla ayda 2 bin 500 TL demek. Kolay değil. Ancak bu şekilde eğitimden yana bir anne olarak da istediğim okulların başında geliyor Denizatı. Hem de ilk duyduğum günden beri. İki dili de çok iyi vermesinin yanı sıra, tek tip kıyafet, tek tip çanta olması, sınav yapılmaması benim için hep artı özellikleri. Irmak gibi rekabet etmeyi seven bir çocuğun, çok sert bir okulda mutsuz olacağını düşünüyorum. Burada sınav olmaması, takım çalışması mantığının uygulanması hep olumlu özellikler Tabii benim için.

Kesin atladığım bilgiler de vardır. Onlar için de kusura bakmayın. En çok önem verdiklerimi not almışım 🙂

Bakalım ne yapacağız. Daha önümüzde birkaç ay var karar vermek için.

Gezdiğim diğer iki okul KALEV ve İELEV ile ilgili bilgileri de okuyabilirsiniz.

 #cimciriginokulu

46 comments

  1. Ben cocugumu denizatından aldım 3 senenin sonunda, size anlatılan herşey bize de söylendi, ama cocukları takipleri zayif, okul cok büyüdüğü icin , anlattıklarıni ysosmiyotlsr

    1. Elbette ailelerin beklentileri birbirinden farklı olabilir ancak nasılsa özel okula yolluyorum bu kadar da para veriyorum, her şeyi okul yapsın biz de hiçbir şeye karışmayalım diye düşünen bütün aileler, okul hangisi olursa olsun, sonunda hayal kırıklığı yaşıyorlar.

      Okul ister özel ister kamu olsun, çocuğunuzu yakından takip etmek durumundasınız – ben iş güç sahibiyim zamanım yok diyorsanız, aynı zamanda çocuk sahibi olduğunuzu ve işten çok ona karşı sorumlu olduğunuzu hatırlamanız gerekiyor. Buna istediğiniz kadar karşı fikir üretebilir itiraz da edebilirsiniz – lakin bu sorumlu olduğunuz gerçeğini değiştirmez. Yine de hayat sizin, 20 sene sonra tercihleriniz konusunda pişman olmayacağınıza emin olun derim.

      Biz Denizatı’nda 8 seneyi bitirdik, oğlumuz bu hafta ortaokuldan mezun oluyor.

      Özel sebepler ile İstanbul’dan ayrılmanın arifesinde TEK ama TEK üzüntümüz Denizatı Lisesi’ne devam edememekten ibaret!

  2. İki kızım da Denizatı’nda okuyorlar biri 6. diğeri 3.sınıf öğrencisi. Biz aldıkları eğitimden de akademik başarılarından da memnunuz. Tabii ki her şey mükemmel değil. Özellikle sizin de biraz değindiğiniz gibi , okulun fiziki koşulları bazı özel okullarla kıyaslanabilecek gibi değil. Ama sakın yanlış anlaşılmasın fiziki koşullar dahil her şey yeterli seviyede.

    Benim gözümde orası bir okul ve öncelikle “adam” olmayı öğretmeli. Çocuklarımın ahlaklı, özgür düşünceli, kendilerine güvenleri tam, iletişim becerileri güçlü , vatanını seven ve Atatürk ilkelerine bağlı bireyler olarak yetiştiğini görüyorum.

    Kitap okuma alışkanlığına sahipler ve birkaç müzik aletini çalabiliyorlar. Daha küçükken cimnastik yaptılar, sonra tenis oynamayı öğrendiler. Başka okullarda sadece o konuda gerçekten yetenekli olan çocuklara sunulan imkanlar burada herkese sunuluyor.

    Sınav başarısını en önemli kriter olarak değerlendiren kişiler için şunu belirteyim ki bu okulda iyi öğrencileri bir sınıfa toplayarak onlara özel yükleme yapılmıyor. Başarılı çocuklar değil başarılı sınıflar ödüllendiriliyor. Çocuklar Okulistik sınavlarına giriyorlar ve çocuğunuzun durumunu diğer okullardaki çocuklarla mukayese edebiliyorsunuz.

    Benim almanca bilgim kısıtlı olduğu için özellikle büyük kızımın seviyesini anlamakta sıkıntı çekiyorum 🙁 Ama ingilizce seviyesi için özellikle 6. sınıfta ciddi ilerleme kaydettiğini görüyorum. Yabancı dil seviyelerini tespit için zaten Cambridge ve Goethe Institut sınavlarına giriyorlar. 6.sınıftaki kızım bu sene almanca için Fit 2 (A2) sınavına girdi. İngilizcede gireceği seviyenin adını şimdi hatırlayamıyorum ama merak edenler için söyleyeyim Bilfen’deki yaşıtları bir üst sınava giriyorlar. Sonuçta burada ingilizce ikinci dil ama asla ikinci planda değil. Sadece almancaya göre biraz daha geriden geliyorlar. Kendi adıma ingilizceyi öğrenen bir çocuğun ikinci dili öğrenme konusunda hem daha isteksiz hem de

    Uzun lafın kısası çocuklarımız da biz de okulumuzdan memnunuz. Herkesin okul seçerkenki tercihi farklı olabilir ama bu okul benim kriterlerimi büyük ölçüde karşılıyor.

    Yalnız bir konuyu daha mutlaka söylemeliyim. Eğer çocuğunuzun derslerinde ve TEOG sınavında çok başarılı olmasını istiyorsanız hangi okula verirseniniz verin oturup akşamları onunla ders çalışmanız veya gerektiğinde takviye ders aldırmanız şart. Bu durumu okulun bir eksiği sanmayın. Başarı çıtası anormal yükselmiş durumda.

    Umarım hepiniz memnun kalacağınız bir okul bulursunuz…

  3. Denizatı Kolejinin kesinlikle tercih etmememiz için nedenler:
    1. Okul gereğinden fazla kalabalık. Ticari kazanç eğitim kalitesinin önüne geçmiş durumda. Okul aşırı kalabalık olduğundan, çocuklar teneffüslerde birbirine çarparak yürüyebiliyor. Tabi bu arada çocuklar arasında çıkan sorunlarda okul sorun çözmekten çok, ÇOCUĞUNUZU PSİKİYATRİSTE GÖSTERİN yaklaşımında bulunacak kadar hayatınızı alt üst edecek bir yaklaşımda bulunuyor. Bir de hareketli çocukları olmayan velilere, çocuğunuzu X İSİMLİ çocuktan, çok yaramaz olduğu için uzak durmasını söyleyin. şeklinde hiç bilimselliğe sığmayan, çocukları yalnızlaştıran ve çocukları daha da öfkeli hale getiren bir zemin hazırlıyorlar. Daha da kötüsü; psiyatriste gittiğinizde, “Bu okulu çok aradınız mı? Böyle bir rehberlik yaklaşımı ne duydum, ne de gördüm! Okulun çocuklara yaklaşımı bilimsellikten uzak! Bir an önce çocuğunuzu bu okuldan alın, kurtulun” mesajlarını Psikiyatrsiten alabilirsiniz. Hayatınızın şokunu size bu okul yaşatır. DÜNYANIZI KARARTIR, BAŞINIZA YIKAR!! OYSA DÜNYANIN EN DEĞERLİ VARLIKLARIMIZ ÇOCUKLARIMIZDIR! HER BİRİMİZ ONLARIN İYİ BİR GELECEK ALMASI İÇİN UĞRAŞMIYOR MUYUZ?!! Ayrıca yakın bir arkadaşımın çocuğu İlkokul 1. Ve 2. Sınıfı okudu. Bu sürede çocukda “kekemelik” baş gösterdi. Uzun bir süre tedavi oldu. Çocuk daha yeni yeni kendine geldi. Ama bir ömür boyu yaşadıkları, okulun yaşattıkları çocuğun hayatında bir “iz” olarak kalacak. En acısı bu bence. PARANIZLA REZİL OLMAK = DENİZATI KOLEJİNDE ÇOCUĞUNUZUN GELECEĞİNİ KARARTMAKTIR!
    2. Bu okulda kabus dolu son bir yıl geçirdik. Hesapta bir dizi sınvalrdan testlerden seçilerek okula çocukları alıyorlar. Ama sonuç tam bir facia!! 7 ay boyunca bit salgını yaşadık. Bitmek tükenmek bilmeyen bit salgınını bugüne kadar devlet okulları dahil hiç bir okulda bu kadar uzun olanını duymadım. Neyse ki okuldan ayrıldık ki bit kabusumuz da sona erdi!! Hijyen sıfır! Okulun tek derdi “PARA KAZANMAK” Her bir sınıftan 8 Şube vardı. Okul küçücük bir alanda. Varın siz düşünün ne kadar öğrenci olduğunu!!!
    3. ATATÜRKÇÜ olmayı, bir marka gibi hiç utanmadan kullanan, ama orada eğitim görüdğümüz süre içerisinde bir kez bile 23 NİSAN, 29 EKİM VB. HİÇ BİR BAYRAM BİR KEZ DAHİ OLSUN ETKİNLİKLERLE ÖZEL PROGRAMLARLA KUTLANMADI!! KÜÇÜCÜK ÇOCUKLARA SİZ BÖYLESİNE ÖNEMLİ BAYRAMLARI NASIL YAŞATMAZSINIZ???? BU MUDUR ATATÜRKÇÜLÜK? WEB SİTESİNE VE OKULUN DUVARLARINA ATATÜRK RESİMLERE KOYMAKLA OLMUYOR!!!
    4. Öğretmen veli görüşmesi bire bir yapılamıyor. Rehberlik gözetimindeki ilkokul öğretmeni sadece “konu mankeni” olarak odada bulunuyor. Ağzını açıpta idarenin korkusundan hiç bir şey ifade edemiyorlar. Sanıldığının aksine çocuğunuzla ilgili açık bir şekilde hiç bir geri bildirim alamıyorsunuz.
    5. İlkokul öğrencileri için kütüphane yok!
    6. Öğretmenleri için öğretmenler odası yok!
    7. İlkokul 3. Sınıftan sonra sınıflar karıştırılıyor.
    8. Eğitim sistemi hepten rezalet seviyede. Bunu anlamanın en iyi yolu çocuğunuzu, başka okulların sınavlarına sokmak. İşte o zaman aradaki uçurum farkını görüyorsunuz. Eğitim istemi sadece 4 işlem üzeirne kurulu. Oysa mantık yürütme, problem çözme becerisi kazanma alanlarında çocuğunuz “sıfır” kalır. İlk başlarda rekabet olmayan, her çocuğu kendi içinde değerlendiren bir sistem insanın hoşuna gidiyor. Ancak “sıfır” sınav nedeniyle, çocuklar Türkiye gerçeğinin çok çok çok gerisinde yetişiyor. Çocuğum yarış atı olmasın derken, bir dolu para vererek çocukalrınızın geleceğini asla bu okulla karartmayın!
    9. Çocuklarım bu okula başlamadan önce çok iyi seviyede İngilizce konuşuyorlardı, biliyorlardı. Ama bu okulda Almanca ve İngilizce geriledi. Dil eğitim kalitesi de “sıfır”. Çünkü iddia ettiklerinin aksine aynı anda iki dili verme konusunda çok yetersizler..
    10. SİZDE ÇOCUKLARINIZIN GELECEĞİNİ BU ATATÜRK TACİRLERİ ELİNDE MAHVETMEYİN!!

    1. Anonim olarak okulu ciddi şekildekaralamaya çalışmıuşsınız ancak anlatılanların tümü SANAL bilgilerden ibaret. Eğer gerçekten bir takım sorunlar yaşadıysanız ki üç aşağı beş yukarı benzeri sorunlar HER okulda var, tam adınızı vererek bir yorum yapsaydınız da sizinle iletişime geçebilseydik.

      Şimdi ben de tam tersi şekilde kapsamlı bir mesaj yazıp da insanların kafasını tam çorba haline getirebilirim ama siz çocuğunuzu yarış atı gibi görüyorsanız ki yazılanlardan öyle anlaşılıyor zaten yanlış yerdesiniz, Bilfen sizi paklar.

      1. İşte her okulda, her yerde benzerleri yaşanıyor. Birimiz memnunken diğeri şikayetçi olabiliyor.Karalama olarak görmeyin bence, herkes yaşadığını yazıyor. Gayet iyi yorumlar da var…

        1. Ben de okul kararı almaya çalışan, denizati’ni ciddi olarak dusunen bir veli olarak üstteki kapsamlı sikayet yazısından ve bir o kadar da karşılığında okulu temsilen verilen cevapta n rahatsız oldum. “Bilfen sizi paklar” cevabı maalesef okulun veliye, özellikle de eleştiren ve sorgulayan veliyi sert yaklaşımını destekler nitelikte oldu ki beni en çok düşündüren konulardan biriydi bu.

          1. Sermin Hanım, mesajınız için çok teşekkür ederim.

            Her şeyden önce yarış atı değil, aksine, Atatürkçü, düşünen, sorgulayan, dikte edilmeyen ve daha da önemlisi “insan gibi davranılan” bir ortamda sosyalleşebilen çocuğumun eğitim almasını isterim. Alman disiplini adı altında Gestapo tarzı çocukları ezen, silikleştiren, tek tip yönetim anlayışına sahip bir okulda çocuğumu asla ezdirmem. Hiç kimse kusura bakmasın.. Zaten “anne” olanlar beni anlayabilir…

            Sevgiyle kalın…

          2. Pozitif yazılardan sonra bu noktaya geleceğimi düşünmüyordum…
            Açıkcası bende Bilfen Hikayesinden rahatsız oldum..

      2. Şu anda okulla bize yaşattıklarından olumsuz durumlardan dolayı açmış olduğumuz ve devam eden hukuksal dava sürecindeyiz. Zaten okul yönetimi davalara alışkın olduğunu, bizim gibi sorun yaşşatıkları ailelerin açtığı davaları kendi ağızlarıyla ifade etmektedirler. Burada ismimle birlikte çocuklarımı deşifre etmeyi, çocuğumun geleceği açısından soyisminin web’de yer almasını istemediğimden buraya yazmadım.

        Amacım çok açık bir şekilde yaşadıklarımı diğer annelerle paylaşmaktır. Bugünkü aklım olsaydı eskiden süregelen saygın okul niteliğindeki durumu acaba devam ediyor mu diye araştırır, bu hataya asla düşmezdim. Eğer gerçekten anne olsaydınız yukarıdaki yorumu asla yazmazdınız!! Üstelik 24 kişilik sınıfın yarısı 4 yıldır velisi olduğu okulu “terk ediyorsa” yorumu siz değerli annelere bırakıyorum…

    2. Pardonda burada söylediğiniz çoğu şey yalan tek tek maddelerinizi yorumlamak gerekirse
      1)okulun çocukları bir şekilde yalnızlaştırdığı tamamen yalan bizzat okulun bir öğrencisi olarak bunu söyleyebilirimki hayatımda edinebileceğim en güzel arkadaşlıkları bu okulda edindim bir sorun oldumu en az 15 kişi yardımıma koşuyordu.
      2) söylediğinize göre okul öğrencileri belirli bir sınavla alıyor ama bu bilgi bile yalnış hiç bir sınav yapılmıyor öğrencinin zeka, akademik düzeyi önemli olmuyor ayrıca bit salgınının sınavla ne alakası var ? Veya okulla bu kişinin kendisini ilgilendirir sözü geçen bit salgını (ki ben 9 yıldır bu okuldayım ve 7 aylık öyle bir salgın duymadım) kişi buna çare bulmak istemiyorsa zaten önlenemez
      3) okulumuzun Mustafa Kemal Atatürk’ e gösterdiği saygıyı başka hiçbir okulda görmedim her yıl bayram etkinlikleri itinayla düzenlenir ama dersleri dolayısıyla buna 2.kademe öğrencileri dahil edilmez
      4) kişisel bir durumdan bahsetmişsiniz bazı durumlarda benim en büyük sorunlarımı rehber öğretmenler çözdü ve ailemde herşeyden haberdardı lütfen desteklice konuşun
      5) okulumuzda bir kütüphane olmadığı doğru ancak sınıflarda kitaplıklar var ki bu “kütüphane sorunu” giderilebilecek bir sorun sırf bu yüzden bir okul kötülenemez.
      6) bu maddeye sadece gülünür başka hiçbir şey demiyorum. Okulumuzdaki her binanın katlarında öğretmen odaları mevcut. Okul hakkında bilgi sahibi olduğunuza gerçekten eminmisiniz ?
      7) İlkokul 3.sınıftan sonra sınıfların karıştırılması çoğu okulda var. Ayrıca bu iyi bir şey. İlk başta bizde çok üzülmüştük ama aslında bakınca çevremizin genişlemesi bu şekilde sağlandı. Bazı kişiler gerçekten arkadaşım dedikleri insanları bu karıştırılan sınıflarda buldu.
      8) belkide geldik en önemli maddeye “akademik yetersizlik” bu tamamen çocuğun kendisine özgü bir şeydir. Evet 3.sınıfın sonuna kadar herhangi bir sınava taabi tutulmuyoruz fakat bu açık 4.sınıfta başlayan bol denemr sınavları ile aynı düzeye geliyoruz ben ve birsürü arkadaşım daha “bilfen, bahçeşehir, çevre” gibi isim yapmış okullara burslu bir şekilde girmeye hak kazandık. Bu daha çok kişisel bir mesele. Şimdiyse gelelim teog sınavına ben de dahil çoğu arkadaşım sınavda 3 yanlışın üstüne çıkmadı ve okulumuzda 3 öğrencide tam yaptı ki bu okul mevcudu olan 80 kişiye göre gayet iyi bir rakam.
      9) sizin çocuğunuzun ingilizce almanca seviyesi neydi bilmiyorum ama şunu söylemem gerekirse ben bu okula anasınıfında girdim ve ingilizce, almanca seviyem sıfırdı ancak daha 3.sınıf olmadan çok ilerleme kaydettim ve size kefilimki almancayıda ingilizceyide çocuk uğraşırsa en iyisinden öğretebiliyor.
      10) bir madde olmadığı halde madde bölümüne konmuş…
      Ve söylemem gereken bir şey daha var bu “herşeyi para için yapan okul” bizim dönemi parasız bir şekilde almanyaya gönderdi uçak masraflarından tutun kalınacak yere kadar hemde 2 yıl üstüste
      Diyeceklerim bu kadar teşekkürler…

    3. Ben bu okulun mezunuyum ve suan koç lisesinde okumaktayım.Öncelikle 8 yıllık eğitimim boyunca bir kez bile “bit salgını” tarzında bir olayla karşılaşmadım. Okula öğrenciler sınavlar veya testlerle alınmıyor, bunu nereden çıkardığınızı anlayamadım çünkü bu en başta okulun ideolojisine ters.Atatürkçü olmakla ilgili olarak da bence sizin Atatürkçülük düşüncenizle okulunki biraz farklı. Biz 29 ekim yürüyüşlerine de gittik kutlamalar da yaptık. Her gün sabah okul bahçesinde toplanıp Andımız’ı da okuduk. Hatta İstiklal Marşı’nı yeteri kadar yüksek söylemediğimizde yeri geldi tekrar en baştan söyledik. Okul velileri çağırıp gösteri yapmıyor diye ATATÜRKÇÜLÜĞÜMÜZÜ sorgulamayın. Öğretmen Veli görüşmelerinin birebir yapılmaması da görüşmeleri profesyonel tutmak için zaten. İki tarafı uzlaştırabilmek, sorunu çözmek rehber öğretmenlerin görevi. Eğitim konusunda evet çok rahat bir şekilde geride olduğu söylenebilir ama eğitimden önce önemli olan düzgün bir birey olabilmek. Biz 6.sınıftayken yaşıtlarımızın yaptıkları farklıyken, biz hala oyunlar oynardık,çoğumuzun telefonu yoktu, en önemlisi ise kimse kimsenin hayatını karartacak şekilde birbirine zorbalık yapmazdı. Yapamazdık çünkü “fiziksel şartları” kötü olan küçük okulumuzda her zaman öğretmenlerimizle birlikteydik ve zaten bunun yanlış olduğunu bilirdik. İngilizce ve almanca konusuna gelirsek de, bu tamamen çocuğunuzla ilgili, O okuldan 0 ingilizce ve almancayla da mezun olabilirsin B1-B2 seviyede almanca ve ingilizceyle de. Okulu bu kadar kötülemeden önce vizyonlarınızın farklı olduğunu fark edebilir bu tür çirkin yorumlarınızı kendinize saklayabilirdiniz.

    4. Öğretmenler odası var. Her bayram kutlanıyor; 23 Nisan’da 1. sınıflar, bahçede kurulan kocaman bir sahnede koro gödterisi yapıyor. kızınız orda okudu da nasıl bunu kaçırdınız anlamadım. Bu arada Denizatında okula sınavla seçilmek gibi bir şey söz konusu değil. Bu arada okul arkadaş ilişkilerine çok ilgili. Ben oranın bir öğrencisi olarak uzun süre arkadaş edinemedim ve bir kız canımı acıtıyordu ama öğretmenlerim durumla ilgilendi. Şu an 7. sınıftayım ve arkadaşlarımdan ve eğitimimden çok memnunum. Belki problerm kızınındadır.

    5. Bu kadar detaylı şikayetten sonra keşke ANONİM kalmayıp, açık açık adınızı ve e-postanızı da yazabilseydiniz de inandırıcılığınızı ve niyetinizi sorgulamak durumunda kalmasaydık!

      Yazık!

  4. Yorumlar için teşekkürler. Ancak birbirimizin anneliğini sorgulamadan ve hatta okulu zarar verecek sekilde kötülemeden yazarsak sevinirim. Teşekkürler

  5. Birinci sınıftan beri Denizatı’nda yetişen bir öğrenci olarak söylemek zorunda olduğum şeyler var.

    Okul, her ne kadar başkaları ne derse desin, öğrenciyi para basma makinesi olarak görmüyor. Evet katılıyorum ücretler fazlasıyla yüksek, fakat bize verilen destek ve psikolojik eğitim diğer okulların yapamadığı kadar yüksek. Denizatı insana kendini özgüvenli hissettiriyor.

    Akademik açıdan kötü diyen kişilere cevabım: Okul bizim için elinden ne gelirse yapıyor. Hayatınız boyunca çocuklarınızın hatalarını siz düzeltemezsiniz. Bizim okulda çalıştıysanız karşılığını alırsınız. Çalışmadıysanız da kalmazsınız. Sizi sınava tabii tutarlar ve bir çok okulun yapmadığı şekide notunuzu adil şekillerde yükseltirler. Öğretmenlere laf eden kişi Denizatı’nı tanımamış demektir. Gecenin ikisine kadar ödev yazan, sınav kontrol eden kişilere laf etmek insanlığa sığmaz.

    Bazı insanların o kadar da iyi olmadığı algısı yerleştiriliyor çocukların beynine daha büyük öğrenciler tarafından. Okula önyargıyla bakan kişi zaten beğenmez ve kusur arar.

    Okul herkese göre olmayanilir fakat müdür Murat Bey manevi açıdan öğrencilerine çok değer veriyor. Onun sayesinde hayal olan yüzlerce projeyi hayata geçirdik.

    Yemeklerin muhteşem olmadığı aşikar fakat diğer okulların yemek için aldıkları parayı düşünmenizi isterim.

    Bir okul için herkes herhangi bir yorumu yapabilir, bence karar vermesi gereken kişi, kişinin ta kendisidir.

    Benim dönemim eskiydi, fakat REZALET dedirten bir değişimin yaşanmadığının gayet farkındayım. Bakın, veli talebi çok fazla o yüzden okulu ellerinden geldiğince yaşanılası rahat bir biçimde kılmaya çalışıyorlar. Lütfen gaddarca yorumlar yaparak insanların haklarını yemeyin.

    Okul sosyal bir ortam, öğretmenler ellerinden geldiğince dışarıda kalan çocuklara yardım etmeye çalışıyorlar, mucize yaratmalarını beklemeyin. Aynı her insanın mükemmel olmasını beklememeniz gerektiği gibi her okulun da mükemmel olmasını beklemeyin.

    Okul kendini gerçekten geliştirmek için yüksek çabada bulunuyor fakat alan sınırlı, veli talebi çok yüksek. Butik kalmaya çalışsalar da pek işe yaramıyor görüldüğü üzere.

    Okulda anasınıfları, küçükler (1-2-3), büyükler(4-5-6-7), liseliler+8lerin farklı tenefüs saatleri var ki bu karışıklığı önlemek için yapılan bir süreç.

    Yorumlarım bu kadar, saygılar.

  6. Özür dilerim ama hiç BAYRAM KUTLAMALARININ YASAK OLDUĞUNU DUYMADINIZ MI?

    Bir veli olarak tek bildiğiniz şey çocuğunuzun size anlattıkları ve acı gerçek: Çocuklar realistik düşünme problemi yaşar. Hele ki küçük yaşlarda. Mükemmeliyet arayan biriyseniz eğer bilfene gidin. Ciddiyim gidin. Rahat edersiniz, veririler çocuklara ezbere bilgiyi yüklerler ödevi testi, görün bakalım o zaman psikolojisi ne durumda oluyor.

    Anasınıfından lise son sınıfa kadar bir çocuğumu Denizatı’nda yetiştirdim. Silik bir karaktere sahipse eğer bir çocuk özgüveninin arttırmaya çalışın derim ben. Her şeyi okuldan beklemeyin. Zehir gibi çocuklar var orda, okulun insanı silikleştirme gibi bir şansı yok iş bazen ailenin tutum ve davranışlarında bitiyor. Biraz daha etraflıca düşünmenizi tavsiye ederim şahsen ben.

  7. Merhaba, bir suredir Denizati yla ilgili arastirma yapiyorum. Iki arkadasimin iki farkli yas grubunda cocuklari orada egitim aliyor ve gercekten oldukca memnunlar. Tum gezdigim forumlarda ve okudugum yazilarda yukaridaki karalama dolu yaziyla karsilasiyorum. Ayrica ulusal bayramlar kutlanmiyor soylemini de cok komik buluyorum, okulun web sitesine girip bakarsaniz kutlanip kutlanmadigini gorebiliyorsunuz zaten. Bir de bir psikiyatristin bahsedilen tarzda bir soylemde bulunmayacagini bilecek kadar o meslege asinayim. Belli ki okulla ilgili olumsuz bir yasantiniz olmus ama uslubunuzdan bu olayla ilgili tuhaf kokular oldugu anlasiliyor.

  8. Anonim kullanıcı adıyla yazat zat bir çok sitede kopyala yapıştır yöntemiyle yukarıda paylaştığı yazıyı yayınlamış. Bir yerde mgule kullanıcı adıyla paylaşmış. Benim sorum aslında şu bu arkadaşın acaba önereceği bir okul var mı ? 🙂

  9. Merhaba,
    Ben Denizatı ailesinin bir ferdiyim. Tamamen tesadüfen yaptığım bir aramada karşıma bu yorumlar çıktı. Hem sevindim hem üzüldüm. Sayfalarca övgü ve yergi…

    Ama beni en çok üzen yorum bayramlarla ilgili olandır çünkü bizler Atatürkçülüğü bir araç olarak görmüyoruz.

    23 nisan 29 ekim 19 mayıs gibi bayram tam gününde olmak suretiyle layığıyla kutlanır. Hatta öyle ki bizim çocuklarımız (üst seviyeler) Soma’yı da unutmaz şehitlerimizi Özgecanları da… 10 Kasımlarda minicik elleriyle çiçek taşır çocuklar Atasına… Gözyaşı da dökeriz ülkemiz için, hayaller de kurarız geleceğimiz için…

    Murat Atçı öğretmenim öğrencisini de öğretmenini de ayakta karşılayıp ayakta uğurlar odasına gittiğinizde. Veliye yapılan bir nezaket göz boyama değil kendi insanlık bilincinin sonucudur.

    Eksikler yok mu derseniz elbette var ama şöyle söylemeliyim ki kariyerim için bile olsa bu okulu bırakıp da başka yere geçmeyi hayal dahi ettiremedi bana o eksikler.

    Artık okullar açılıyor az kaldı seçimlerinizi gerçekleştirdiniz ama emin olun ki bizler sımsıkı kenetlenmiş bir aile olarak zor bir süreçten geçen memleketimize aydın öğrenciler yetiştirirken kimsenin bundan haberi olmayacak belki de çünkü Denizatı başarılarını çarşaf çarşaf bilboardlara asan bir kurum değil öğrencilerini reklamla çekmiyor.

    Son olarak 2 yaşında bu kuruma girip 18 yaşında Tıp mühendislik öğretmenlik vs gibi meslekler için ayrılan öğrencilerimiz olduğunu, 8. sınıftan ayrılanlarınsa Robert Koç Sabancı Kabataş gibi okullarda okuduğunu belirtmeliyim.

  10. 9 yıl bu kurumda eğitim almış ve başarıyla mezun olmuş, TEOG’da çok iyi puan almış bir kızım var. Murat Bey abartmamış. bütün söylediklerini biz bizzat deneyimledik. çocuklar gerçekten, ekip olmayı, birlikte çalışmayı ve başarmayı öğreniyorlar. kendilerini doğru ifade etmeyi, haklarını aramayı da öğreniyorlar. evet okul bireysel başarıyı ön plana çıkartmıyor. okul birincisi diploma töreninde öğrendi birinci olduğunu. Bu nedenle çocuğunuzun çok başarılı olmasını ve bu başarı ile caka satmayı isteyen bir ebeveynseniz baştan söyleyeyim; Denizatı size göre değil. Mutsuz olursunuz. zira sizin çocuğunuz ve (tabi ki) siz asla parmakla gösterilmeyecek ve pohpohlanmayacaksınız. öğretmenler veli toplantısında birebir görüşme esnasında sadece size söyleyecekler çocuğunuzun ne kadar harika, başarılı vs. olduğunu. ya da çok tembel, yaramaz, sınıfının gerisinde kalan bir çocuğunuz varsa yine aynı şekilde bu sadece size söylenecek. çocuğunuz aldığı düşük not sebebiyle asla aşağılanmayacak. ya da siz okula çağrılıp “ya çocuğunuz notlarını yükseltsin, ya da kaydını alın” uyarısıyla karşılaşmayacaksınız. bu uygulamayı (notu düşük çocuğu kovma) bilfen başta, pek çok başarılı görünen okul yapıyor halbu ki. Ne sanıyorsunuz, Bilfen kendisine gönderilen bütün çocuklardan birer dahi mi yaratıyor? kötüleri eliyor, ve başarılı öğrencileri burs vs. ile transfer ediyor. 8. sınıfta bile. hatta en çok 8.sınıfta.
    sözün özü, kendi beklentilerinize ve çocuğunuzun karakterine uygun okul seçin. rekabeti, öne çıkmayı seven bir çocuğunuz varsa ve siz mükemmeliyetçiyseniz muhtemelen denizatında mutsuz olursunuz. zira egonuzu beslemeyecektir. Ama normal bir çocuğunuz varsa çok mutlu bir 9 yıl geçirecektir. TEOG sınavındaki başarısıyla da sizi hayrete düşürecektir. emin olabilirsiniz.
    unutmadan aklınızın köşesinde acaba çocuğumu Bilfene yollasam daha mı başarılı olurdu diye bir soru kalmasın. iki arkadaşımız (biri 7., diğeri 8.sınıfta) çocuklarını Bilfene aldılar. hem de burslu. deneme sınavlarında filan ful çıkaran gerçekten zehir gibi çocuklardı. annelerin vardıkları sonuç, kendi ağızlarından ; “boşuna bilfene gitmişiz, denizatında da kalsak aynı sonucu alırdık.”

    1. Merhabalar,
      benim de kızım 6-8. sınıf arasında Denizatı’nda okudu ve istisnasız herkese okulu tavsiye ediyorum. kızım başından itibaren o okulda olmamasına rağmen geçen yıl Teog’da Türkiye genelinde %0.41’lik dilime girdi ve eşimle ben Denizatı’nda kalmasını istememize rağmen kızımın talebiyle ilk seferde yerleştirildiği Beşiktaş Atatürk Anadolu lisesine gitti. halen de eski okulundaki arkadaşlarını ve özellikle öğretmenlerini çok arıyor ve anıyor. Gelecek yıl ilkokula başlayacak küçük kızım için de hiç tereddütsüz aynı okulu tercih edeceğim. hatta bugün bu konuda Murat Atçı beyle görüştüm. tesadüfen de güncel okul ücretlerini görmek için google a okul ismini yazınca burada yazılanları gördüm. ilkokuluyla ilgili bir tecrübem olmadı ama orta okulundan bu kadar memnunken, ilkokulu da bana acı sürpriz yapmaz diye düşünüyorum. Herkese sevgiler.

  11. Denizatı ile ilgili olumsuz yazılanı okuyunca ben de çok şaşırdım, çünkü 5 senedir bu okulda veliyim ve her konuda okulu cok başarılı buluyorum, Cocugunuz başarılı ise nerede olursa olsun okuyacaktır ama hiçbir okul iq yükseltemez. eğer çözülemeyen bir sorun varsa bu o sorunu sorun olarak görmeyen Veli’lerden kaynaklanıyordur. çocuklarındaki sorunları fark edip müdahale etmek yerine okuldaki rehberliği kötülemeyi uygun görüyorlar, ben sınıfta sorun yaşanılan cocukların ailelerine bakınca gördüğüm tek şey kendilerini muhteşem sanan ama cocuklarının muhteşem olmadıklarını kabul edemeyen Veli’ler maalesef.

  12. Buradaki yorumlara baktığımda kafamız oldukça karıştı. Genel olarak iyi yorum olduğum okulların başında Irmak okulları geliyor. Çocuklarını gönderenler varsa bilgilendirirlerse sevinirim.

  13. Merhabalar

    Bu 2016-2017 yılında ilkokula başlayacak bir oğlum var. Denizatı okulunun tantıtım toplantısına gittim. Genel olarak yaklaşımlarını beğendim. Öğrenciye saygı duyan bir okul gibi görünüyor ki bu bence en önemli kriterlerden biri.

    Beni rahatsız eden 2 konu var;

    Birincisi tek tip kıyafetin abartılmış olması. Öğrenciler bir saç tokası ya da bir kalemlikle kendilerini ifade etmek isteyebilirler, etmelidirler de. Ancak buna çok ta fazla takılmıyorum, sorun olacak bir durumu yok. Hatta anneler için aşırı rahat olabilir 🙂

    İkincisi ve en önemlisi okul saatleri çok uzun. İlkokul 1 öğrencisi için saat 8.30’dan 17.00’ye kadar eğitim fazla değil mi? Servisi de işe katarsak evden çıkış 7.30, eve geliş 18.00 olacaktır. Özellikle bu konuda okul öğrencileri ya da okul velileri deneyimlerini paylaşırlarsa çok sevinirim.

    Şimdiden teşekkürler.

    1. Bunun sebebi aslında çalışan aileler için, diger sınıf cocukları eve anahtar ile girebiliyor kimse olmasa dahi ama 1. Sınıf yaşındaki çocuklar tek kalamayacakları için ailelere ekstra evde birini tutma zahmetinden kurtarmak icin düşünülmüş, zaten evinde biri olanlar icin uzun bir sure gibi geliyor ama benim oğlum her gün bugün dünyanın en guzel günüydü diye geliyordu o yaşlarında.

  14. Merhabalar,
    Site yorumlarını tesadüfen okudum. Genelde yazma gereği de duymam ama “Anonim : Mart 30, 2015 at 4:47 pm” etiketli kişinin gerçek dışı hayali söylemlerini yaşanmış gibi yazdıklarını okuduktan sonra dayanamadım. Yazdıklarının pek çoğu göreceli şeyler, insan olabilir onların başına gelmiş diyebilir ama ATATÜRK’ün mirası olan günlerde hiç bir kutlama, resmi tören yapmadılar iddiası bu kişinin hayali bir okulu tarif ettiğini ve sadece karalama amaçlı gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmayan düşüncelerini aktardığı tezini %100 doğruluyor. İstanbul’da, Askeri okullar dışında hiç bir okul DENİZATI kadar ATATÜRKçü olamaz! Onun izinden yürüyen çocuklar yetiştiremez. Bu kadar iddialı yazıyorum. Ayrıca yazdığı gibi gerçekten çocuğunu okuldan almışsa çok iyi etmiş, ATATÜRKçülüğün ne olduğunu bilmeyen, yaşamayan ve duymayan bir zihniyetin zaten o çatı altında yeri olmamalıdır. Saygılarımla,

  15. Özel Denizatı İlköğretim Okulunun 8. Sınıfına geçecek bir öğrenci olarak yazıyorum. Öncelikle öğretmenlerimize aramızdaki ilişkilere girmek gerekirse gerçekten bize karşı çok iyiler ve bazılarıyla neredeyse tüm sorunlarımızı paylaşabiliyoruz, arkadaşlarımızla aramızda çoğu zaman çok büyük sorunlar olmuyor çünkü küçüklüğümüzden beri takım çalışmasına alışarak büyüdük. Evet kampüsümüzün biraz yetersiz olduğu su götürmez bir gerçek ve kitap okumayı çok seven biri olarak kütüphanemiz olmaması konusunda çok şikayet ediyoruz ama müdürümüz bile bizim düşüncelerimize önem vererek isteklerimizi yerine getirmeye çalışıyor. Öğrenim şeklimiz hiç bir zaman yarış atı gibi olmadı ama her zaman aramızda tatlı bir rekabet oldu. Öğretmenlerimiz başarılı olduğumuz alanları daha da gelişmemiz için bizi sürekli teşvik ediyorlar ve bu sayede şu an oyunculuk olsun, müzik aleti olsun, spor olsun çok başarılı arkadaşlarım var. Yabancı dil konusuna gelirsek öğretmenlerimiz bize karşı hiç bir zaman sert olmadıkları için çoğu öğrenci ciddiye almıyor ama düzenli bir çalışmayla oldukça başarılı olan kişiler de var. Yani çocuğun bizim okulumuzda mutlu olup olmaması tamamen kendisine bağlı. Şahsen ben gerçekten mutluyum çünkü fikirlerimizi söylemek konusunda hep özgürüz ve öğretmenlerimiz bize karşı ilgili. Okulumuzun asıl amacı bence yarış atı değil, insan yetiştirmek.

    1. Merhaba. Biz çoktan yaptık seçimimizi. 🙂 Çok teşekkürler ilginize. Ben de Avusturya Lisesi mezunuyum, ALEV’i biliyorum 🙂

  16. Merhabalar,
    Bir anaokulu egitiminde oncelikli olarak aradigim 5 kriter sunlar:

    1) Duygusal zeka gelisimine yonelik (toplu ve bireysel) aktiviteler yeterli miktarda mi?

    2) cocuklara bireysel sorumluluklari haricinde sorumluluklar yukleniyor mu? (Ödül sistemi olmamali; cocugun ic motivasyonu gozetilmeli)

    3) cocuklar gercek dunya ile ne derece yuzlestiriliyor, ve hazirlaniyor? (Saf cicek cocuklar olmaktan ote cevresine yabanci olmayan bilakis anlayabilen ve hatta yonlendiremese de bu ideale sahip, cesur bireyler yetistirilebiliyor mu?)

    4) sanatsal beceriler (kinestetik beceriler/spor dahil) ders olarak dayatilmaktan ote ozendirilebiliyor mu? (Ic motivasyon yaratilabiliyor mu?)

    5) Bilim dahil her alanda ogrenmenin oncusu olan merak ve bir seyin daha iyisini yaratma (yaraticilik) motivasyonu saglanabiliyor mu?

    Bu kriterleri gozeten anaokullari ve ilkogretim okullari var mi bildiginiz?

    Kulaga guzel gelen montessori veya finlandiya gibi egitim tiplerinde 3. Kriterin eksik oldugu hissiyatindayim. Ayrica benim icin en onemli kriter olan duygusal zeka gelisimine yonelik aktivitesi olan hicbir okul duymadim henuz.

    Tesekkurler

Leave a Reply