Kadın savaşları - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Kadın savaşları

original

Hep aklımdaydı da yazmıyorum ne zamandır…

Neden tüm sorunlu patronlar kadın?

Neden en çok kavga ettiklerimiz kadın?

Neden en çok kıskananlar – çekemeyenler kadın?

Kızmayın, alınmayın, gücenmeyin. Alınması gereken birileri varsa da onların bu yazıyı okumaları çok zor. Hayatımda yoklar çünkü…

Çok kız arkadaşım var. Evet eskiden daha çok erkek arkadaşım vardı, ama şimdi bakıyorum da hemcinslerim çoğunlukta. Mutluyum bu durumdan. İyi anlaşıyoruz. Çok eğleniyoruz. İyi ki de varlar. Sosyal medya, blog, bana öyle harika kadınlar kazandırdı ki, ömür boyu hayatımda kalsınlar isterim.

Fakat yine de yazasım geldi. Çünkü bence bu durum, yukarıdaki soruları değiştirmiyor. Neden yani? Neden tüm arızalar kadın kaynaklı?

Mesela neden ben iyi bir şey yaptığımda tüm erkek arkadaşlarım tebrik ederken, aradan birkaç kadın çıkıp “yine mi sen, neden ben değil” diyor? Kimse dönüp kendine bakmıyor, ancak sen iyi bir şey yaptığında kıskanmak ve laf sokmakla uğraşıyor. Üç sevdiğim işten de ayrılma nedenim, üstümdeki kadın idi.

Avusturya Lisesi’nde okurken kız ve erkek okulları farklıydı. Yan yana iki binaydık. Mezun olmadan önceki son iki senede karıştık. 6 yıl sırf kız okuduk. O zaman mutluydum. Büyüdükçe düştü jetonum, dönüp dönüp bazı şeyleri hatırladıkça anladım aslında o zamanlar da benzer şeylerin olduğunu.

Aynı şeyi erkekler düşünüyor mudur? “Neden tüm sorunlu patronlar erkek? Neden en çok kıskananlar erkek?” diyorlar mıdır? Hiç sanmam.

Kendi hiç evlenmemiş, benden 15 yaş kadar büyük bir kadın bana “sen bile evlenmişsin” demişti bir gün. Bile???

Bir kez başka bir kadın, ben daha dergide yazı işleri müdürlüğü yaparken “sen bile kariyer yaptın” demişti. Bile???

“Kariyeri bıraktın evde boş işlerle uğraşıyorsun, tek sen mi doğurdun?” diyenler de kadın. Sonra sen o “boş işlerden” kendine sıfırdan yeni kariyer yaratınca tırnaklarını kemirenler de…

“Ay bu ev çok küçük, nasıl yaşayacaksınız” diye soranlar da kadın.

En acımasız eleştiriler de kadınlardan geliyor hep. Irmak’ı özel okula göndermek istiyorum dediğimde “Bizim okullarımızdan mezun olan imamlar gömecek sizi, çok sevdiğiniz kolejdeki İngilizce öğretmenleri değil” diyen de kadın.

Peki… Neden?

Yoksa tek arıza ben miyim?

4 comments

  1. Kesinlikle katılıyorum.en sinsi kıskançlıklar,en fena ikiyüzlülükler,nankörlükler,önyargılarıyla hayatını zehir etmeler ,huzur bozmalar hep kız arkadaslarım ait..

  2. Yazınıza Facebook’ta takip ettiğim sayfalardan biri aracılığıyla ulaştım ve tek bir şey demek istiyorum: Ellerinize ve yüreğinize sağlık! Ben de hep aynı sorundan muzdarip olan biriyim ve bir türlü bu durumu çözemiyorum. İnsanların – genellikle hem cinslerimiz olan kadınların – bir davranış sorunu var. Ne yazık ki sürekli bir hasetlik, fesatlık ve diğer insanları mutsuz etme çabası içindeler. Sanırım bu durum böyle geliiirr ve böyle giderr.. Hem sizin hem de kendim için dileyebileceğim tek şey böyle insanların bizlerden uzak durması.. Sevgiler, Ebru
    http://www.ebrushk.com

  3. Müdürlükten önce bana verilen proje yönetmenliğim ilk açıklandığında ” en iyi ” ve ekip ardaşım bana -ne yönetmeni şimdi sen film mi yöneteceksin – demişti. O zaman kırılmasın diye içimde patlayan bir cevaptır; evet konulu film yöneteceğim. Başrolde de sen oynacaksın…

Leave a Reply