Anne kız röportajı – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Anne kız röportajı

biz

Yok oynadığı Barbie ev kadınıymış, yok çocuğunu kendi büyütüyormuş, yok kendisi büyüyünce bizden izin almadan takılacakmış, yok efendim özgürmüş… Bilmiş bilmiş konuşuyor. “Gel” dedim, “seninle gazetecilik oynayalım. Sana soru soracağım, cevapla.” Bazı bilmişlikler var yine de ama yine de bu kadar masum cevaplar beklemiyordum. Çocuksun işte güzelim, kabul et, küçücük bir çocuksun sen 🙂

Bu arada son sorunun ardından “Hadi anne yeter. Benim şimdi yalnız kalmaya ihtiyacım var…” dedi ve bıraktı. Sorularla kalakaldım. Daha müzikle ilgili soracaktım, sinema soracaktım, ailevi konulara girecektim, Türkiye ve dünya hakkında sorularım vardı. Okul dönüşü oldu bu kez, yorgun. Onları da çaktırmadan soracağım. Böyle röportaj olunca sıkılıyormuş, anladım.

En sevdiğin oyuncak?

Barbie.

Neden?

Çünkü kızların en sevdiği oyuncak odur.

Yok canım nereden çıktı, kim dedi?

Ben dedim. Yetmez mi? Başka oyuncaklarım da var ama onu daha çok seviyorum.

Peki ya arabaların?

Vazgeçtim sevmekten.

Peki okulda en sevdiğin şey?

Serbest oyun saati.

Benimle yapmayı en çok sevdiğin şey?

Birlikte Barbie, evcilik oynamak.

Ya paten kaymak?

Hayır, yoruluyorum! (İşte buna cidden şaşırdım.)

Babanla birlikte yapmayı en çok sevdiğin şey?

Birlikte parkta oynamak.

Nasıl bir anne olmak istersin büyüyünce?

Senin gibi.

Neden benim gibi bir anne olmak istiyorsun?

Çünkü seni seviyorum. (Ah bilsen ki ben seni ne kadar çok seviyorum…)

En sevdiğin tatil?

İğneada – Ankara  – Çanakkale

En çok görmek istediğin ülke?

Amerika. (Amcası, yengesi, kuzenlerinin orada yaşaması buna neden diye düşünüyorum. Seneye gitme sözüm var. Bakalım…)

Büyüyünce ne olacaksın?

Veteriner.

Daha dün çocuk doktoru diyordun.

Karar değiştirdim. Çünkü bu çocuk doktoru olmaktan daha iyi.

En sevdiğin renk?

Siyah, beyaz ve kahverengi hariç diğerleri. Beyazı sevmem ama beyaz tişörtlerim var. (Kararsız cimcime…)

Bu salonda en sevdiğin eşya?

Salondaki dolapta benim CD’lerimin olduğu yer.

Yalnız paten cevabına şaşırdım. Ben zevk alıyor sanıyordum. Barbie de şaşırttı beni açıkçası. Ben de çok oynadım, hatta ortaokula kadar oynadım da, ondan aynı performansı beklemiyordum. Ah böyle kendini “ben büyüdüm artık” diye kandırıyor ya. Canım benim. Çocuksun işte. Bal gibi çocuksun. Büyümek istemekte haklısın da çok da acele etme. Çocuk kalarak büyü, içindeki çocuğu koruyarak…

Bu arada bir ekleme yapmak istiyorum. Az önce televizyonda Haribo reklamı vardı. Ben de ezberlemişim, söylüyorum.
“Bence susmalısın anne. Hem yememe izin vermiyorsun hem de şarkısını söylüyorsun. Bu ne cüret?”

“Hani nerede deminki masum cevaplar veren çocuk” diyesim geldi, sustum. Ayrıca nadir de olsa yiyor ; ama işte…

One comment

Leave a Reply