Anne gerçekleri - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Anne gerçekleri

Motherhood-l

Arkadaşımla konuşuyorduk geçen gün. Hadi dedik biraz itiraf edelim birbirimize yaptıklarımızı, anne olduktan sonra hayatımızda değişenleri. Bunlar, sadece ilk birkaç dakikada aklımıza gelenler. Not almışım. Hani saatlerce konuşsak, yüzlerce madde çıkar kesin. Şimdilik sadece bunları yazdım.

Var mı peki bunları yapmayan?

Gece, o uyanmasa da biz uyanıp terlemiş mi diye kontrol ediyoruz. Hani itiraf edelim, nefes alıp verişlerini dinliyoruz.

O istemese bile bizim çocukken çok isteyip sahip olmadığımız oyuncakları alırken buluyoruz kendimizi.

O, öğle uykusundayken bir saat içinde yemek yapıp, evi toplayıp duşa alıp, bütün telefon görüşmelerini bitirip dünyanın en hızlı insanı haline geliyoruz.

Büyüse de arada bir sakladığımız bebeklik eşyalarını çıkartıp bakıyoruz.

Gece uyuduğunda, elimizde telefon fotoğraflarına bakıyoruz.

Arkadaşlarımızla çıktığımızda ne olursa olsun, konuyu mutlaka ona getiriyoruz.

Okuldayken, “hadi artık bitsin okul saati de eve gelsin” diye dakikaları sayıyoruz.

Kendimizi sürekli geliştirmeye çalışıyoruz, en basit olayda bile mutlaka kendimizde bir suç buluyoruz.

Eskiden sağlığımızı çok önemsemezken şimdi “bana ihtiyacı var ben de iyi olmalıyım” diye daha çok dikkat ediyoruz.

Bütün tatil planlarımız çocuğumuzun da maksimum eğleneceği şekilde ayarlanıyor.

Kariyer. Hah, ben bu konuya hiç girmeyeyim. Anne olduktan sonra iş hayatına ara verdim, full time çalışmadım. Bir kez bile buna pişman olmadım…

Sabrediyoruz, sakin kalmaya çalışıyoruz. Ama arada sinirlendiğimizde de o unutsa bile biz asla unutmuyoruz.

Hem “ne var canım bizim annemiz bu kadar çocuk gelişim kitabı okumuş mu ki” deyip hem de her türlü bilgi için binlerce sayfanın arasında kayboluyoruz.

Ne kadar yorgun olursak olalım, haftada en az 4 günü parkta bitiriyoruz.

Eski hırslarımızın aslında ne kadar da gereksiz olduğunu farkediyoruz. (Bana kesinlikle öyle oldu.)

Aynı anda o kadar çok şey düşünüyoruz ki, unutkanlıktan ve dalgınlıktan kurtulamıyoruz.

Gelecek planları yapmaktan asla vazgeçmiyoruz. Kendimizi onun geleceğini planlarken buluyoruz.

Yapamadığımız, içimizde kalan ne varsa onun gerçekleştirmesini istiyoruz. Bize sunulmayan fırsatları sunmak, kendi karar vermesini sağlamak için uğraşıyoruz.

Her gün ama istisnasız her gün şükrediyoruz. Ya da kendim için öyle. Her. sabah uyandığımda teşekkür ediyorum.

İşte bunlar sadece birkaç dakikada aklımıza gelenler. Daha sayalım mı? Sizin aklınıza neler geliyor?

Leave a Reply