“Kardeş vermek” de ne demek? – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

“Kardeş vermek” de ne demek?

second

İkinci çocuk konusunda kararım netti: İstemiyordum.

Ancak… Yaş 37 olunca, iki aydır bende bir “yapacaksam şimdi olmalı” hissi başladı. Tamamen yaştan olduğunu biliyorum. Çünkü mantığım “hayır” diyor, kalbim ise “sonuna kadar evet.” Oturuyorum, bazen saatlerce düşünüyorum, evet istiyorum da yüzde 100 emin olamıyorum. Bu hislerimin nedeni dış sesler. “Bencillik yapma, Irmak yalnız kalmasın.” Bu psikolojik baskı bana açıkçası ağır geldi. Geliyor da.

Neden yalnız kalsın? Ne kardeşler var birbirini sevmeyen… Ne arkadaşlar var kardeşten öte… Bütün tek çocuklar mutsuz mu? Kardeşi olan herkes çok mu mutlu?

Arkın’a konuyu açacak oldum: “Benim düşüncemi 20 yıldır biliyorsun. Hep tek çocuk istedim. Bu konuyla ilgili konuşmak da istemiyorum” deyip iki cümle kurmuşken üçüncünün ağzımdan çıkmasına izin vermedi. Bendeki inat da malum. O hayır dedikçe bastırasım geliyor. Oysa “bakalım, konuşalım” dese belki ilk “hayır” benden çıkacak. Tanıyamadı beni hâlâ. Sonuçta o hayır dedikçe benim dudaklar titriyor, hele bir de hormon olarak dengemin şaştığı  bir dönemdeysem “Ama ben de başından beri iki çocuk diyordum. Neden senin dediğin oluyor” diye bastırıyorum. Ağlıyorum. Neden ağladığımı bilmiyorum ama, “hayır” dediği için mi yoksa istediğim için mi? Neticede kavga çıkıyor. Bir hafta küs kaldığımız oluyor.

Kızıyorum. Yorumlara kızıyorum. Çünkü her şeyin nedeni o yorumlar.

Bencillik yapıyorsun.

Bir çocuğu kardeşsiz bırakmak en büyük cezadır

Çocuğun büyüdü daha rahatsın, sil baştan olmasından korkuyorsun. Çocuğunun hayatını mahvediyorsun.

İş düzenin bozulur diye çocuğa kardeş vermiyorsun. (Hele şu “kardeş vermiyorsun” cümlesi var ya, kan beynime sıçrıyor.)

Yani bu kadar kolay mı bir annenin kalbini kırmak? Hem ben nedenlerimi açık açık yazıyorum. Ya yazamayanlar? Ya söyleyemeyenler? Belki istiyorlar da olmuyordur, belki çok başka nedenleri vardır. Sırf konuşmuş olmak için bu cümlelerin çıkmasına ne gerek var? Özel hayata müdahale etmek de neyin nesi? Hem Irmak’tan önce bir hamilelik yaşadım ve ikizdi. Eğer düşük yapmasaydım belki de ikizlerim olacaktı. Sen bunu biliyor musun da konuşuyorsun?

Hep yazdım. Belki başka bir ülkede yaşasam ikinci çocuğu, hatta üçüncüyü bile yapacağımı yazdım. Nasıl bir eğitim vermek istediğimi, bu şartlarda iki çocukla çok zor olacağını yazdım. (Allah mecbur bırakmasın) “Aman okuyan çocuk her yerde başarılı olur” yorumuna da kapalıyım. İşin aslı öyle değil çünkü. Eğitim, tüm hayatı için önemli. Kariyeri değil, arkadaş çevresi için, hayata bakışı için. Evet kardeş şart deniyor da, asıl eğitim şart. Şu anki tüm hayatımı eğitimime borçluyum. Sadece maddiyat olarak bakmayın buna. Para bir var, bir yok. Söz ettiğim o değil. Hayata bakış açım, kocam, arkadaş çevrem…. Hepsinin temeli aynı.

Bana sunulan imkanları kızıma da eksiksiz sunabilmem için, kardeş konusunu rafa kaldırmam gerekiyor. Arkın’la evliliğimin sallanmaması için de bunu yapmalıyım. Çünkü o çok net. Her seferinde kavga edeceksek günlerce küs kalacaksak, sanırım burada pes eden taraf ben olmalıyım. Hormonlarımı değil, mantığımı dinlemeliyim.

Ancak işte diyorum ya, bazen hormonlarım ağır basıyor, bazen canım çok istiyor. Kendim bile inanamıyorum buna. Sonra düşünüyorum, geçmesini bekliyorum. Biliyorum çünkü, şartları sağlayamadığımızda ne kadar mutsuz olacağımızı biliyorum.

Bu konuyu beynimden silmek için mutlaka yazmam gerekiyordu. Hani bazı şeyleri kendine itiraf edersin ve sonra geçer ya. İşte burası da benim için öyle bir yer. Konuyu kapatabilmek için yazmam gerekiyordu. Yazdım. İlerleyen yıllarda yine hormonlarıma yenik düşüp “sen istememiştin” der miyim Arkın’a, onun garantisini veremiyorum bir İkizler burcu olarak 🙂

Lütfen rica ederim “Irmak’a bunu yapma, bencillik etme” gibi can alıcı şeyler söylemeyin.  Her ailenin dinamiği farklı, herkesin ilişkisi başka boyutta. Nasıl ki ben çok çocuk yapanlara sonuna kadar saygı duyuyorsam benim gibi “tek çocuk” düşünenlere de aynı saygının gösterilmesini istiyorum.

Oh.

Yazdım.

Rahatladım.

15 comments

  1. Yazdıklarınız sanki benim düşüncelerim tek çocuk için ama biraz farklı benim eşim de istiyor 2.cocugu ama ben korkuyorum yetememekten özelliklede çalışan bir anne olarak onu hergün bırakıp ise giderken yasadigim çaresizligi düşünüyorum da tek çocuk mantıklı geliyor ama ne bu annelik damarimi kadınlık hormonu mu içgüdüsel mi bilmem bir yerim bana karşı sürekli çocuk sahibi olup yeniden yeniden doğmak istiyor

    1. aynı gelgitleri ben de yaşıyorum. aynı “acıtan” insanlar benim de etrafımda var. ve aynı kaygılar bende de var. evet kardeşi kardeşe emanet etmek çok güzel görünüyor. ama açıkçası iki tane yarımdansa bir tane tamı tercih ederim. ekonomik durumum iki çocuğu “bence” gereken şekilde yetiştirmeye yetmez. doğurayım, Allah doyursun demek de bana göre değil. hayatımızdaki en ciddi şeyi düşünmemizden, planlamamızdan doğal ne olabilir. hiçbir şeyin garantisi yok bu hayatta. Allah herşeyin hayırlısını yazsın. çocuk sahibi olmak aynı anda binbir endişeye sahip olmak anlamına geliyor. ben bu dünyada çocuk sahibi olmanın tümüyle cesaret işi olduğunu düşünüyorum. bana kalsa biraz zor karar verirdim, oğlum kendi kararı ile geldi 🙂 iyi ki de gelmiş gelmiş. Allahıma şükürler olsun. Bence artık benim görevim bu ödülü, bu mucizeyi hakkıyla bakabilmek, ona güzel bir gelecek ve güzel bugünler, güzel anlar verebilmek. ve belki en önemlisi onu güvende tutabilmek. iki çocuğa gücümün yeteceğine emin değilim. bir “kararlı” bebek daha gelmeye karar verirse başımın üstüne ama mantık sınırları içinde ben oğluma düzgün bakayım, Allahım hayırlısını yazsın, nasip etsin demekten başka bir şey düşünemem. ikincisi olsa, 3 olsun diyen de çıkar, 2 çocuğa yetemediğini söyleyen de.. o nedenle ,senin de söylediğin gibi, her ailenin dinamiği, durumu farklı. bu karar sana ait, bana ait.. konuya komşuya eşe dosta değil. o çok konuşanlar çocuğun hastalandığında ya da bir eksiği olduğunda ortada olmayacaklar. sadece arada bir çıkıp düşüncesizce konuşmaktalar. ve eminim içlerinde saklamaya çalıştıkları bir sürü acıtanları var. bu şekilde deşarj olduklarını düşünüyorum. o yüzden herkese mutluluklar dilerim, teşekkür eder kulak arkası ederim :)) ben de başak burcu manyakanne :)))

    2. Ne guzel yazmissiniz.. Kendimi okudum..aaa tek cocuk olmaz baskilari psikolojimi bozuyor,ben de bastan tek cocuk yeterciydim ama yas 37 olunca 🙂 bir telas , bir panik doktora gidildi aci gercek ,olmuyor..simdi insanlar tek cocuk olnaz deyince napiiim , kisirim abllaa diyim mi:))

    3. şebnem Hanım iyi ki yazdınız, rahatladınız… Bu konu insanın içinde tek başına çözemeyeceği kadar ağır çünkü dış Kaynaklı! Şimdi yazdıklarınızı okuyup anlayamayanlar elbette olacaktır ancak benim naçizane tavsiyem siz yine böyle ‘kendi aile yapınıza/yaşam tarzınıza’ uygun düşünüp adım atmaya devam edin.. Başka insanlar her daim söyleyecek ama bulurlar. Sevgiliniz olur evlilik ne zaman? Evlenirsiniz çocuk ne zaman? Bi çocuk olur ikinci ne zaman? Vs. Başkalarının istEk ve soruları hiç bir zaman bitmez. Hem o Saçma soruları soranlar hangi koşullarda olduğunuzu bilmiyorlar hem yarın öbür gün hiçbir sıkıntınızda Yanınızda olmayacaklar! Bi Hatırlayın Irmak bebekken Yaşadığınız zorlukları … Daha ötesi eşinizle Yaşadığınız sorunları! Şimdi yeniden ‘eşiniz istemiyorken’ KARDEŞ düşünmek mantıklı mı? Elbette Irmak’ın da her çocuk gibi KARDEŞ hakkı! Ama… Ama eğer anne ve baba mutsuz olacak aradaki iletişimi zedeleyecekse Olmasın daha iyi! Mutsuz anne baba ve 2 çocuktansa mutlu, iletişimi kuvvetli anne baba ile tek çocuk daha sağlıklıdır! İnşallah kardeşten öte Dostları olur diye düşünüp hayatta dostlarında önemli OLDUĞUNU öğretebilirseniz ne mutlu size!!! Sevgiler (lütfen sadece kendinizi dinleyin)

      1. ne kadar güzel yazmışsınız. bende 37 yaşında ve 2 yaşında kızı olan bir anneyim. etrafımda ki insanlar 2. çocuk yapmam konusunda sürekli baskı yapıyorlar. o kadar sıkılıyorum ki. sizin de dediğiniz gibi bebeğimin sıkıntılı zamanlarında hep yalnızdım. böyle söylediğim zaman eee biz 2- 3 çocuk doğurduk aynı sıkıntıları tek başımıza yaşadık diyorlar. iyi de şimdi ki çocuklar çok farklı. bazem düşünüyorum acaba bu insanlar doğru mu söylüyor 2. çocuk yapmalı mıyım diye soruyorum kendime. sonra kızımın zor zamanları aklıma gelince hemen vazgeçiyorum. en güzeli dış seslere kulakları tıkamak

    4. Yazdıkarınıza sonuna kadar saygı duyuyorum öncelikle bunu söyleyerek başlayayım. Bende tek çocuğum ve inanın benim yaşadığım zorlukları herhangi bi kardeşimin yaşamadığına çok mutluyum. Çünkü ben boşanmış bi ailenin, üvey baba ve üvey abi sorunlarıyla büyümek zorunda bırakılan, oldukça komplike bi hayat yaşayan ufak kız çocuğuydum. Şuan 28 yaşındayım ve büyük olasılıkla çocukken yaşadığım zorluklardan kaynaklı mesleğimi çocuk psikoloğu olarak seçtim 🙂 Lakin diyeceklerimi okumak isterseniz, şunları yazmak isterim. Tek çocuk olmak tabikide hayattaki en zor şey değil ama isterdimki annem öldükten sonra (illaki bi gün bu olucak) yalnız kalacağım duygusunu şimdiden taşımak zorunda olmasaydım. İsterdimki paylaşma duygum 23 yaşından sonra değil de, çok önceden gelişebilseydi. İsterdimki ailemde sohbet etmek istediğim zaman kendi yaşıma daha yakın, hemen elimin altında bi kapım daha olsaydı. Hepsini geçtim ama o annem öldükten sonra hayatta yapayalnızım hissi bana halen daha çok zor gelir. Zamanı gelince onu da yaşayıp öğreneceğim sanırım.. Hani ne kardeşler var kavgalı diye yazmışsınız ya; inanın kardeşler arası saygı sevgi, anne-babanın tutumuyla doğru orantılıdır. Evlatlarına eşit derecede duran, eşit davranan ebeveynlerin, kardeşler arasında da herhangi bi anlaşmazlık yaşanmayabilir. Anne babanın ikisini de çok sevdiğine inanan kardeşler gayet de güzel ilişkilerinin temelini atabilirler. Sizin de bilinçli bi ebeveyn olduğunuzu düşünürsek, bu ihtimali düşünmenize gerek olmadığını belirtmek isterim. Ama sizin bana kalırsa öncelikle eşinizle bu durumu netleştirmeniz gerek. Sakin bi zamanda eşinizden sizi dinlemesini isteyip bi kere daha düşünün bu konuyu. Siz çocuğu yapın, gelişim ve zeka testleri de benden olsun :))) Yorumumu dikkate alıp, okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım yazdıklarım üzerinizdeki baskıyı arttırmak yerine, tek çocuk olarak büyüyen bi ufaklığın, yetişkinlik dönemince neler hissettiğini bir nebze olsun anlatabilmişimdir 🙂

  2. Oncelikle umarim kendiniz, aileniz ve herkesin gelecegi icin hayirlisi olur. Diyecegim sadece bir blog yazarı iseniz her turlu yoruma acik olmaniz lazim. Kiimin ne dedigi o kadar oneemli degil. Onlarin dediklerijnnide dusunun, dogru karari siz vereceksiniz. Uzulmeyin, kirilmayin.

  3. Hemen hemen aynı yaştayız .Hemen hemen aynı şeyleri yaşıyoruz .Okudum bende rahatladım başkalarıda varmış benim gibi diye..Eşimin ailesi istedi diyemi ,arkadaşlarım sürekli söyledikleri içinmi,kızım tek çoçuk olmasın diyemi çoçuk yapacagım yoksa Burçak tek çoçuk olsunda herşey onun mu olsun bende acayip kararsızım .Zaten yaş kaça geldi .Artık bir sürü şeye yeniden başlanırmı oda zor gibi gözüküyor.Neyse kafa karmakarışık

    1. Her ırmak ın kaderi tek çocuk olmak sanırım… 30 yaşındaki tek çocuk olan bir ırmak olarak bunu söylüyorum ve benim gibi tek çocuk olan 3 ırmak daha tanıyorum… İsmimizin gudubetliği sanırım bu

    2. ne kadarda güzel yazmışsınız aynı fikirlerde kişiler oldugunu bilmek birazda olsa içimi rahatlattı dogrusu Allahım herkesin gönlüne göre versin inş.

  4. Bende 36 yaşında anne oldum ve bu dünyada en zor sey cocuk yetistirmek bana 1 tane daha yap diyorlar ama yas 40 ve diger arkadaş larin dedigi gibi oğlumu çalıştığım icin annem büyüttü hic bir seyini göremedim ve ben çalışmak zorundayim onada bakamayacak olduktan sonra yapmanın da anlami yok evet bir kardesi olsun ama nice birbirini sevmeyen görmeyen kardeslerde var ben evladımı güzel yetistiriym eğitim veriyim o zaten kendine yakın kardeş kadar yakın dost arkadas bulur bazen dostlar kardesten daha yakındır

  5. Çocuk gelişimci biri olarak üzüldüm bu yazınıza ve de evladınıza. Daha bu yaştan dayanacak bir kardeş arıyorsa ve bunu size dile getirdiğinde hiç bir tepki göremiyorsa bunalıma kadar gidebilir ve bunun için ilerde sizi suçlayabilir. Eşinizin katı tutumuna bakınca da iletişimsizliğin bir anneyi ne kadar zora soktuğunu görmüş oluyoruz. Belki evladınız size değl de bir gün babaya kardeş istiyorum derse iş değişir mi bilemedim. Ama düşündürücü bir durum olurdu sanırım onun içinde. Son olarak söylemek istediğimse şu, siz çocuk istiyorsunuz fakat eşiniz istemediği için kendi isteğinizi bastırmak istiyorsunuz ve emin olun ilerde bunun için pişman olucaksınız. Bu şartlarda bir çocuğa bile düzgün şartlar hazırlamak zorken ikinciye endişelenmek çok normal, fakat ilerde sizin bu hayatta olmadığınız dönemde tek başına olması daha da zor bir durum. Bu konuyla ilgili destek almanız gerekebilir diye düşünüyorum hem siz bu ikilemden daha sağlıklı çıkarsınız hem çocuğunız ve belki eşiniz katı tutumunu biraz olsun yumuşatarak konuşmayı dener. Allah yardımcınız olsun. İyi günler.

    1. Her zaman söylemiyor, kuzenleriyle bulustugunda (3 kardesler) ozendiği için söylüyor. Eşimle iletişim konusunda sunu soylemek isterim, ben yüzde 100 istesem onu zaten ikna ederim. Ben de emin olamıyorum ki… Dayanacak değil oynayacak kardeş istiyor Irmak 🙂 Psikologa zaten gidiyorum, kızımı da götüryorum, bahsettiğiniz gibi bir tablo yok. cok tesekkurler gorusleriniz için

Leave a Reply