Amma çok “hadi” diyoruz – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Amma çok “hadi” diyoruz

hadi

Fark ettim de, ne kadar çok “hadi” diyorum. Hem de dememek gerekirken. Çocukları rahat bırakmamız lazım ya hani, nerdeee…

Ne kadar az “hadi” dersek o kadar iyi evet, biliyorum. Acele ettirmemek gerek. Koşturmamak gerek. Bunu uygulamaya çalıştım da. Fakat son 6-7 aydır, “hadi”ler uçuyor havada.

Evde sürekli birbirimize “hadi”liyoruz. Bana zaten Arkın’dan geçti. O “hadi”ler yüzünden az kavga etmedik vakti zamanında. Az isyan etmedim. Şimdi bir bakıyorum, ben onun tahtını ele geçirmişim.

Irmak hadi yatalım.

Irmak hadi yemeğe.

Irmak hadi çıkıyoruz.

Irmak hadi gel.

Irmak hadi kalk.

Arkın hadi kalk çıkmamız lazım.

Arkın hadi aç şu telefonu.

Arkın hadi herkes bizi bekliyor.

Şebnem hadi ışıkları kapat.

Şebnem hadi açız.

Anne hadi gel.

Anne hadi bak.

Anne hadi gidelim.

Anne hadi oynayalım.

Baba hadi aç televizyonu.

Yazmam. Hepsini yazmam mümkün değil.

Bu akşam, Arkın evde yokken, Irmak da mışıl mışıl uyurken oturdum kendi kendime düşündüm. Bir yavaşlamak lazım. Evet bunun bazı adımlarını attım, psikoloğa da gideceğim fakat bir şey yapmak gerek. Dedim “Şebnem hadi vazgeç şu ‘hadi’lerden.” Derken baktım, vazgeçerken bile “hadi” demişim. Yapıştı ağzıma. “Hadi, hadi, hadi…”

Demeyeceğim. İnat bu işte. “Hadi” demeden geçireceğim günü. Ne kadar başarımım bilmiyorum, göreceğiz. Hatta yanlış bir günü seçtim. Yarın bir arkadaşımın oğlunun doğum günü partisine gideceğiz. Uzak da. Arkın eve geç gelecek. Irmak geç uyudu, sabah zor uyanacak. İkisini uyandırmak, kahvaltı etmek, evden çıkmak her zamankinden zor gibi. Olsun, “hadi” demeden deneyeceğim. Her “hadi” deyişimde kenara 1 Tl atsam… Oooooo… Arkın’a da teklif edeceğim. Her “hadi”de, 1 TL kumbaraya. “Hadi” zengini oluruz, kesin.

Çünkü o hadi var ya.. Ben gibi hızlı birini bile geriyor. Kim bilir benden nispeten daha ağır kanlı olan Irmak, Arkın ne hale geliyordur? Yani bana “hadi”lemeyi bulaştıran Arkın’a bile acıdım…

Ne acelem var?

Neden “hadi”liyorum?

Neden bu her yere zamanında, hatta zamanından önce gitme takıntım?

Biraz geç kalsam ne olur?

Neden her şeye yetişmek zorundayım?

Bıraksana kadın. Bırak…

Deneyeceğim. Bundan sonra “hadi”lemeyeceğim. Kendime inanıyor muyum? Bilemedim…

O zaman, “hadi” görüşmek üzere 🙂

2 comments

  1. Diyormuyuz dedirtiyorlarmı acaba… Evimin 3 erkek ahalisi öyle ağır kanlı ki hadi dememek mümkün değil. Resmen komutlarla yaşıyorlar Mesela bir yere gidilecek önceden anlatıyorum şöyle yapacağız şöyle gideceğiz şu saatte çıkacağız ama nafile anlatmama rağmen yine komut vermek zorunda kalıyorum. E hadi ama:))

    1. Hahaaaa buna çok güldüm okurken kendimi gördüm gülüşüm o sebepten. Zaten dedim problem burda neden o saatte neden 5 dk sonra değil hadi hadi hadi gerçekten hadi kelimesi söylerken bizi bile yoruyorsa soylenilen kişi kendini baskı altında hissettiği için daha çok yoruluyor ve bunaliyordur

Leave a Reply