Okul kaygısı devam ediyorsa... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Okul kaygısı devam ediyorsa…

Boy and girl standing near the blackboard in a classroom. illustration for children

Bizdeki okul durumunu biliyorsunuz. Irmak okulu çok seviyor ancak ben bırakırken birkaç dama gözyaşı geliyor. Babası bırakırken neşeli olduğu için bir süre Arkın’la gidecek.

Tabii şimdi daha anaokulu… İlkokula başladığında bakalım neler olacak… Hem çok merak ediyorum hem de heyecanlanıyorum.

Okulla ilgili çok soru aldım annelerden. Tabii ki de soruları doğru cevaplayacak kişi ben değilim. Zaten kelin ilacı olsa başına sürer :)))) İşte bu yüzden, tam da bu konuda sorular geldiği dönemde posta kutuma düşen bir basın bültenini sizinle paylaşmak istedim. Umarım soru işaretlerini kaldırmanıza yardımcı olur.

Okulun ilk dönemleri özellikle okula yeni başlayan çocuklar ve aileleri için hassas bir dönemdir. Evin güvenilir, sevecen ve tanıdık ortamından sonra çok daha büyük, daha kalabalık, herkesin ve her şeyin yeni olduğu bir ortama yanında “annesi” olmadan girmek çocukta kaygı yaratır. Çocuğun zihninde “Yanımda güvenebileceğim birisi olmadan ne yaparım, ya evimi bulamazsam, servisi kaçırırsam, arkadaşlarım bana kötü davranırsa, tuvalette kimse yardım etmezse, öğretmenimin isteklerini başaramazsam…” şeklinde bir kaygı listesi uzayıp gider.

Peki ne yapmak lazım?

Nuh’un Gemisi Çocuk Terapi ve Aile Danışmanlığı’ndan Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Uzmanı, Psikolojik Danışman Rehber Ayşim İncesulu, çocuktaki kaygı durumuna nasıl yaklaşılmasıyla ilgili şu bilgileri veriyor:

Kaygı durumuna yönelik sohbet edin!

Çocukla kaygılarına yönelik sohbetler yapmak son derece yararlı. Onun duygusunu anladığınızı hissettirin. Ayrıca duyduğu kaygı ve korkunun aslında geliştirici bir durum olduğunu, daha kendine yeterli ve daha becerikli bir hale gelmesi için ortam hazırlayacağını da anlatın. Açık uçlu sorular ile öğretmeninden hangi konularda yardım isteyebileceğini, hangilerini kendisinin halletmesi gerektiğini ortaya koyun. Tuvalete girmek, ayakkabısını bağlamak gibi küçük antrenmanlarınızı ilk hafta boyunca sürdürün.

Özgüveni yerleşmiş çocuklar kolay adapte oluyor

Özgüveni yerleşmiş çocuklar bu yeni ortama, yapılan destekleyici çalışmalarla çok daha çabuk adapte olacaklar. Karşılaştıkları problemleri halledebildiklerini görmek onları rahatlatacak ve bir müddet sonra arkadaşlarını ev ortamına tercih eden, sosyal olarak program yapmak isteyen bireyler haline gelecekler.

Kaygı düzeyi çok yüksekse…

Kaygı düzeyleri yüksek çocuklarımız için ise ailenin, okulun rehberlik servisinin ve sınıf öğretmeninin işbirliği içinde olması ve süreci iyi yönetmesi gerekli. Burada kritik davranış, ailenin okula ve okul yönetimine duyduğu güvendir. İşbirliği ve tutarlı davranışlar sorunu çözer. Ancak çocuğun kaygı durumu devam ediyor, sınıfa girmiyor, aktivite ve oyunları reddediyor, ağlama ataklarını sürdürüyorsa ısrar etmek fayda sağlamaz. Çocuk okula duygusal ve psikolojik olarak hazır değildir. Bu aşamada çocuk kendini hazır hissedene kadar çocuk terapi merkezlerinden destek almak, okul olgunluğunu ve özgüveni pekiştirici çalışmalar yapmak daha sağlıklı olacak.

 

  

2 comments

Leave a Reply