Ah annesi... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Ah annesi…

hop

Çocuk büyüse de gelen yorumlar hiç ama hiç değişmiyor. Çok yazdım, çok çizdim, çok söylendim. Dış seslerden etkilenmemek için her şeyi yapıyorum ancak ne yalan söyleyeyim, takılıyor işte kafama.

Bu yorumlar bitmiyor. Dışarıdayken, karışan karışana. Hadi burada söylenenleri bir derece anlıyorum, paylaşıyorum çünkü. Yorum gelmesi de çok normal. Fakat sokakta 5 dakikada şıp diye yorum yapanlara hâlâ tahammül edemiyorum.

 Çok şımartıyorsun. Hem scooter hem paten de nereden çıktı? (Yumurtadan…)

  • Bak gördün mü, isilik değil o alerji. Kim bilir neler yedirdin hafta sonu? (Oooo kilo kilo kuru yemiş, çikolata, dondurma. Kötüyüm ya ben hani!)

  • Off hâlâ sizin yatağa mı geliyor? Veremedin bir uyku eğitimi… (İstiyorsan gel sen ver…)

  • Annesi, üzeri ince sanki. Hava da soğuk. Hani görmediysen diye dedim. (Hissizim çünkü fark etmiyorum soğuğu.)

  • O evdeyken iş yapmasan… (Neden? Sen mi maaşa bağlayacaksın beni? Öyleyse, hay hay. Canıma minnet…)

  • Biraz göbeği çıkmış aman dikkat… (Sanki ben umursamıyormuşum gibi… Hem bu öyle sakıncalı bir yorum ki aslında… )

  • Saçını kestirseniz, böyle zor değil mi? (Yıkayan benim, kurutan benim, taşıyan o. Haliyle karar verecek kişi önce o. Sen neden dert ettin ki saçını kendine?)

  • Sen alıştırmışsın kendi kendine oynamamaya… (Evet de oynayan sen misin? Yoo, benim. O zaman sorun nedir?)

  • Aaaa. Çoluk çocuk sahibisiniz, dışarı mı çıkıyorsunuz? Ne, hem de bazen ayrı ayrı mı? (Say içinden 10 bine kadar…)

  • Annesi aşağı…

  • Annesi yukarı…

Artık bebek değil, Irmak da etkileniyor bütün yorumlardan. Biliyorum. Çok yazdım. Fakat işte sanki ayda bir yazmak gerekiyor. Sorun şu ki, söyleyenlerin bunları okumayacağına eminim. Yine kendim çaldım, kendim söylüyorum, üzerine bir de kendim oynuyorum sanırım. 🙂

Leave a Reply