Yatay oyunlar - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Yatay oyunlar

Evet, oyun oynuyoruz bolca. Kimi zaman Pişti, kimi zaman evcilik, kimi zaman bizim tavşan evi… Ancak işte bazen de benim hiç ama hiç halim olmuyor.

Öyle ki, evcilikte cümle kurasım gelmiyor, UNO oynamak için oturasım da. Özellikle de sinüzit ağrılarım beni bitirdiğinde kalkacak halim olmuyor. O zaman bizim “yatay oyunlara” başvuruyoruz. Hatta geçenlerde yabancı bir yazıda da gördüm. Bizimkiler daha farklı… Onlar ne mi?

Ben koltukta yatar modda oluyorum. Çaktırmadan oyuna giriyorum. Örneğin “Bakalım bu parçayı ben kaça kadar sayınca yerine takmış olacaksın…” diyorum. Irmak çaktırmadan yapıyor puzzle’ı.

Daha önce yazdığım “hayvanların meslekleri” yatay oyunlarda favoriler arasında.

Doktorculuk oynarken hasta oluyorum, bol bol muayene ediyor. O sırada ben de yatay konumda kalmaya devam ediyorum.

Hikaye tamamlamaca da iyi oluyor. Birimiz bir cümle söylüyoruz, sıra diğerine geçiyor. Beraber bir hikaye yazıyoruz. Bu kalabalıkta da zevkli oluyor.

Zıt anlamlı kelimeleri bulma da yatarak oynanıyor. Kesin bilgi… Okulda İngilizce’yi epey ilerlettikleri için bazen İngilizce de oynuyoruz.

Bebek oluyorum. Epey küçük bebek. O da bana bakan anne. Ancak bu aralar anne olmayı reddediyor. Evlenmeyecekmiş zaten, kedi alacakmış. Öyle dedi geçen gün. 🙂

Eskiden de yapardık, yan yana yatıp, tavanı gökyüzü gibi düşünür gezegenleri konuşurduk. Altı yaşta da güzel oluyormuş, test ettik, onayladık.

“Bana sticker yapıştırmak ister misin” de güzel numara. Bir süre hareketsiz kalabiliyorum en azından.

Bir eşyayı saklıyor, ben de nereye sakladığını konuşarak bulmaya çalışıyorum.

Aslında yaratıcılık kısmı, yorgunlukla doğru orantılı. Ne kadar yorgunsam o kadar yaratıcı olabiliyorum. Tabii saatlerce yatmıyorum yanında. Bazen 10 dakika öyle yetiyor ki şarj olmaya…

Diğer oyunlarımızı da burada ve burada ve hatta burada görebilirsiniz… Ve tabii ki her gün deli gibi oynuyoruz diyemeyeceğim. Bazı günler koşturmayla geçiyor, bazen dışarıda oluyoruz, bazen işim oluyor. İşte o zaman da Uzman Psikolog Melis Özmen’in söyledikleri aklıma geliyor, rahatlıyorum.

Şu yatay oyun meselesini biraz daha düşünmek, farklılaştırmak gerek… Bir gün çakacak ama bakalım ne zaman?

 

 

 

Leave a Reply