Cevaplar cevaplar... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Cevaplar cevaplar…

 

Ara ara yapıyorum bunu. Gelen sorulara toplu cevap veriyorum. Çünkü tek tek olmuyor. İşte yine biriktirdim:

Soru: Yazılarınızda psikolojik açıdan çok hata var.

Cevabım: Ben uzman değilim, bu konuda eğitimli değilim. Bir anneyim. Başka dallarda eğitim almış bir anneyim. yaptıklarımızı yazıyorum. Çelişkilerimi, endişelerimi… Ancak… O kadar çok uzman görüşüne yer veriyorum ki, çoğu zaman kendi fikrimi söylemiyorum bile. Uzmanlar da genellikle kendi aralarında ayrıldıklarından size doğru gelmeyebilir. Yani çok doğal.

Soru: Instagram’da daha çok fotoğraf paylaşıyorsunuz.

Cevap: Evet. Anlık çünkü. Her fotoğrafı buraya koyarsam bütün “timeline” benimle dolar, sıkılırsınız. İsterseniz Instagram hesabım burada işte.

Soru: Her gün gelen yardımcınız mı var?

Cevap: Keşke olsa. 🙂 Ama yok. Ben yapıyorum her şeyi. Yardımı da haftada 1 ya da 10 günde bir alıyorum.

Soru: Hiç faydalı şeyler paylaşmıyorsunuz. Bu ne biçim sayfa?

Cevap: Ben kimseye zorla beni takip edin demedim ki… Ayrıca blogumdaki yazıların yarısından fazlası bence faydalı bilgi. Facebook sayfasında kahve de paylaşırım, oyun da… O an canım ne istiyorsa. Sürekli bilgi vermek gibi bir misyonum yok, olamaz da… Yani öyle bir şey yaparsam inanmayın.

Soru: X anne de şunu yazmıştı. Siz de ona özendiniz herhalde…

Cevap: O kadar çok blogger var ki. Bir şey yazmadan önce herkesi tek tek kontrol edeceksem, olmaz ki…. İçimden ne geliyorsa, o. Ayrıca kimsenin kimseye özendiğini sanmıyorum.

Soru: Neden çocuğunuza okuma yazma öğrettiniz?

Cevap: Ben öğretmedim. Biraz okulda, biraz kendi çabası… Sorduğu zaman anlattım sadece…

Soru: Hayat size güzel…

Cevap: Evladınız, evlatlarınız sağlıklıysa hayat size de güzel. Mükemmel insan numarası yapmadım, mükemmel evlilik numarası da… Bol bol dile getiriyorum her şeyi. Hâlâ böyle görüyor olmanıza çok sevindim.

Soru: Çok ukalasınız…

Cevap: Her şeyi söyleyin ama bunu söylemeyin. Bunu hak ettiğimi sanmıyorum çünkü.

Soru: Neden eleştiriye kapalısınız?

Cevap: Eleştiriye değil, hakarete kapalıyım. Bence siz de öyle yapın.

Soru: Sosyal medyayı seviyor musun?

Cevap: Bazen evet, bazen de koşarak kaçmak, kapatmak istiyorum bütün hesapları… Çünkü çok seviyorum yazışmayı, yeni insanlar tanımayı. Çok şey öğreniyorum ben de sizden. Mutlaka herkese cevap da vermeye çalışıyorum. Ancak bazı yorumlar, ki onlar sadece yazılabiliyor, fırsat olsa kimse yüz yüze söyleyemez, canımı fazla sıkıyor. Böyle olunca da kapatmak istiyorum her şeyi.

Soru: Neden engellediniz bazı isimleri?

Cevap: Çünkü hakareti geçtim, beddua ettiler bana ve aileme. Bildiğiniz beddua. Engellemek az bile…

Soru: Neden kitap yazmıyorsun?

Cevap: Yazı başka, o başka… Şimdi kendimi hazır hissetmiyorum. Olacaksa da farklı olmalı. İlham bekliyorumdur belki. 🙂

Soru: Neden bu kadar endişelisin?

Cevap: Bilmem. Yapım böyle. Bu yüzden psikoloğa gidiyorum. Mesela ben bir şey yazınca, “ah bizim de bir x vardı sonra şöyle oldu” deyip kötü bir senaryo yazılıyor ya da “rüyamda kötü gördüm sizi” gibi yorumlar geliyor ya, uyku uyumuyorum günlerce. O kadar takıyorum yani. Huyum kurusun!

Daha önce de böyle cevaplamışım… 

Şimdilik aklıma bunlar geldi. Varsa sorularınız siz yazın, ben cevaplamaya çalışırım.

Ve… İyi ki varsınız. Yazarken kendimi sizinle sohbet ediyormuşuz gibi hissediyorum. 🙂

 

3 comments

  1. Verdiğiniz cevaplar öyle doğal ki Şebnem hanım bir kez daha diyorum iyi ki varsınız ❤ Hep olun emi ❤❤❤

  2. Hiç de ukala değilsiniz ❤️❤️ Her soruya içtenlikle cevap veriyorsunuz, daha ne olsun? İkinci çocuk da hep sorularda oluyor galiba sevgiler Şebnem Hn

Leave a Reply