Çocukla maça gitmek - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Çocukla maça gitmek

Balık burcu çocukla maça gitmek de farkı bir tecrübe imiş. 🙂

Ne zamandır aklımızdaydı Irmak’la beraber maça gitmek. Arkın FB’li, ben GS’li, beraber bir futbol maçına gitmemiz zor. Bu yüzden basketi tercih ettik. Hem havalar da ısınmadı, kapalı mekanda olmak daha doğru diye düşündük. Tabii neredeyse gidemiyorduk Irmak hasta olunca. Neyse ki toparladı. Gidemesek, onun adına üzülürdüm, çok bekliyordu çünkü…

Tabii benim sevgili kocam, FB maçına almış bilet. Gıkım çıkmadı. Hatta eskiden koyu GS’li biri olarak, bütün ailesi GS taraftarı biri olarak, FB tişörtü bile giydim. Sırf Irmak “anne sen de giy” dediği için… Heyecanla gittik. Ben de heyecanlandım çünkü çok fazla futbol maçına gittim ancak basket benim için de ilkti. Zaten baktım da yine Irmak’tan fazla heyecanlanmışım.

Maç başlamadan önce rakip takım sahaya çıkınca, ıslıkladı seyirciler. Vay efendim onlara yazıkmış, ağlarlarmış, bu yapılır mıymış, bir sonraki maçta da onların sahasına gidip onları tutmamız gerekiyormuş… Dedi durdu 🙂 Devam de etti: “Çok terlediler ama hasta olmazlar herhalde. Anne çok koşuyorlar, yorulmazlar değil mi çünkü onlar alışmıştır…” Bayıldım sorularına. Maçı kazanmayı değil, sporcuları düşünüyordu…

Veee tabii beklenen son: Sıkıldı. Evde maç izlesek, alışkın olacak. Kırk yılda bir olan bir durum bu bizim evde o yüzden sıkıldı. Çıkıp dolaşmak istedi. Çıktık, yapacak bir şey olmadığını gördük, yine girdik içeri. Bir baktım ayıp olmasın diye, ayakkabıları çıkarmış, uzatmış ayakları, mısır yiyor.

IMG_7354

Birkaç kez gidelim dedi, sonra Arkın “sana ihtiyacımız var bak yeniliyoruz, hadi sen de bağır” deyince hafiften moda girdi. Maç bitmeden bir dakika önce de çıktık zaten kalabalığa kalmadan. Yenmemize sevindi. Ancak diyeceğim o ki…

Hiç maça gitmesek belki bize sormayacaktı bile belki de. Ama biz, denemek istedik sanırım, sevecek mi diye bakmak istedik. Arkın pek hevesliydi, çocuğunu maça götüren baba olmak istedi. Yaptı da.

YİNE SESLİ DÜŞÜNÜYORUM:

İnsan keyif aldığı bir şeyi çocuğuyla paylaşmak istiyor. Fakat “Bazı eğlenceli şeyleri çocuk talep etmeden yapmak, kendimizi tatmin etmek için mi acaba” diye düşünmeden duramıyorum. Maça gitmek gibi mesela… Ya da ona sormadan başka bir şeye bilet almak, park mı sahil mi diye sormadan sahile götürmek…

Bakalım “bir daha gidelim” diyecek mi? Derse, şaşıracağım.

Siz maça gittiniz mi hiç? Erkeklerin daha ilgili olduğu kesin de, kızlar da bir daha istiyor mu?

One comment

  1. Benim babam ben 6 yaşlarındayken arkadaşlarıyla her hafta futbol oynardı. Bi kez gittim yanında bildiğin amigoluk işine bayıldımmm. Ondan sonra büyüyüp koca kız olana ve sıkılana kadar her defasında takıldım babamın peşine. Kaçmaya kalksın, hele beni bırakmaya kalksın kıyamet kopuyurdu evde 🙂 Gel gelelim büyüdük, gitmedim, sıkıldım. Ama şimdi evimiz eşim sayesinde stadyum gibi lig başlayınca, maç özetlerine kadar izleniyor. Bakalım bir gün nasip olurda bizim de bir bebeğimiz olursa o nasıl olacak merak konusu :))))

Leave a Reply