Yeni annelere rehber – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Yeni annelere rehber

Dönem dönem, gelen bilgileri paylaşıyorum, biliyorsunuz. Az önce e-posta kutumla uğraşırken, gördüğüm bir bilgiyi buraya koymak istedim. Çünkü, annelere yardımcı bilgiler olduğunu düşünüyorum.

Liv Hospital Ankara Çocuk Hastalıkları ve Yenidoğan Uzmanı Dr. Mustafa Yücel Kızıltan yeni annelere önerilerde bulunmuş. Ben de bunları aynen aktarmak istedim.

Bir saat içinde içinde emzirilmeli

Sütün artması için doğumdan sonra, en geç bir saat içinde bebek anne göğsüne yatırılmalı. Bebek emmese dahi, ilk 4 saat boyunca, her saat başı annenin memesine koyulmalı. Sonraki günlerde ise, günde 10-12 kez emzirmek faydalı olur. Süt rahatlıkla geliyorsa, beslenmeyi bebeğin kendisi yönetmeli. Bebek acıktığında zaten anneye gerekli uyarıları ağlayarak yapacağından zorlamalara gerek yok.

Gaz sancıları yaklaşık 3’üncü ayda kesilir

Ağlamak bebeklerin dış ortamla iletişim kurmak için en sık başvurdukları yoldur. Hastalıkların yanı sıra; gaz sancısı, aşırı sıcak ortam, açlık veya bebeği sıkabilecek fazla giyim bebeğin başlıca ağlama nedenleri arasındadır. Örneğin gaz sancısı olan bebekler kilo alımları iyi ve sağlıklı bebeklerdir. Genellikle doğumdan 2-3 hafta sonra, özellikle akşamları ortaya çıkan ağlama nöbetlerine sebep olan bu sancılar giderek sıklaşır. Bebek 6-8 haftalık olduğunda en yoğun şekilde kendini gösteren gaz sancıları yaklaşık olarak 3’üncü ayda kesilir. Bu süre içerisinde ağlama krizlerini azaltabilmek için birçok ilaç ve davranış metodu denenmiş olsa da; bunların hiçbirinin bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmamış.

Göbeğin çevresini temiz ve kuru tutun

Göbeğin ve çevresinin temiz ve kuru olması gerekir. Göbeği bezin dışında bırakmaya dikkat edin. Göbek 7-14 gün içerisinde düşer. Düştükten sonra yerinde hafif bir kanama olması normaldir. Bu durumda alkol ile silebilirsiniz.

Banyo, uyuma rutininin parçası olmalı

Bebeğinizi her gün yıkamanız gerekmez. Banyo yaptırmanızın nedeni bebeğinizi temiz tutmanın yanı sıra banyonun uyku vakti rutininin bir parçası oluşudur. Bebeğin banyoyu akşam rutininin bir parçası olarak algılanmasını sağlamak önemli. Bebeğinizi her gün yıkamak zorunlu olmamakla birlikte faydalıdır.

Kremler isilik yapabilir

Her banyo sonrası krem veya yağ sürmek gerekmez. Krem ve yağlar sürerek cildin terlemesi önlenirse, ufak sivilceler ve ve isilik tarzında döküntüler ortaya çıkabilir. Eğer cildi kurur ve çatlaklar gelişirse, bir bebek losyonu veya nemlendiricisini günde 2 kere sürebilirsiniz.

Haftada bir kez kaka normal

Anne sütü ile beslenen bebek, kakasını haftada bir kez fakat yumuşak kıvamda yapıyorsa kabızlıktan endişelenmeye gerek yoktur; çünkü anne sütünün hemen hemen tamamına yakını bağırsaklardan emilir. Bu da dışkılama sıklığının az olmasını açıklayan bir durumdur. Öte yandan, bebeğin ıkınması ve bu sırada yüzünün kızarması da olağan bir durumdur ve kabızlık olarak algılanmamalı. Anne sütü ile beslenen sağlıklı bir bebeğin 3-4 günde bir, hatta bazı durumlarda haftada bir kaka yapması bebeğin kabız olduğu anlamına gelmez.

Sizden bir kat fazla giydirin

Yeni doğan bebeklerde terleme görülmez; bu nedenle fazla giydirdiğiniz zaman sıcaklık fazlalığının yarattığı sıkıntıyı ağlayarak ifade etmeye çalışacaktır. Ayrıca fazla sıcak olan ortamlarda bebeğin burnu tıkanır. Bebeğin elleri ve ayakları soğuk ise, üşüyüp üşümediği ensesi kontrol edilerek anlaşılabilir. Öte yandan, oda sıcaklığının 22-23 derece olduğu zamanlarda, bebeğiniz sizden sadece 1 kat fazla giyinmesi yeterli olacaktır.

Uyurken yastık kullanmayın

Yeni doğan bebeklerin yatırıldığı yerde yastık olmamalı. Sağlıklı bir uyku adına, bebeğin yatacağı zemin için fazla yumuşak olmayan, şekil değiştirmeyecek sertlikte olan pamuklu kumaştan yapılmış bir şilte seçilmesi önerilir. Bebek sırt üstü pozisyonda, hafif eğimli dik bir düzeyde yatırılmalı.

Fotoğraf, eskilerden… Bebekken biz de yastık kullanmadık. Büyüdükten sonra da ayakta sallanarak uyumak istedi. Ben de bir süre salladım gerçekten. (Doğumdan önce büyük konuştuğum bir konuydu bu.) Sonra kalkar, birkaç dakika dokunmaz, iyice dalınca yastığı alırdım altından. Böyle rahat yatamaz gibi geliyordu bana çünkü. Gerçi ben yastığı almasam da öyle bir dönüyordu ki yatakta, yastık bir yana kendi diğer yana gidiyordu. Yatağı da kocamandı o dönem. Bir metreye, iki metre. Ancak sonra bizim ev küçülünce, sığdıramadık o yatağı yeni odasına. Küçükken koca yatakta uyudu, şimdi büyüyor ve yatağı daha küçük. 🙂 Ancak o zamanlar büyük yatağın faydasın çok gördüm Beni yanında istediğinde mis gibi sığarak uyurduk. Bizim yataktaki gibi “düşecek” korkusu yaşamazdım. Hey gidi günler hey. Zaman çabuk geçiyor…

 

 

Leave a Reply