Artık çalışma zamanı geldi – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Artık çalışma zamanı geldi

Efendim, erkek çalışsınmış kadına baksınmış, ne olurmuş?

Her sene tek taşı verecekmişiz, bir boy büyüğünü alacakmış. (Başka işi yok sanki.)

O saçlar herkes için süpürge edilecekmiş…

Öyle çok duyuyorum ki bunları. 1. Tamam erkek çalışsın. Ama imkanı olan kadın neden çalışmıyormuş, neden tüm yük erkek üstündeymiş? 2. Buna yorum bile yapmak istemiyorum. Ancak gerçekten ve gerçekten duyduğumu hatırlıyorum. Dakikalarca açık kalmıştı ağzım. 3. Zaman zaman kızım için bunu yaptığım doğru (doğruluğunu savunmuyorum) da ben saçımı süpürge ediyorsam, ben ne olacağım? Ne olacak benim sonum? Yani kadının sonu…

13 yıl aralıksız gazeteciliğin ardından çocuğuma kendim bakmak için çalışmamayı tercih ettiğim zaman olanları hep yazdım. Maddi manevi papaz olduk kocayla. Sonra işe girdim, e sevdiğim iş değildi, e yarısı zaten bakacak kişiye gidiyordu, neden çalışıyordum gibi gibi soruların ardından evden bir şeyler yapmayı denemeye başladım. İnsanları ikna etmem yıllarımı aldı. Tam hepsi oturdu rayına. Derken ne oldu?

Ben çalışmak istiyorum ama! Kızım ilkokula başlıyor, 5’e kadar evde olmayacak. Ne yapacağım ben? Aldığım onca eğitim, emek verdiğim mesleğim ne olacak? İşte şimdi bununla mücadele ediyorum. Amerika seyahatinde verdiğim kararlardan biri de işte bu. Ayakları dimdik yere basan bir kadın, bir eş, bir anne olmak istiyorum. Yanlış anlaşılmasın. Asla pişman değilim çalışmadığım için. Yine olsa yine evde oturma kararını veririm de artık yeter sanırım.

Şimdi o sancılı süreç başlayacak. İş görüşmesine git, sana ikinciyi düşünüp düşünmediğini sorsunlar, çocuğuna kimin bakacağını sorsunlar (sahi kim karşılayacak okuldan?)… Sonra ikinci görüşme, sonra üçüncü görüşme, sonra “E ama artık 38 olmuşsun” desinler, tecrübeni bir kenara bırakıp senden daha tecrübesiz olup daha az maaşla çalışmayı kabul eden daha genç birini alsınlar, işe girsen müdürün senden küçük olsa seni rakip görsün, eski tecrübelerin çöp olsun, üzül, “nedendi o zaman bunca emek” de. İki ucu pis değnek sanırım bu iş. Bir yerden başlayacağım da bakalım nereden? Ay konu nereye geldi. Ben aslında erkeklerin üzerindeki yükten bahsetmek istiyordum bunun yanına. Güme gitti yine erkekler. 🙂

Hep kadın olmanın, anne olmanın artı eksilerini tartıştık. Ya erkekler? “Mecbursun karına bakmaya” çok ağır bir söz değil mi? Ya da her anneler gününde pırlanta reklamlarını gözüne gözüne sokmak. Erkek olmak çok mu kolay? Evin babası olmak, yetemediğini düşünmek, üzerinde ister sözlü ister psikolojik baskı hissetmek…

Bizim yaşadığımızı anlatayım mı?

Arkın bir yandan çok mutluydu çocuğumuzu ben büyüttüğüm için diğer yandan “bence”  o da kabul etmese de depresyona girdi. Zaten benim ilgim tamamen bebeğe yöneldi, bu başka konu. İşin bir de maddi boyutu var.  Eskiden ikimiz de çalışır masrafları bölüşürken birden tek tabanca kaldı ortada. Maddi konularla ilgili bir şey söylese ben kazanamadığım için alınıp bağırıp çağırıyordum, o paylaşamadığı için giderek daha içine kapanıyordu. Bir ara öyle bir noktaya geldik ki birbirimizi tanımaz olduk. Sohbet edemiyorduk. Havadan konuşsak da aynı yerde sonlanıyordu sohbet, spordan konuşsak da, bebekten konuşsak da… Sonra dedim ben “anlatmalıyım hissettiklerimi.” Konuştuk, defalarca konuştuk, olmadı yine konuştuk, ben terapiste gittim, alınmamayı, onun gözünden bakmayı öğrendim derken toparlandık. İşte tam toparlanmışken bende şimşek çaktı. “Çalışmalıyım.”

Çünkü kızıma güzel bir örnek almak istiyorum. Kocaman tek taş takan değil, ona mutlu bir anne göstermek istiyorum. Somut bir şeyler almak yerine, ona dünyanın farklı ülkelerini göstermek istiyorum. Hep yazdığım gibi her konuda çok iyi bir eğitim sunmak istiyorum. Zaten bugüne kadar böleydi. Gördüğü anne mutluydu. Aynen ne nasıl mutlu olacaksak, olacaksam onu yaptım. Şimdi de çalışarak mutlu olacağımı ve ona yansıtacağımı düşünüyorsam (hatta düşünmekten öte, böyle olduğuna inanıyorum) işte tam sırası… Bakalım bu yolda beni neler bekliyor? Bakalım görüşmelerde neler yaşayacağım? Tabii eğer çağrılırsam J Bakalım iş olsa bile “Çocuğumu kim karşılayacak” stresi ne kadar sürecek? “Bu yaştan sonra ne çalışması” canım cümlesini duymam ama değil mi?

Ben yine daldan dala atladım. Ama siz beni anladınız, biliyorum. 🙂

 

Fotoğraf, konbini.com sitesinden alınmıştır… 

11 comments

  1. Merhaba Sebnem, ben 4 yil aradan ve 2 cocuktan sonar ise dondum. Eyvah nasil olacak derken simdi o kadar iyiyim ki! Bir kere o alinganlik ortadan kalkiyor ve insanin kendine guveni geliyor 🙂 Sonra daha duzenli oluyorsun. Hic kolay degil ama yinede calismak insane iyi geliyor 🙂 Sevgiler opucukler, Nilgun

      1. Merhaba, iki çocuk annesiyim. Doğum izinlerim dışında hep çalıştım ve en yorgun, en mutsuz zamanlarım evde geçirdiğim bu zamanlardı. Kadın olmanın ve anne olmanın her dönem ayrı zorluğu var. Ufaklık bakıcıda, büyük yaz tatilinde ama benimle işe gidip geliyor, akranları öğleye kadar uyurken. Yaz okullarından da bıktı, istemiyor. Evde olsan bir dert, çalışsan ayrı dert.

  2. Kesinlikle katılıyorum çalışma fikrine…Hatta bir meslekdas (iletisimci) olarak bende tekrar ise dönmeyi planlıyorum.Aynen sizin gibi ABD ye bu yazin yaptığımız seyahatte karar verdim buna.Ordaki ortam 7 den 70 e herkesin çalışması da bu kararı vermem de çok etkili oldu…Bu zor yolda bize kolay gelsin ne diyelim

  3. Bende aynı kaygıları yaşayan bir anneyim. Oğlum 1. Sınıfa başlarken sirket kapandı ve ben biraz calismayayim dedim 2 yıldır evdeyim . Şimdi oğlum 3 e başlayacak kızım 4.5 yaşında kreş yada anaokulu istiyorum . İmkanlar ne gösterecek bilmiyorum. PsikolojiM çok yorgun sabırsız tahammülsüz. Yeniden o stres beni korkutsa da yeniden başlamayı kendim için ve çocuklarım için istiyorum

  4. Bir yandan ilkokul 1.sınıf ödevler vs derken zormuş, hem çalışmak hem çocukla ödevleriyle ilgilenmek nasıl olacakmış, çocuğu kim alacak servisten, kime güveneceğiz ki lerrr. emeklilik vs derken çalışmak da lazım ama 30 yaş altı olması ilanları ile cebelleşmek de varmış.. kafamda deli sorular sizinkilerle aynı. Napicizz Şebnem hanım.

  5. merhaba yazınızı okudum ve kendımı buldum evlenınceye kadar calıstım sonra arka arkaya ıkı kızım dunyaya geldı ve onlara kendım bakmaya karar verdım calısan bır annenın kızıyım evde yalnız kalmak okuldan gelınce kapıyı kendım acmak bunlar cok yorucuydu bırde arkadaslarım eve gıttıgı zaman sıcak bır corba guzel bır kekle karsılasırken ben bos evle karsılasıyordum kızlarıma bunu yasatmayacagım dedım ama olmadı maddiyattan dolayı bır ara calıstım kızlarımı bakıcıya bıraktım aksamları da annem alıyordu sonra esım cocuklar bızden uzaklaşıyor dedı ısımı bıramtım yıne kızlarımlaydım su an buyuk kızım ılkokula basaldı 5 te gelecek annem emeklı oldu kucuk kızım anasınıfına gıdıyor annem alacak ben yaklasık 5 aydır ıs arıyorum ama yok bulamıyorum cunku yas 32 ve yaslanmısım guya halbukı cok dınamık ve hareketlı bır ınsanım sırf kızlarım ıstıyor dıye onlarla teakwandoya gıdıyoruz ama olmuyor sızın dedıgınız gıbı bende daha genclerı tercıh edıyorlar hayat bakalım ne zaman ıs bulacagım ve esıme destek olacagım artık yetemıyor cocuklar buyuyor ıstekler bıtmıyor bankalar susmuyor esım ıyıce suskunlastı kızlarımızın yanında hıc kavga etmedık ama bu aralar bazen evdekı tansıyon yükseliyor ben ıse gırınce rahatlayacagımızı dusunuyorum bu arada anneannemız ıs beğenmiyor aksam en gec 6 da evde ol diyor sanki cagırıyorlarda ben gıtmıyorum bakmam dıyor eeee ben napacagım sızın dedıgınız gıbı ıkı ucu pıs degnek

  6. Hamilelikle birlikte 3.5 yil aradan sonra ise geri döndüm. Sıfırdan başladım işe döndüğümde ama iyi bir şirkete girdim. Sizin yaşadığınız şeyleri biz de yaşadık eşimle ama şimdi çok mutluyum. Kızımı kreşten babam alıyor ve ben gelene kadar 1 saat annem bakiyor. Cok şanslıyım bu konuda da. Ise dönmek çok iyi hissettirdi. Darısı başınıza.

  7. Günaydın, eşimi işe uğurladım, sabah kahvemi koydum ve yazınızı okudum ; esir olduğumuz bir monotonluk var ve beyni uyarmak şart ✌️ , kendimizi es geçtiğimiz her an için , ” daha çok ben” diye düşünebilmek dileğiyle

    not:En çok “Çanakkale’ye gidilme..” kısmını beğendim.
    Çoğu haftasonu ; İstanbul’dan Çanakkale’ye annesine kaçan olarak, iyi tatiller diliyorum:) dönüşte trafik yormadan kahveye bekliyorum 😉 sevgiler

Leave a Reply