Uyku apnesi maskesi, gözlük ve kulak tıkacı ile uyumak! - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Uyku apnesi maskesi, gözlük ve kulak tıkacı ile uyumak!

Uyku… Biraz uyku… Yazın uyku düzenime dikkat ettim. Eylül ile beraber dağıldım. Aslında söz vermiştim kendime “uyuyacağım” diye. Olmuyor.

Amacım uyuyamamayı anlatmak değil, başka. 🙂 Sizde durum nedir bilmiyorum ama bizde geceleri aynen bu fotoğraftaki gibi. Arkın’ın yaklaşık 8 yıldır uyku apnesi var. Maske kullanıyor. Bu şekilde nefesi kesilmiyor. Çünkü öncesinde nefesi kesiliyordu. Nefesi kesilecek diye başında dikilip beklemişliğim var. Hissettiğim an uyandırıyordum. Tehlikeli bir şey çünkü. Nefesi gidiyor, ter içinde uyanıyordu. Sabahları kalktığında sanki hiç uyumamış gibiydi. Kalitesiz uykuydu yani. O nedenle Bildiğimiz maske takıyor. Hani bazen resmen dalmışım, denizin dibindeymişim gibi hissediyorum onu görünce. Öyle sesler de çıkıyor arada, dalgıç misali. Nefesi kesilmediği, sağlıklı uyuyabildiği için buna asla sözüm yok. Olamaz da. Hatta olmamalı da. Ancak iş onunla bitmiyor.

Bir de uyku gözlüğü takıyor. Ki odada ışık yok. Üzerine bir de kulak tıkacı. Hayır ben horladığımdan değil. Alışkanlık meselesi. Artık askerlikten mi kaldı, yurt dışında yüksek lisans yaparken kaldığı yurttan mı, bilemiyorum. (Yorgunken horluyor olabilirim ancak genelde çıtım çıkmıyor uyurken). O tıkaçlar nedeniyle Irmak bebekken az tartışmadık. Nedeni onun da kalkmasını istemek değil, emzirecek olan benim. Kalkıp da ne yapacak? Benim korkum, dalmak, duymamaktı. Ben duymuyorsam onun duymasını istiyor olmamdı. Hadi bebeklik günleri geçti. Durum devam ediyor. Hep içimde bir şüphe. Eve hırsız girse, duymayacak. Biri ışığı açsa görmeyecek. Maskenin sesinden gece ben fenalık geçirsem fark etmeyecek. İmdat desem haberi olmayacak. Kendimi gece bekçisi gibi hissediyorum bazen evde. Çıta pıta uyanıyorum hep tetikte olduğum için. Şaşırdığım nokta, o şekilde uyuyabilmesi. Zaten bu maskeyi bu kadar uzun kullananı hiç duymadım. Öyle ki sağa dönemiyor mesela kablosu yüzünden. Ya sırt üstü, ya sola dönük yatmak zorunda. Üzerine gözlük. Üzerine tıkaç. Hem takdir ediyorum böyle uyuyabilmesini, hem “pes” diyorum. Zaten en kıskandığım nokta “uyumam lazım” deyip, dalabilmesi. Ben debelenirken uykuya dalmak için, 30 saniyede uyku diyarına gidiyor kendisi.

Irmak büyümeye başladıkça da “çocuk senden korkacak” dedim. Çünkü bizim odaya geliyordu. (Hâlâ geliyor.) Bir bakacak babada maske, gözlerde maske, kulaklarda bir şey. Korkmaz mı? Alıştı o da. Hatta minişlerini işte aynen bu fotoğraftaki gib uyutuyor. Hatta bu uyku maskesini görünce “Aaaa babam gibi” dedi. 🙂

Bir kere hiç unutmam. Daha Irmak doğmamış. Daha hamile bile değilim. Bir gün tartıştık, sonuca bağlanmadan uyudu. Daha konuşulacaklar vardı oysa. Ben de okumuştum mutlu bebeklerin sırt üstü, kolları iki yanda başının üzerinde uyuduklarını. Baktım öyle uyuyor. Kaldırdım. “Bu tartışmanın üstüne nasıl uyuyabiliyorsun, nasıl bir beceri bu” diye söylendim. Bekledim ki konuşacağız. Yeniden uyudu. Evet böyle deliliklerim var. İnkar etmiyorum yaptıklarımı. Öyle uyudu. Ben çözmeden uyuyamam, o da üzerine uyuyup sakinleşmek ister.

Bana çok kızıyor zaten. “Uyuman gerek” diyor. Tamam da. Ben böyle deyip dalabilseydim o zaman belki başka bir kadın olurdum. Daha sakin olurdum. Göz altlarım böyle olmazdı. Cildim bile düzelirdi. Bilemedim. Hem kızıyorum Arkın’a bu şekilde uyuduğu için hem de “uyumam lazım” deyip anında daldığı için de kıskanıyorum. İnsan uykusu gelmeden, sırf gerektiği için uyur mu ama? Uyuyormuş işte. 🙂 Bir nedeni de, sorunları sonra çözmek istemesi. Kötü bir şey biliyorum fakat… Yatağa girdiğimde o günün sorunları da benimle gelir. Hatta canım sıkkınsa, sürekli plan yapar dururum. Uykum kaçar. Dönerim. “Kıpırdama” diye papara yerim kendisinden. Kalkar içeri giderim. Kağıt kalem alıp yazarım aklımdakileri, çözmeye çalışırım. Şimdi daha önce yazdığım gibi iş arama sürecindeyim. Ve bu beni geriyor açıkçası. Karşılaştıklarımı yazacağım. Buraya sığmaz şimdi. O bambaşka bir şey. Gerginim. Sabırsızım. Belirsizim. Gel de uyu bakalım. Ben böyle uykusuz, kocada iki maske üstüne bir de kulak tıkacı… Öyle geçinip gidiyoruz. 🙂

Yazıyı herkesten önce okuyan Arkın’dan kulak tıkacı açıklaması geldi. Bütün sesleri duyuyormuş ama az. 🙂 Denemezsem tavşanım 🙂

One comment

  1. Eşimin korkunç bir horlaması var geceleri. Sanki evde aslan besliyoruz. Çocuklarım küçükken zaten gece elli kere kalkardım. Yatabildiğim nadir zamanlarda da horrrrr horrr horrrr… Ahh her çıtırtıya uyanan zavallı ben. Yapabildiğim tek şey en uzak yere kaçıp orada uyumak. Elimden başka birşey gelmiyor. 🙁

Leave a Reply