Ah o sorulamayanlar - son - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Ah o sorulamayanlar – son

Unuttuğumu sandınız, ancak hayır, unutmadım. Son kez sizden gelen soruları e Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı, aynı zamanda cinsel terapi ve hipnoterapi alanlarında uzman Op. Dr. Gökçen Erdoğan’a ileteceğimi söylemiştim. İşte bana ulaşan son sorular ve cevapları.

Yaklaşık iki aydır çok güzel yorumlar da alıyorum hakarete de uğruyorum. Ancak isteyen istediğini desin, zaten tüm bu önemli konuların “gizli kapaklı” kalması bundan. Kadın konuşursa ayıp deniyor, kadınlar soru soramıyor, kadınlar yaşayamıyor.

Bir süre soru iletmeyeceğim Gökçen Erdoğan’a. Aklınıza takılanlar varsa lütfen birinci ve ikinci yazılara mutlaka bakın. O kadar çok soru geldi ki, aradığınız cevaplara ulaşabilirsiniz. Fakat benim bir kadın, bir anne olarak tavsiyem doktora gidin. Başınız ağrıdığında, dişinize dolgu yaptırmak için gittiğiniz gibi. Bu meseleler ayıp değil! (Hah gelecek yine hakaretler. Sözü fazla uzatmadan kaçıyorum. Lütfen okuyun, okutun. İlk yazılara da bakın…)

Ve herkesin huzurunda Gökçen Erdoğan’a teşekkürlerimi iletiyorum. Bize zaman ayırdığı, dinlediği için. Kendisini sonsuz takdir ediyorum…

  

İkinci doğumu mu 9 ay önce sezaryenle yaptım ve şu anda eşimle birlikte olmak benim için bir ölüm. Çok zorlanıyorum ve çok acılı ve sancılı oluyor.

Cinsel ilişkide ağrı ve sancı olmasının altında fiziksel bir neden, bir sorun var mı öncelikle jinekoloğunuza giderek bunun değerlendirilmesini istemeniz lazım. Bu mantar olabilir, vajinal atrofi olabilir (azalan östrojen nedeniyle vajinal duvarların incelmesi ve iltihaplanması) ya da hormonal eksiklikler, dengesizlikler olabilir, doktorunuz bu olasılıkları kontrol edecektir zaten. 9 ay uzun bir süre ve doğuma bağlanamaz. Sorununuz fiziksel değilse psikolojik; bebeğin bakımı, sorumluluk duygusu, annelik öncelikleri, kadınlık kimliğinden uzaklaşma gibi nedenlerle psikolojik olarak zorlanıyor olabilirsiniz. Ama bunun kararını doktorunuza görünmeden veremezsiniz ve ertelememenizi de ısrarla istemek durumundayım.

Beş yıldır doğum kontrol hapı ile korunuyorum ve Ağustos ayında ikinci bebeği istediğimiz için hapı bıraktım. Hemen hamile kalınır mı yoksa hapın etkisi birkaç ay devam eder mi? Doğum kontrol hapı kullanmaya başlayınca etkisi birinci aydan sonra ortaya çıkar. Hormon seviyelerinin yükselmesi ve düşmesi 1 ayı bulduğu için. İşte bu nedenle ilk 1 ay ekstra bir korunma yöntemi daha öneririz. Hapı kullanmayı bırakınca da aynı şey söz konusu. Bir ay süre geçebilir üstünden. Bıraktıktan sonraki ilk adetten itibaren sayın, 14’üncü gün itibariyle yumurtlama başlar. Fakat herhangi bir nedenle aksama var mı, sorun var mı bilmek için benim önerim her zaman rutin bir muayenedir.

Gökçen Hanım’ın verdiği cevaplarda, korunma yöntemleri içerisinde hiç doğum kontrol hapı geçmiyor; spiral ve prezervatifi önerdiğini gördüm. Daha önce yazılmış/paylaşılmış olabilir belki bilemiyorum ama özellikle mi doğum kontrol hapı önermiyor, merak ettim. 

Hepi topu 4-5 korunma yöntemi var. Ve bunlardan biri de doğum kontrol hapı, onu atlayamayız. Şu ana dek gelen sorularda hep ekstrem durumlar ifade edildiği ve ben de uzaktan muayene yapamadığım için ezbere hap önermedim yalnızca. İçinde hormon barındıran bir ilaç türü doğum kontrol hapları, ince eleyerek verilmeli. ‘Hastalık yoktur, hasta vardır’ fikrinden yola çıkarak kişiye özel doğum kontrol yöntemi önermek en doğrusudur. Doğum kontrol hapı yüzde 99.8 başarı yüzdesiyle koruma faktörü yüksek bir yöntem ve kendi hastalarıma önerdiğim de bir yöntem. Oldukça güvenli ve sağlıklıdır.  Fakat ezbere alınmamalı. Doktorunuz muayene sonrası başlamanızı önermeli ya da durumunuz uygun değilse diğer yöntemleri önermeli. Spiral soruları özel olarak gelmişti. Prezervatife gelince enfeksiyon riskinden koruduğu için hijyenik olduğunu her zaman belirtirim.

Toplumumuzda bu tür konuların üstü hep kapatılıyor. Çocukken mastürbasyon yaptığım için hep annemden şiddet gördüm. E haliyle yasak bir şey olduğunu  anladığım için hep artırdım. Dayaklar da arttı. İçine kapalı biri olarak yetiştim. Annem de baskın bir karakter. Mastürbasyon çocuklukta kaldı. Evlendim. Ağrılı bir birleşme oldu. İki ay sonra hamile kaldım. Bebeğimi dünyaya getirdim. Evleneli iki yıl oluyor, hâlâ ilişkiden zevk alamıyorum. İsteğim çok az. Terapi görüyorum. Sorum şu: Bunun tedavisi var mı? Cinsel terapiste mi yoksa çift terapisine mi gitmeliyiz? İzlenecek yol nedir

Toplumun acı bir gerçeği bu. Mastürbasyon meselesinin doğallığıyla barışamadık ve bunun karşısında nasıl davranmamız gerektiğini bir türlü anlayamadık. Sizinki muhtemelen bilinçaltınızın verdiği bir alarm. Düşünsenize hayatta en güvendiğiniz varlık, anneniz, size yaptığınız bir şeyin yanlışlığı nedeniyle kızıyor ve hatalı olduğunuzu söylüyor. Yetişkinlik evresinde de bilinçaltınız size bunu hatırlatıyor, siz istemeseniz de. cinsellik düşündüğünüzde ya da istediğinizde, girişimde bulunduğunuzda diyor ki ‘hayır hayır hatırlamıyor musun bu yanlış, bunu yapma’. Fakat bunu yenebilir, aşabilirsiniz. Bu sorunu yaşayan çok insan var maalesef. Jinekolojik muayenenizi ihmal etmeyin. Fiziksel bir sorun var mı bakılsın. Eğer yoksa psikolojik olduğundan emin oluruz. İlişki terapisi gerekli ancak bunu cinsel terapiyi de birlikte yürütecek yetkinlikte bir klinikte öneriyorum. İkisi paralel biçimde verimli olacaktır.

Doğumdan sonra uzunca bir süre cinsel isteksizlik oldu. Hep bir tedirginlik hep bir isteksizlik… 2 yıl geçtikten sonra yavaş yavaş kendimi motive ettim, denemeye çalıştım, biraz yoluna koydum ama hâlâ isteksizdim. Bir nevi zorladım kendimi. Sonra adet düzensizliğim başladı. 10 gün sürüyor ve iki hafta geçmeden tekrar oluyorum. Eşimle bir türlü birlikte olamıyorduk açıkçası. Doktora başvurdum. Devam ederse üç ay sonra hormon verelim dedi doktor. Cesaret edip bir daha gidemedim. Aradan 1 yıl geçti, geçen ay tekrar başvurdum doktoruma. Doğum kontrol hapı başladı 6 aylık. Şu an çocuğum beş yaşında ve biz ayda bir ya da iki kez ancak ilişkiye girebiliyoruz. Bu bir sorun mu, neden kaynaklanıyor? Önerilerinizi bekliyorum…

Arada kalma duygusu,  kadınlık mı annelik mi ikilemi,  yorgunluk,  uykusuzluk, beslenme sorunları cinsel hayatımızı etkiliyor elbette. Tabi jinekolojik muayeneyle fizyolojik sorun var mı saptamak lazım. Adet düzensizliği konusunda doktorun da dediği gibi 11 gün uzun süre. Hormonlarınız incelenmeli ve ultrasonla da bakılmalı. Doğum kontrol hapına alternatif ilaçlar var ve doktorunuz zaten sizi yönlendirecektir, tetkikleriniz sonucunda. Ayrıca hatırlatmak isterim hekim seçme hakkınız her zaman var. İkinci bir hekimle değerlendirip sil baştan bakabilirsiniz her şeye. Böylelikle kafanızın bulanıklığı, beklemenin tedirginliği de atılmış olur. Bu bir sorun ama çözümü de mevcut. Önce muayenenizi olun ve gerekirse terapi de alırsınız. Ailenin devamı ama ondan da önce sizin huzurunuz için rahat olmaya ve gerekenleri adım adım yapmaya çalışın.

Eşimle düzenli ilişkiye giriyoruz (haftada en az 2-3). İkimiz de tatmin oluyoruz fakat süreçle ilgili bir sorum var: Bazen ön sevişmeden sonra eşim kendi orgazmını geciktiriyor ve önce ben oluyorum. Ama vajinal değil, klitorisin uyarılmasıyla ulaşıyorum. Ama ondan sonra eşim vajina içine girdiğinde acı oluyor bazen az bazen daha çok. Buna tahammül edebiliyorum sonra eşim orgazma ulaşıyor. Burada bir sorun var sanırım. Bazen de önce eşimin olmasına izin veriyorum ama o zaman penis vajina içindeyken acı olmuyor. Ama eşim olduktan sonra benimki tabii uzuyor biraz. Açıkçası bunu sormak için doktora mı gitmem lazım, kime nasıl sorayım bilemedim. Yardımcı olursanız çok sevinirim.

Her şey normal. Orgazm olmanızdan sonra acı duymanız normal, çünkü orada kanlanma, hassasiyet oluşuyor. Kaslarınız kasılıp gevşediği için pelteleşme ve dolayısıyla ağrı olur, olağan bir şey. Bunu keşfetmeniz güzel ama, farkında olmanız, bedeninizi tanımanız ve içinde bulunduğunuz durumu tanımlayabilmeniz. Ağrılar, penisin boşaldıktan sonra yeniden orgazm için, pelteleşmiş kasları harekete geçirmek istemesinden kaynaklanıyor. Zaten orgazmdan sonra 15-20 dakikalık yatıp dinlenme süresinden söz edilmesi de bundan.  Bundan sonraki birleşmeler için planlama yapabilirsiniz. Ara vereceğiniz süreyi ayarlarsınız. Bir keresinde eşinizin önce orgazm olması için izin verirsiniz, bir keresinde bu sıra sizin olur. Ya da bir seferinde vajinal, bir seferinde klitoris orgazmı seçebilirsiniz. Bu seçme şansınızın olması bile süper. Ülkemizde kadınlar tek birinden bile orgazmı tadamıyorlar malum. Yani aranızda formüle edebileceğiniz bir durum bu sizinki. Daha detaylı bilgi için de elbette doktorunuzla konuşabilirsiniz. Sorularınızı yanıtlayacaktır.

 

Görsel, Google’dan alınmıştır… 

Leave a Reply