Uyumak İsteyen Tavşan - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Uyumak İsteyen Tavşan

Bir süre önce sosyal medya hesaplarımda paylaşmıştım, uyku ile ilgili bir kitap okuduğumu, yazacağımı…  Aslında yeni değil. Birkaç ay oldu raflarda yerini alalı. Benim elime yeni geçti sadece…

 

Kitabın adı: Uyumak İsteyen Tavşan.

Yazar: Carl-Johan Forssen Ehrlin
Çevirmen: Selim Yeniçeri
Yayınevi: Okuyan Us Yayınları
Biliyorsunuzdur, hatta belki çoktan okmuş faydalanmışsınızdır da ben yine de kendi yorumlarımı eklemek istedim.

Öncelikle, şunu söyleyeyim, okurken kaç kere esnediğimi sayamadım. Arkın zaten önce denedi, okuyamadı. Esnemeye başlayınca bıraktı. Yani eğer bu kitabı alacaksanız baştan belirteyim, uyumak istemiyorsanız okurken bol kahve için. Ya da yatarak okumayın. Mümkünse ayakta durun. 🙂 Şimdi kitaptan faydalananlar bana kızacak fakat düşüncelerimi söylemeden edemeyeceğim: Bize göre değil. Bana göre değil. Çünkü okuyamadım. Başaramadım. Irmak’ta ilk okuduğumda çok etkili olmadı. Belki benim yüzümdendir, okuyamadığım için. Belki yaştandır. Belki uykuya zaten hemen daldığı içindir. Yani yattıktan en fazla 10 dakika sonra uyuyor zaten ve  kitap mı etkili oldu, kesin söyleyemem. Daha küçük olsaydı, o zaman net bir cevap verebilirdim. O yüzden bir daha deeyeceğim. Uyumak istemediği bir akşam denemek en doğrusu gibi geliyor bana. 2 yaş ve üzeri için olan Uyumak İsteyen Tavşan’ı belki de gerçekten geç dalan çocuk annelerinin anlatması daha doğru. Bir de şu var; bizi uyuttuğuna göre ne kadar başarılı olduğu ortada. 40 yaşındaki bizler etkilendiysek, küçükleri düşünemiyorum.

Önce kitabı anlatayım. Kitap satış rekorları kırmış, çıktığı zaman Amazon’da bir numaraya yükselmiş.  Zaten gerek yurt dışından gerek Türkiye’den annelerin yorumları da olumlu. Kimi daha üçüncü sayfada çocuğunun uyuduğunu yazmış, kimi dördüncü… Kendileri okurken nasıl uyumamışlar, valla takdir ettim. 🙂

uyumakisteyentavsan_kapak-579x804

Vurgular çok önemli

Zaten hiçbirimiz kitapları dümdüz okumuyoruz, bol vurgu katıyoruz da…. Bu kitabı okumanın teknikleri farklı. Vurgularınız, ses tonunuz diğerlerinden çok daha önemli.

Açıklaması aynen şöyle yapılıyor:

“Aşağıdaki okuma talimatlarını kullanmadan önce metne alışmak için hikayeyi baştan sona normal bir şekilde okuyun ve sonra farklı teknikleri kullanarak çocuğun tepkilerini gözlemleyin.

  • Koyu yazılmış metinler o kelimeyi veya cümleyi vurgulamanız gerektiği anlamına gelir.
  • İtalik yazılmış metinler o kelimeyi veya cümleyi yavaşça ve sakin bir sesle okumanız gerektiğini gösterir.
  • Kitabın bazı kısımlarında sizden esnemeniz veya fiziksel bir tepki vermeniz istenecektir. Bu kısımlar [eylem] veya çocuğun adını okumanız gereken yerlerde [isim] şeklinde işaretlenmiştir.
  • Tavşanın adı Roger, Türkçe telaffuzuyla, iki esneme hareketiyle Raaa-cııır şeklinde okunabilir.

Bu kitap özellikle yapılandırılmış cümlelerden ve özel seçilmiş kelimelerden oluşmaktadır. Bazıları metinde biraz sıra dışı görünebilir ve psikolojik bir amaca hizmet ettikleri için özellikle o şekilde kullanılmışlardır. Sağlığınıza ve uykunuza dikkat edin!”

Bir de uyarı var: “Bu kitabı herhangi türde bir araç kullanan birinin yakınında yüksek sesle okumayınız.” İşte bu çok doğru. Aman sakın arabada okumayın…

Kitaptaki bazı kahramanların isimleri:

  • Uyumak İsteyen Tavşan (Kendisi kitabın kahramanı)
  • Esneyen Amca
  • Uykucu Salyangoz
  • Gözleri Kapanan Baykuş

Aslında aldığınızda beni daha iyi anlayacaksınız. İçinde en çok geçen kelimeleri yazacağım şimdi.

  • Hemen uykuya dalmak (Defalarca geçiyor…)
  • Gevşemek
  • Göz kapaklarının ağırlaşması
  • Yorgun olmak
  • Yorgun hissetmek

Eğer uyku sorunu yaşıyorsanız, denemeden geçmeyin. Yani onca anne tavsiye ediyorsa vardır bir nedeni. Ancak dediğim gibi, uyumak istemiyorsanız kahve için. “Ah bu kitap hipnotize ediyor” da demeyin, benim de yukarıda kitaptan alıntı yaptığım açıklamadaki gibi özenle seçilen bazı kelimeler psikolojik bir amaca hizmet ediyor.

Bizdeki uyku rutinin yazmıştım. Yatıyor, kimi zaman yanında yatıyorum kimi zaman bilgisayarımı alıp yanında çalışıyorum. Zaten okulda yorulduğu için, dalması uzun sürmüyor. Gece de 01.30-2.30 arası bizim yanımıza geliyor. Derin uyumuyorsam, odasına götürüyorum. Uyuyorsam da, beraber uyanıyoruz. Bakalım ne kadar daha böyle devam edeceğiz? Şikayetim yok.

Şimdi benim ara ara uykularım kaçıyor ya, acaba alıp bunu okusam diyorum. Ne de olsa etkisini kendi üzerimde ispatladım. 🙂

 

 

 

One comment

  1. Küçük kızımı uyutmak bir mesele bizim evde. Çok zor dalıyor. Son günlerde bir de ağlama çıkardı ki başıma, off… O anda olamayacak bir şey isteyip kesintisiz bir saat ağlıyor. Çıldırıciimmm.

Leave a Reply