Biri Almanlar’a bizim teyzeleri anlatsın - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Biri Almanlar’a bizim teyzeleri anlatsın

Ay çok güldüm. Akşam bir yandan dergi yazılarını hazırlıyor, diğer yandan da her zaman baktığım Eltern.de’de geziniyordum.

İki işi aynı anda yapmadan konsantre olamıyorum. Ne yapsam olmuyor. Ben de bir yandan yazılara bakıyor, diğer yandan da okuyorum. Telefonla konuşurken de kulaklık takıp oyun oynadığım oluyor. Bu da itiraf olsun… Neyse, “Bebek ziyaretlerinde bunları yapmayın” gibi bir habere rastladım. Hepsini tercüme edecektim de, dayanamadım, yapamadım, gülme krizine girdim. Mesela diyor ki…

 

Eve girer girmez bebeği hemen annenin kucağından almayın. (Özellikle elleri yıkamadan almak gibi bir alışkanlık var, sadece kucağa almaya şükredelim.)

Annenin karnına bakıp “orada bir bebek daha mı var” diye sormayın. (Ay ne sorması, ne diyorsunuz? Doğumdan çıkar çıkmaz “ikinci içeride mi” diye karnıma vurulmuşluğu var benim.)

Bebeğin yüzünü öpmeyin. (Peki 🙂 )

Çok yorgun görünüyorsun demeyin. (Ama bu bazı teyzelerin bir numaralı kuralıdır. “Merhaba”dan önce çıkar bu ağızdan.)

Anne sessizlik rica ediyorsa, dinleyin. (Olur mu? “Bizim çocuk gürültüde uyuyor, o da alışsın” diye bir klişe cümle var Türkçe’de.)

Bebek ziyaretine giderken parfüm sıkmayın. (Bizim dilimizde tüy bitti. Siz de bir deneyin isterseniz.)

Habersiz gitmeyin. (Aaaaa o zaman tadı olur mu?)

Adını daha önce duymadıysanız ısrarla sorgulamayın. (Bu konuya da girmeyelim…)

Bebeği fazla ellemeyin. (Hıhı, görürsek söyleriz.)

Anneye hatır sormadan sadece kendinizden bahsetmeyin. (Tamam. 🙂 )

Öğüt vermeyin. (Ay canım bence bu konudan blog yazısı değil, kitap olur kitap.)

Ben bunları okudukça nasıl güldüm anlatamam. Biri Almanlar’a bizim teyzeleri anlatabilir mi lütfen? Ya da başvursam da haberi detaylandırsam mı acaba? “Merhaba, Ben Türkiye’den ManyakAnne. Sizin haberinize eklemeler yapmak istedim. Aslında gelip bizi bir inceleseniz, belgesel çekersiniz. Gönüllüyüm… :)”

Mesela…

Kendi çocuklarınızla – torunlarınızla kıyaslamayın.

Haddiniz olmayan şeyleri sorgulamayın.

Yarım saatten fazla oturmayın.

Gitmişken bir şeylere yardım etmeyi teklif edin.

Hatta giderken bir kap yemek götürün.

Konuşmayın, sadece dinleyin.

Hastalıktan bahsetmeyin.

Bebeği mutlaka birilerine benzetmeye çalışmayın.

 

Tamam durdum. Bu blog böyle cümlelerle dolu. Ama ne yapayım, görünce dayanamadım….

 

 

4 comments

  1. Biri 57,diğeri 64 gün küvözde kalan ikizlerime yetme çabalarımın yanında,neredeyse ziyarete gelen her misafirin emzirme konusundaki dırdırları gına gelmişti artık.Halen laf ediyorlar,neden emzirmedim diye! Süt makinesiyle 7-8 ay vermeye çalıştım ama nafile.meme alması lazımmış bebeğin.iki çocuğa sütümün yetmediğini, biyolojik nedenlerle meme veremediğimi anlatamadım.Üni dr da dahil anlamadılar yaaa,sinirden çok ağladım 🙁

  2. Bu kendi kendini yeme durumu ancak bu kadar sade ve basit anlatılabilirdi. Kızım bir yaşında ve ben şimdiden basladim kendimi yargılamaya.. ohh be okudum rahatladım evet ben de insanım ve hata yapabilirim teşekkür ederim

  3. Evet yaa, çocuğa bakıp “Ayy bakamamışsın sen buna annesi, ne kadar da zayıf! Bak bizim haminnenin torununa. Elleri kolları bığır bığır. Maşşallah, maşşallah!” demek suretiyle kendi hayatını riske edenlere ne demeli?

Leave a Reply