KALEV İlkokulu’nun kuruluş hikayesi – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

KALEV İlkokulu’nun kuruluş hikayesi

Okul seçimi zor bir süreç. Anaokulu da öyle, ilkokul da. Blogda çok paylaştım, gezdiğim okulları tek tek yazdım. Başınızı çok ağrıttım bu konuda. Neye göre, nasıl karar verdiğimizi de anlattım.

Hatta okula karar verdiğimizde yeniden detaylı yazmıştım. Buradan  okuyabilirsiniz. Biz seçimimizi KALEV’den yana yaptık. Irmak mutlu, biz mutlu. Okula severek gitmesi benim için en önemli faktör. Bana okullarla ilgili o kadar çok zoru geliyor ki. Hele ki “bizim” okulla ilgili. Bizim diyorum, çünkü ben de Irmak kadar seviyorum. Hani bu “yemeğimizi yedik, çişimizi yaptık” gibi bir “bizim” değil yani. Bu kadar çok soru geldiği için ben de geçen hafta, KALEV Kurucu Temsilcisi Sibel Mutlu Küpeli ile bir röportaj yapmıştım. İşte sorduklarım…

3

Siz de KAL mezunusunuz? En başından beri bu kadar aktif misiniz?

Evet, Kadıköy Anadolu Lisesi mezunuyum, okulumdan ve Kadıköy Maarif camiasından hiç uzak kalmadım, kalamadım… Her anlamda yaşadım Kadıköy Maarif’i; öğrenci oldum, mezun oldum, veli oldum… Ne mutlu bana ki; oğlumun mezuniyet heyecanını da o bahçede, o merdivenlerde yaşadım… Profesyonel iş yaşamımın yanı sıra gerek Mezunlar Derneği’nde ve gerekse vakıfta hep gönüllü çalışmalarım devam etti, aktif görevler aldım. Şimdi de hem Kadıköy Anadolu Lisesi Eğitim Vakfı Genel Koordinatörlüğü ve hem de KALEV İlkokulu Kurucu Temsilciliği görevlerini üstlenmiş bulunuyorum.

Okulunuza bu kadar bağlı olma nedeniniz sizce nedir?

Kadıköy Maarif/Kadıköy Anadolu bir gelenektir… Gelenekten geleceğe bir köprüdür. Biz mezunların yaşamını, hayat görüşünü ve değerlerini şekillendiren, hangi dönem mezunu olursanız olun hem farklılıklara saygılı hem de aynı dili konuşabildiğiniz, aynı temel değerlere bağlı olduğunuzu bildiğiniz bir aidiyettir. Yaşamın ta kendisidir, lisedeki üniversitedir, birey olduğunuzu hissettiğiniz yerdir. Bir aşkın ömür boyu bir kalpte KAL’abilmesidir… Hangi yaşta olursanız olun o bahçeye girdiğinizde yüreğiniz titrer. Nitelikli eğitimcilerden aldığınız eğitimin önemini yaşamınızın her aşamasında hisseder ve bu şansı yakaladığınız için bu ülkeye bir borcunuz olduğunu düşünürsünüz. Ve bu borç sanırım ancak minik “Martı”ların, genç “Martı”ların yaşamlarına fark yaratmak üzere dokunmakla ödenebilir. En anlamlı farkı da eğitim alanında yaratabilirsiniz.

KALEV İlkokulu fikri ne zaman ortaya çıktı? Ne zaman hayata geçti?

Bir ilkokul açma fikri aslında yıllardır vakıf yönetimlerinin gündeminde olan bir hayal, bir hedefti  ama somut adım aşamasına gelinememişti.  Galiba birkaç kişinin gözünü karartıp, bu ideale inanması gerekiyordu. Bizler 2013 yılının sonbaharında hayali gerçek kılmak için camia destekli bir modelle yoğun bir çalışma başlattık. Tüm mezunlara. “Desteğiniz Fark Yaratacak” diyerek, bir bağış kampanyası ile yola çıktık. İlgi ve destek dalga dalga büyüdü, 2014 ilkbaharında binamızı bulmuş, proje ve inşaat çalışmalarına başlamıştık. Gerek bina bulma aşamasında ve gerekse projelendirme aşamasında konusunda uzman mezunlarımızın çok büyük desteğini gördük.  Elbette, bu yatırım ve bu yatırımın ilk 3-4 yıl idame ettirilmesi sadece bağışlarla değil, vakıf öz kaynakları ile de sağlanıyor. Geceli gündüzlü çok yoğun bir tempoda çalıştık. Bir yandan binayı eğitim öğretime hazır hale getirirken, bir yandan bürokratik işlemleri tamamlamak üzere yoğunlaştık. vakıf yönetimi ile birlikte projeye inanan, bu heyecanı paylaşan bir ekibin sinerjisiyle, yoğun çalışmasıyla oldu her şey.

Bu arada vakıf merkezinde eğitim kadrosunu oluşturmak için görüşmelere başladık. Aynı anda veli öğrenci görüşmelerini yine vakıf merkez ofisinde yaptık. Eğitim içeriği denenmemiş ve henüz kaba inşaat halinde bir bina ile kendimizi, ideallerimizi, eğitim anlayışımızı anlattık. Gerçekten hayal etmekle, inanmakla başlıyor her şey… Bizler KALEV İlkokulu’na çok inanmıştık. Gerek eğitim kadromuza ve gerekse ilk yıl bize kayıt yaptıran 12 velimize bizimle aynı heyecanı paylaştıkları, bize inandıkları ve güvendikleri için sonsuz müteşekkiriz. Okulun açılacağı son hafta halen binada ustalar çalışıyordu ve velilerimiz her gün uğrayıp bitecek mi endişelerini gidermeye çalışıyorlardı.

Ve bitti… Prensip olarak ara sınıfa öğrenci almamaya karar verdiğimiz için 16 Eylül 2014 günü sadece anasınıfına kaydolan 12 öğrencimiz ve 10 öğretmenimizle 2014-15 eğitim dönemine başlamış olduk. Bu arada tabii ki çok özel bir teşekkür de “12 Minik Martı”ya… Çünkü PDR görüşmelerini bile vakıf merkezinde renksiz bir ofis odasında yaptılar ama yine de bu nasıl okul deyip bizden vazgeçmediler.

Tam bir yılda bir ideal, bir rüya gerçek oldu…  Ülkemizin bugünü ve yarınlarına ilişkin ortak ideallerimiz, isteklerimiz ve kaygılarımızla sahip çıkarak, çok kısa sürede kalıcı bir esere dönüşen KALEV İlkokulu hep birlikte yapabildiklerimizin en güzel örneği oldu. Öğrencilerimiz “Martı” olmaktan çok mutlular. Onlardaki aidiyet duygusunun her gün güçleniyor olması ise bizler için çok anlamlı.

Üçüncü eğitim dönemine başladığımız şu günlerde hâlâ okulun kapısından her girişimde bambaşka duygular yaşıyorum, çocuklarımızın cıvıl cıvıl seslerini duymak inanılmaz bir haz veriyor. Açılış günlerinde, özel günlerde, yılsonu gösterilerinde muhtemelen veli ve öğrencilerimiz hep gözleri nemli bir Kurucu Temsilcisi görüyorlar. Bir eğitim kurumunu yoktan var edebilmenin mutluluğu diyebilirim buna…  Richard Bach’ın kitabında Martı Jonathan Livingston’ın dediği gibi “Ne yaptığını biliyorsan, her zaman başarırsın” …

Hedefiniz nedir? Okulun vizyon ve misyonunu anlatır mısınız? Eğitimde sizce en önemli 5 şey nedir?

Hedefimiz, okulumuzda aldığımız nitelikli ve ayrıcalıklı eğitimi, Kadıköy Maarif geleneğinden gelen köklü eğitim kültürümüzü, ilkokul çağındaki çocuklarla tanıştırmak.

Bakış açımız; çocuklarımızın; Cumhuriyet temel ilke ve değerlerine bağlı, akılcı, sağduyulu, özgüven sahibi, düşünen, sorgulayan, kendi iç yaratıcılığını harekete geçirebilen, farklı düşünce ve inançlara saygılı, insan ilişkilerinde cinsiyet, ırk, din, dil farkı gözetmeyen, gelişime açık, bilgiyi üreten ve kullanabilen bireyler olarak yetişmelerine katkıda bulunacak şartları oluşturmak.

Çağın gereklerine uygun, teknolojik ve bilimsel gelişmeleri takip eden ve uygulayan nitelikli ve sosyal, kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetlerle de desteklenen ve tamamlanan nitelikli bir eğitim hizmetinin sunulabilmesini amaç edindik.

Öncelikle çocukluğa saygı duymak gerek… Çocukluk insanoğlunun en yaratıcı, en bilge, en şiirsel ve en doğal hali… Çocuğu iyi tanımak ve onu kendi gerçeğiyle kabul etmek gerekiyor.

İkinci olarak keyifle okula gelmenin başarının anahtarı olduğunu düşünüyorum. Çocukları yetişkinlerden ayıran, sınırsız keyif alma kapasiteleri… Çocukların öğrenmekten duydukları doğal hazzı geliştirmelerini desteklemek önemli. Sir Ken Robinson’ın dediği gibi “Eğitim, süreci talimatlarla yönetmek değil, ilham vermek, merak uyandırmak, öğrenmeyi kolaylaştırmaktır.”

Eğitimin temel amaçlarından biri çocuğun kendini tanımasına ve kendini fark etmesine yardımcı olmak olmalı. En önemli başarı çocuğun kendi potansiyelini gerçekleştirmeyi başarması… Çocuklar anne babaların endişelerinden, kaygılarından, toplumun önyargılarından, kalıplarından etkilenmeden, “kendileri olarak” yetişkin bireyler olmalılar.

Çocuk deneyimlerse, o bilgi ona ait olur ve öğrenme gerçekleşir.

Ve tabii ki; en önemlisi de fark yaratacak eğitmenler…

Vakıf ne kadar aktif?

KALEV, bir eğitim vakfı olarak sadece ilkokul işletmeciliği amacı ile kurulmuş bir vakıf değil. Öncelikli olarak, bir devlet okulu olan ve bizleri yetiştiren yuvamız Kadıköy Anadolu’nun ihtiyaçlarına, oradaki öğrencilere gönüllü destek olmak, kaynak sağlamak hedefleri ile çalışmalarını sürdürüyor. KALEV’in her türlü faaliyetlerinden elde ettiği gelirin en az % 80’i eğitim amaçlarına uygun olarak geri aktarılmak zorunda. İlkokul dışında, İngilizce kurslarımız, bağış gelirlerimiz, proje bazlı gelirlerimiz de var. Köklü bir Camianın eğitim Vakfı olarak KALEV aynı zamanda kamuoyu ve Milli Eğitim nezdinde de çeşitli çalışmalar yapıyor, bilimsel akademik öneriler ve destekler sağlıyor.

İlkokul anlamında ise, KALEV ilkokulu bir Vakıf ilkokulu. İlkokulumuzda, eğitimin ve işleyişin her noktasında bunu hissedebilirsiniz zaten. Eğitim, öğrenci ve öğretmen kavramları bizim Vakıf ilkokulumuzda hep önde olan kavramlardır. Vakfımızın amaçları, Kadıköy Maarif Camiasının ortak kültürü ve gelenekleri öncelikli vurgularımız ve esaslarımızdır.

Sizce velilerin sizi tercih etme nedenleri nedir?

Vakıf okulu olmamız ve Kadıköy Anadolu/Kadıköy Maarif’in bilinen eğitim kültürü öncelikle bizi tanımak ve bilgi almak için gelme sebepleri sanırım. Okulumuzu ve eğitim anlayışımızı anlattıktan sonra ise samimiyetimiz, açık sözlülüğümüz, dürüstlüğümüz, eğitim anlayışımızın özünü teşkil eden çocuk sevgimiz ve çocukluğa olan saygımız ve şeffaflığımız tercih sebebi oluyor diye düşünüyorum. Hele ki yakın çevrelerinde bizim minik Martı’larımızdan biri var ise, yaşıtlarının arasında fark ediliyor olması, özgüveni, ana dilini ve İngilizceyi iyi kullanıyor ve konuşabiliyor olması ve her şeyden önemlisi mutlu bir çocukluk yaşıyor ve okula keyifle geliyor olması velilerin başlıca seçim sebepleri.

Diğer okullardan farklı görüyor musunuz kendinizi?

Bugünün çocuklarını dünün yöntemleri ile eğitemeyiz. Geleceğe yönelik nitelikli insan yetiştirmenin artık sıradan yöntem ve stratejilerle olamayacağını ve 21. Yüzyıl becerileri ile donatılmış yeni nesil bireylerin yetiştirilmesi için disiplinler arası etkileşimin önemini biliyoruz.

Akademik programımızı hazırlarken, ülkemizdeki tüm ilkokullar için geçerli ulusal eğitim uygulamalarını esas alarak, birçok teknik ve yöntemden yararlanıyor, tek bir disipline bağlı yaklaşımlardan kaçınıyoruz… Uluslararası kabul görmüş yetkinlik/kazanım temalarına ve Maarif Geleneği’ne göre uyarlayarak “Fark Yaratan Bireyler” yetiştirmeyi hedefliyoruz…

Anasınıfından itibaren yabancı dil dersleri ve uygulamalı derslerin branş öğretmenlerimiz tarafından işlenmesinin kendi alanında uzmanlaşmış eğitmenlerden eğitim almalarının yanı sıra çocuklarımızın okulun sosyal ortamında kendilerini daha güçlü hissetmeleri için destekleyici olduğunu düşünüyoruz.

Öğrencilerimizin yeteneklerini, bireysel özelliklerini, öğrenme tarzlarını eğitim-öğretim sürecinin her aşamasında ve hatta öğrenme ortamlarımızı tasarlarken göz önünde bulunduruyoruz.

Hepimizin endişesi eğitim sisteminde “çocukların yaratıcılıkları”nın köreltilmesi. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Okul olarak ne yapıyorsunuz?

Az önce de vurguladığım gibi çocukluk insanoğlunun en yaratıcı, en bilge, en şiirsel ve en doğal hali… Çocuğu iyi tanımak ve onu kendi gerçeğiyle kabul etmek gerekiyor. Çünkü her biri içinde kendine özgü renkler taşıyor… Renkleri soldurmadan, sıradanlaştırmadan parlatmak gerek… Her çocuk çok özel…

Açık söylemek gerekirse bazen bu anlamda velilerimizle, çocuklarımızla yaptığımız çalışmalardan daha uzun ve zorlu bir süreç yaşayabiliyoruz. Ama bizim için asıl olan çocuklarımız ve onlar için en iyi ne ise onu yapmak zorundayız. Bazı eğitim sistemleri ve anne babalar kendi yaşanmışlıkları ve istekleri doğrultusunda aslında çocuklar için uygun olmayan seçimleri önemli kılıp tüm ailenin yaşamını kontrol edecek boyuta getirebiliyorlar. Çocuklara doğal olmayan bu kaygılar yansıtıldığında onların özünde oldukları durumu biçimlendirip, kendileri olmaları engellenmiş ve mevcut realiteye uygun hale getirilmiş ve sıradanlaşmış oluyorlar. Özvarlıklarında oldukları şeyin güzelliği ve özelliği kalmıyor.

Kendilerine ve farklılıklara saygılı, okul iklimini birlikte belirleyebilen, yargısız, bilinen düzenin sınırlamalarından, kaygılarından arınmış çocukların yaratıcılıkları körelmeyecektir. Çocuğu kendi gerçeği ile kabul ettiğimiz okul ortamımızda bilgiyi kabullenmek yerine soru sorabildikleri, olasılıklara açık ve her zaman seçim alanları olduğundan yaratıcılıkları desteklenmektedir.

Üst yönetim de hep KAL… Diğer vakıf okullarında olmayan bir şey… Bunu anlatabilir misiniz?

Evet, bu konuda çok hassas davrandık. Biz çocuklarımızı ayakları yere basan, problemlerle başa çıkabilen, özgüven sahibi bireyler olarak yetiştirmek, yaşama hazırlamak istiyoruz… Bunu da ancak Kadıköy Maarif Kültürünü bilen bir üst yönetimle yapabileceğimize inandığımız için böyle bir seçim yaptık.

KAL mezunu öğretmenler de var.  Ne hissediyorsunuz bu konuda? Özellikle mi seçildi, tesadüf mü?

KAL mezunu öğretmenlerin bizlerle olmasını önemsiyoruz tabii ki. Bir Camia Okulu olarak camiadan yetişmiş öğretmenlerin varlığı önemli. Ancak, KAL mezunu olmaları burada çalışmaları için tek ve yeterli gerekçe değil. Onlar da tıpkı diğer öğretmenlerimiz gibi mesleklerinde en iyiler arasında oldukları için ve burada çalışmak için başvuru yapıp seçme sürecini başarı ile geçtikleri için bizimle.

Öğretmenleri işe alırken en önemli kriterleriniz nedir? Genç ya da orta yaş üst olmaları sizce önemli mi?

Yeni kurulmuş bir okul olmamıza rağmen her yıl 200 ün üzerinde öğretmen bizimle çalışmak için başvuruyor. Bu bizim açımızdan memnuniyet verici. Kadro oluştururken her öğretmenimizle iki ya da üç farklı görüşme yapıyoruz. Yaş ya da tecrübe önemli ama bizim öncelikli kriterimiz değil. KALEV amaçlarına ve duruşuna uygun bir bakış açısının yanısıra, yeniliklere açık, kendini sürekli geliştiren, mesleklerinin dışında farklı ilgi alanları da olan, ezberden uzak, ilham veren, merak uyandıran, öğrenme sürecini çocuklarla birlikte şekillendirebilen, öğreticiliğin ötesinde, araştırmalarıyla bilginin üreticisi olmalarını, öğrenme ortamları oluşturmalarını önemsiyoruz.

Bizim öğretmenlerimiz kendilerini değerli hissetmeliler, mutlu olmalılar ki çocuklarımıza da kendilerini değerli hissettikleri, mutlu oldukları bir kültür yaratabilsinler

Özel olmasına rağmen Kadıköy Anadolu Lisesi’ne geçiş hakkı var mı?

Bugün için maalesef böyle bir olanak yok.

Neden özel okul? Yine maarif olup devam edilebilirdi eleştirileri alıyor musunuz?

Bu tür eleştiriler almıyoruz. Sonuçta özel okul olmasaydık ta Kadıköy Anadolu’ya devam olanağı olamayacaktı zaten.  Kadıköy Anadolu’nun ilk ve orta kısmı olmadığı için bizim girişimimiz büyük destek gördü aslında.

Şu an kaç öğretmen, kaç öğrenci var?

Anasınıfı, 1 ve 2. Sınıf olarak 77 öğrencimiz ve okul idarecilerimizle birlikte 20 öğretmenimiz var.

Ortaokul açacak mısınız?

Tabii ki açacağız… 2019-20 eğitim döneminde, yani öğrencilerimiz 4. Sınıfı bitirip 5. Sınıfa başladıkları yıl ortaokulumuz hazır olacak. Şimdi sıra ortaokulda…

Okul öncesi yaş için okul planlarınız var mı?

36-54 ay arası çok fazla talep geliyor. Bu konuyu değerlendiriyoruz. 2017 yılı içerisinde okul öncesini açmak üzere girişimimiz olabilir.

Tüm mezunlardan destek alıyor musunuz?

KALEV İlkokulu açılmadan önce, bağış kampanyası sürecinde birçok mezunumuzun desteği ile camia destekli bir model oluşturduk. Ancak tabii ki destek konusunu çok boyutlu değerlendirmek lazım. Kendilerine ulaşıp talepte bulunduğumuzda mezunlarımız kendi uzmanlık alanlarında verebilecekleri her türlü desteği veriyorlar. Akademik Kurulumuz, projelendirme ve uygulama aşamasında destek veren mimarımız, bina arayış aşamasında emlak danışmanımız, minik Martı’ların eğitim programları kapsamında sohbete gelen doktor, edebiyatçı, müzisyen vb. gibi konuklarımız hep mezunlardan oluşuyor.

Neden Kadıköy’de değil de Ataşehir’desiniz?

Okul binası arayışına girdiğimizde öncelikle Kadıköy bölgesine baktık tabii ki… Ancak hem iç mekanları eğitim anlayışımızla örtüşecek büyüklükte ve hem de bahçesi olan bir binayı Kadıköy’de bulamadık maalesef.

Fiyat politikanız neye göre belirleniyor? 2017 fiyatları nasıl olacak? Kayıtlar başladı mı?

Vakıf okullarının, bizim gibi köklü camia okullarının genel ücret politikası skalasında fiyatlarımızı ortalarda konumlandırmayı seçtik. İlk günden beri velilerimize yıllık ücret artışlarının yüzde 10 olabileceğini ifade ediyoruz. 2017 fiyatlarımızı henüz belirleyip, açıklamadık ancak dediğim gibi artış yüzde 10 civarında olacaktır. Şu an bizi arayan, okulumuza ziyarete gelen veli adaylarımızla görüşmelerimiz devam ediyor; yoğun bir ilgi var. Yılbaşında erken kayıt dönemine başlıyor ve de tanıtım toplantısı takvimini duyuruyor olacağız.

Ara dönemde de öğrenci kabul edecek misiniz?

Öğrencimiz olmayan sınıflara öğrenci kabul etmiyoruz, yani ara sınıflara öğrenci almıyoruz. Vakfımızın almış olduğu karar doğrultusunda ağırlıklı olarak kendi eğitim sistemimizde başlayan öğrencilerle devam ediyoruz. Bu yıl anasınıfı, 1 ve 2. sınıflarımız var, gelecek yıl 3. sınıfı açıyor olacağız.

 

bahce1

1-sinif-1

2-sinif

Leave a Reply