Müdahaleci bir eşle baş etmenin yolları - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Müdahaleci bir eşle baş etmenin yolları

Geçen gün “evliliğin sırrı var mı” diye yazmıştım, söylemiştim de bu işe bir el atacağımı. İşte… Bir süre Uzman Psikolog Yeşim Altuncu bize evlilikle ilgili yazılar hazırlayacak. Belki soruları da cevaplar. Başka planlarım da var. Sözü uzatmıyorum, kendisine bırakıyorum. İlk konu: Müdahaleci bir eşle yaşamak….

Birçok kişi için evliliği yürütmek, çocukları ve eşi idare etmek yönetemedikleri bir stres kaynağı haline gelebilir. Çünkü, kişiler güvende hissedebilmek için kontrol etmenin gerekli olduğuna inanırlar. Karşılıklı güvenin kurulamadığı durumlarda, güveni tazeleyecek mekanizmalara ihtiyaç duyulur. Kimi zaman bir yara bandı kadar etkili olan bu çözümler, bazen öfkeye ya da hayal kırıklığına dönüşebilir. Bunların sonucu olarak, tükenme belirtileri, uzun süreli anlaşmazlıkların yaşandığı evliliklerde görülebilir.

Tükenme davranışını en fazla arttıran etmenlerden bir tanesi de her şeye müdahale eden eştir. Genelde her şey konusunda fikri olan eşler, bir görev insanı olarak da “gözüm üstünde” mesajı verebilir. Bazı zamanlarda bu mesaj o kadar güçlüdür ki müdahale edilen kişi, eşinin sürekli kendini izlediğini hissedebilir. Genelde kontrol edilenin her davranışı hatalı ve düzeltilmesi gerekir. Nasıl hissetmesi ya da hissetmemesi sürekli söylenmelidir. Kontrol edene göre bazı davranışlar, duygu ve düşünceler yanlıştır ve doğru tek bir şekilde olur.

Kontrol eden kişiler genelde cümleye bence senin ihtiyacın ya da yapman gereken diye başlarlar. Kendi kafalarına göre uymayan her şey yanlıştır. Evliliğin ilk yıllarında o kadar rahatsız etmeyen, hatta güven yaratan bu tutum zaman içinde dayanılmaz bir hal alabilir. Genelde tüm bunları yaparken müdahaleci değil, sadece doğru olmasını isteyen bir insan görünümündedirler. Dolayısıyla, yaptıkları davranışın etkisi üzerine bir fikirleri yoktur.

Bu durum karşısında evliliğin ilk yıllarında sakin ve sabırlı olan eş, zamanla mutsuz ve huzursuz bir insana dönüşebilir. En ufak yorumu bile kaldıramıyor hale gelebilir.

Eşim müdahaleci mi?

Aşağıdaki soruların dört ya da fazlasını sürekli ve bazen olarak cevaplıyorsanız testi geçtiniz, geçmiş olsun.

1. Sürekli kafanızda onun sesini neyin doğru ya da yanlış olduğunu duyuyor musunuz?  
2. O bir şeye tepki verebilir diye sizi mutlu edecek şeylerden kaçınıyor musunuz?  
3. Sizin için en iyisini o mu biliyor?  
4. Her şeyi yanlış yaptığınıza dair bir duygunuz var mı?  
5. Yaptığı yorumları dayanılmaz buluyor musunuz?  
6. Anlık kararlar vermek yerine görülmez kural ve standartlara uyduğunuzu hissediyor musunuz?  
7. Sabit fikirli mi?  
8. O hep haklı mı?  

 

Uygulayabileceğiniz beş yöntem:

  1. Asla ikna etmeye çalışmayın

Genelde sabırlı eşler, çeşitli şekillerde eşlerinin hareket ve davranışlarının mantıksız olabileceğine inandırmaya çalışırlar. Bu çözümdeki en önemli hata, yaptığınız şeyi hatalı olduğundan çok onun hatalı ALGILADIĞIDIR. Algı, kişiye bağlı değişebilir ama eşiniz bunu evrensel bir gerçeklik olarak sunarak size yetersiz hissettirebilir. Fikrine saygı duyun, fakat algısal olduğunun farkında olun. Unutmayın, diyeceğiniz hiç bir şey onu ikna edemez ya da kısa süre sonra yeni bir konu bulacaktır.

  1. Öz güveninizi koruyun

Fikirlerinizi bazen çevrenizdeki farklı insanlarla paylaşmak, sürekli eşinizle birlikteyken yanlış hissettiğiniz duygusunu azaltacaktır. Bu da özgüveni olumlu etkiler.

  1. Sınır koyun

Sürekli ve sonu gelmez benzer tartışmaların yapıldığı bir ortamda yaşıyorsanız. Olayın geneline dikkat çekin. Kısa ve net konuşun. Kelimeleri değiştirmeyin. Cümle eklemeyin ve çıkarmayın.

  1. Gözlem yapın

Sonu gelmeyen tartışmaların bazen kendi içinde bir ritmi olabilir. Bunu yakalamaya çalışın. İşte bazı şeylerin ters gitmesi, ya da evde başarısızlık olarak algılanan bir aksaklık buna neden oluyor mu, farkedin. Sadece, mutlu ve huzurlu olmanız bile karşınızdaki  kişinin davranışlarının alevlenmesine neden olabilir.

  1. Tercih yapın

Unutmayın hiç bir evlilik kader değildir. Bazen en olumsuz olduğunuz durumlarda bile karar almak rahatlatıcı olabilir. Bazen görünmez duvarlarla, toplumsal kurallarıyla çevrili olmak karar almayı zorlaştırır. Ne oranda çevre baskısı size alacağınız kararları etkiliyor, bunu fark etmeye çalışın. Çünkü, yaşadığınız şeyleri açıklayabilmek ya da ifade edebilmek çok zor olabilir. Çevrenizdekilerin fikirleri sizden bağımsızdır. Bunları kontrol edemezsiniz. Değiştiremezsiniz.

2 comments

  1. Ahhahhh keşke bir de kolay uygulanabilse birşeyler, hep senden gitmese,nerdeeee 🙂 elinize sağlık yine çok tatlış bi yazı olmuş, sevgilerimle…

Leave a Reply