Anneler itiraf ediyor – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Anneler itiraf ediyor

Birkaç yabancı site var bakmaktan keyif aldığım. Dün gece dolanırken aslında uzun zamandır orada duran ama daha önce fark etmediğim bir yazıya rastladım. Başlığı “kulağa korkunç gelen anne itirafları”…

Örneğin birinde şu yazıyor: “Annenin içeride işi var canım. Hemen döneceğim.”  Bu ne demek? Yarım saat ortalıkta yokum. Telefonuma bakacağım, mesajlaşacağım, uzun bir banyo yapacağım, makyaj yapabilirim… Bunu hep söylüyorum çünkü sonunda kendim için bir şeyler yapıyorum.

Bir diğeri şöyle: “İki gün üst üste aynı çorapları giydirdim.” Çamaşır yıkayamamış ve iki gün çocuk aynı çorapla okula gitmiş. Hayır, korktuğu gibi olmamış da. Diyor ki: “Demek ki daha sok yapabilirim bunu.”

İşte bir diğeri bezi bırakırken çocuğu her gece atına kaçırınca gece bezi taktığını yazıyor.

Bana göre, bunlar çok samimi, zararsız itiraflar. Hatta itiraf edilecek şey de değiller.

Peki neden itiraf diyoruz? Çünkü bence çoğu anne birisine çocuğuna hazır yemek verdiğini söyleyemiyor, çünkü tuvalet eğitimi sırasında sorun yaşasa ayıplanıyor, çocuğu elinde çikolata ile görenler sanki kendileri mis gibi besleniyormuş gibi bir kamyon laf ediyor. Aşısını unutan bir anne kimseye söyleyemiyor. Antibiyotik saati geçse ve ağzından kaçırsan sorumsuz oluyorsun.

Biz hazırız birbirimizi taşlamaya. Böyle her an saldıracakmış gibi bekliyoruz. Biri çıksa ve “evet itiraf edeyim ben de şunu yaptım” dese herkes anlatacak sanki. Yazmıştım. Bundan yıllar yıllar önce Arkın Irmak’ın biberonunu kaynar suyla yıkayacaktı. Yapmamış. Musluk suyuyla yıkamış kenara koymuş daha sonra kaynatmak için. Kenara, daha doğrusu temizken olması gereken yere konunca temiz sandım, ben de aldım hazırladım sütünü içirdim. Dedi “ben de yıkamamıştım.” Benim başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Sanki çocuk musluk suyu içti bir biberon ya da sanki bir şey oldu. Yıkanmış işte. Deli gibi çırpındım, yetmedi “dedim o zaman sen de musluk suyu içiyorsun” ve içirdim. Ve içti. Karşısında bir deli vardı çünkü. Komedi ile gerilim filmi arası sahneler yaşanıyordu. Çocuğun biberonu musluk suyu ile yıkanmış diye kadın kocasına bardak bardak musluk suyu içiriyor. Aklım mantığım almıyor. Hah bir de bu olay bana bir huy kazandırdı. Mesela gece kalktım diyelim. Su harici bir şey içtim. Makine de dolu. Bardağı tezgahta bırakmam, kirli olduğunu belli etmek için lavabonun içine koyarım. Hani sanki gece Irmak su isteyecek, Arkın dolaptan almayacak ve ilk gördüğü bardağı seçecek gibi. Hiç normal değil biliyorum. Ama bu işte.

Hadi bir itiraf daha. Şu anda bu yazıyı yatakta yazıyorum, Arkın ve Irmak yanımda uyuyorlar. Çünkü önce ben geldim bilgisayarımla, sonra Irmak uyandı yanıma geldi, sonra Arkın uyumaya karar verdi. Odaya kaçmıştım yalnız kalmak için, salon boş, biz yine üçümüz odadayız. Hadi bakalım. 🙂

Şimdi ben bunu söylediğim için deli oluyorum. Ama kimse anlatmıyor.

Yalnız bırakmayın beni. Hadi lütfen anlatın. Anlatalım birbirimize. Tek deli ben olamam. Yok mu itiraf edecek bir şey. Ama öyle bez bağladım, yok yalan söyledim odada kitap okudum gibi olmasın.

Bekliyorum…

 

 

 

7 comments

  1. mesela bende oyle titiz biri degilim oglumun kiyafetleri kirlenir hop hemen degistirmem yuzu gozu kirlenir cikolataa vs. yiyince hemen hop yikamam kirli gezsin ben onun kirli gorunen halini cok seviyorum hasta olur hemen surup falan filan icirmem eger agir degilse ki bilirim zaten kendi atlatsin isterim himm orayi elleme ona dokunma bunu yapma diyerek elimde islak mendil vs gezmem kirlensin kirlensin ki bagsikligi kuvvetlensin tuvalette cisini yapinca bazen elini yikamak istemez ozellikle kisin zorlamam ama yikamasi gerektigini anlatirim daha bi cok sey sayabilirim itiraf ediyorum biraz sabirsiz ve cabuk sinirlenen bi anneyim kizip bagirmalarim cok olmustur

  2. Ohooooo öyle çok şey var ki, hangi birinden başlayayım?! Son buluşumu yazayım, bu sıra malum gripten hepimiz kırılıyoruz, bizim evde de tam gaz gidiyor ve bazı enfeksiyonlarla da birleşince antibiyotik kullanmam gerekti. Antibiyotik bazen bağırsakları bozuyor ya, ha işte bende öyle bir durum olmasa da, bu genel kültür bilgisini sonuna dek kullanarak her tuvalete gidişimi bir şölene dönüştürüyorum, tam 5dk kalıyorum ve çekmeceye sakladığım kitabımı okuyorum! Hatta dün yüz maskesi yaptım! Düşünebiliyor musun, minnak duble çocuklu evde tuvalette tam 5 dk kalabilme lüksünü!!!

  3. Defalarca yapmamasını söylememe rağmen yere attığı kirli donunu 7 yaşındaki oğlumun kafasına geçirmişliğim var! Hayır mikrop kapmadı! Hayır bir daha yere atmadı;)

  4. Hihhhh bunlar itiraf mi ya ??? Sirac 2 yaşında idi tahminen. Çekyatta yatıyorum yanımda oynuyor, annem de var tabi. Bi anda ensemdeki saçı bir avuç tuttu. … okadar çok canım yandı ki küfür ediyorum bağırıyorum elinden tutuyorum yok bırakmıyor. Ve ben Sirac in 2 yaşında olduğunu unutup ya allah deyip tüm gücümle çaktım tokatı ağzına. Çocuk ne olduğunu anlamadı bi anda suratım da okkalı bir tokat bende anlamadım annemden gelen ce. Aman yarabbi ben ağladım Sirac ağladı … her aklıma gelişte yüreğim sızlar

  5. İtiraf ediyorum , parklarda bahçeler de çocuklarının üzerine titreyen bir anne görünce kendimi üvey anne (külkedisinin annesi ) hissediyorum

  6. Ek gıdaya başladık, ama öğün düzen falan hak getire bazı günler sadece memeyle gidiyoruz. Bazen vicdan yapıyorum. Öyle işte. Birde geceleri peşpeşe uyanırsa 5. Den snra babaya şutluyorum sn uyut ben yapamıyorum diyee

  7. Kizim babasina cok duskun. Geceleri aglayarak yanimiza geliyor, babasina sarilip beni itiyor. Oyle itiyor ki, yataktan uzaklasmak zorunda kaliyorum. Kanepede, bazen kizimin salincakli yataginda uyumaya calisiyorum. Ve itiraf ediyorum bazi geceler sinirimden agliyorum. Ya bir cocuk annesini bu kadar mi sevmez ya da babasini neden bu kadar cok sever ki????!!!

Leave a Reply