Bir evlilik hikayesi - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Bir evlilik hikayesi

Geçen hafta Uzman Psikolog Y. Altuncu’dan yazılar geleceğini söylemiştim. Hatta ilk konumuz  Müdahaleci Bir Eşle Başetmenin Yolları idi. İşte şimdi de bir evlilik hikayesini okuyacaksınız… Susuyorum. Söz işin uzmanında… Ama sonra kendi fikirlerimi yazacağım, dayanamam. 🙂

Yeni bir aile yeni bir eş

İnsan doğumuyla  birlikte sosyal bir sistemin bir parçası olarak doğar. Birilerinin ilk torunu, birilerinin tek çocuğu, ilişki kurtarıcısı ya da kardeş sağlığı için hayata gelmiş olabilir. Doğumdan önceki yazılan hikayeler gelecekte alın yazımız haline gelebilir. Bu durum, gelecekteki eş seçimimizi bile etkiler. “Eşim” hayatımızda ortaya çıktıktan sonra tüm taşlar yerine oturur ya da taş taş üstünde kalmayabilir. Bakalım neler değişir hayata ilk eş girdiğinde..

Kadının ya da erkeğin hayatındaki sosyal roller, evlenmesiyle yeni çıkan dişler gibi sıkışır. Evliliğin ilk yılların trafiği idare etmek kolay değildir. “Benim ailem kim?” sorusuna yanıt ilk sınavdır. Bazı insanlar yıllarca evli kaldıktan sonra esas ailelerinin kendi eşleri ve çocuklarından oluştuğunu fark edebilir. Örneğin, eşin her dediği soru işaretiyle karşılanabilir. Aile gelirinin çoğu eşin anne babasına aktarılabilir. Her bayram ve tatil eşin ailesiyle geçirmek bazı ailelerde uzun seneler aşılmaz bir kuraldır.

Baba olmak; evin erkeği olmak; anne olmak evin kadını olmak sorumluluk ister. Bazen bu sorumluluklar arasında dengeyi sağlamak kolay olmayabilir. Size yardımcı olabilecek bazı yöntemler;

  1. Asla Laf Taşımayın

İnsanlar genelde durumu algıladıkları şekilde olumlu ya da olumsuz tepki verebilir. Bu nedenle eşinize annenizle ilgili bir yorum yaptığınızda mesajın nereye gideceğini Allah bilir. Özellikle olumsuz bir yorum yaptığında, “esasında şöyle demek istemiştir…” yorumunun tek getirisi sanki oradaymış gibi eşinizi sizle tartışırken bulmaktır.

  1. Tarafları birbirine savunmayın

“Esasında demek istediği buydu” cümlesinin tek etkisi, eşinizde gelebilecek 10 soru olabilir. Unutmayın her 10 soruya verilecek cevap, bir 10 soru daha doğurur. Haklı olduğunuzu düşünmek sizi haklı yapmaz.

  1. Hızlı değişim beklemeyin

Bazen olayların anlaşılması, sizin tarafınızdan net olsa bile karşı taraf tarafından anlaşılması yıllar alabilir. Anlayacak diye beklemek yerine ben yavaş anlayan bir eşle nasıl başa çıkmalıyım, diye düşünün. Herkesin hayatın bazen kelimelere dökülmesi zor olan, görünmez bağlar bulunabilir.

  1. Sık Ağlamayın/Sık Bağırmayın

Duygusal tepkiler genelde iletişimin en güçlü olduğu, demeden dememizi sağlayan yöntemlerdir. Kritik olan çok kullanmanın aynı oranda olumsuz etki yaratması ve etkinliğinin hızla düşmesidir. Çünkü insanlar, ağladığını ya da ağlattığını, öfkelendiğini ve öfkelenildiğini hatırlar. Ne için yaptığımız kaybolur ve aynı sebepte sıklıkla anlaşmazlık yaşarız.

 

 

 

Görsel http://scottcountyclerk.com/marriage-license/ adresinden alınmıştır.

Leave a Reply