Kadınların vazgeçilmezi: Çanta – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Kadınların vazgeçilmezi: Çanta

Şimdi ben size aslında bayıldığım çanta modellerini anlatacak bir de indirim haberi vereceğim. Ancak bu çantaları benimle tanıştıran Arda’nın yaptıklarını anlatmadan, çantaların hikayelerini paylaşmadan önce ondan “baba olmak” hakkında istediğim yazıyı paylaşacağım. Sonra da çantaları anlatacağım.

Babalık ve ben

20’li yaşlarıma kadar “bu kadar insanın neden çocuğu var” diye düşünüp dururdum ve adeta çocuğu olanlar için üzülürdüm. Sonra ilk çocuğum 36 yaşımdayken dünyaya geldi. Adeta LPG’li bir araç gibiydi veya çakmak çaksan patlayacak boyutta sıkıntıları vardı. Sürekli ağlıyordu. İlk 18 ay boyunca ancak hep aralardaki gülümsemesi, ellerini uzatıp onu almamı istemeleri, onu her daim koruma ve kollama isteğim ile yaşadığımız hayata onu hazırlama içgüdüm beni başka boyutlara çekti. Düşünsene hayalimdeki araba, hayalimdeki macera, hayalimdeki tatil gibi cümleler değişip; “hayalimdeki ona vermem gereken doneler, hayalimdeki ona bırakmam gereken birikimler, hayalimdeki onu her mutlu edebilecek hal ve koruyacak ortam” halini aldı..

Bir de baktım aslında bir insan büyütülmüyor; aslında seninle geçireceği zamanın ve onun kendisine kalacak olan ‘kendi başına geçireceği’ zamanın temelleri atılıyor. Bu temeller hem evrensel, hem de mikro anlamda yapılandırılıyor. Sonra da bakıyorsun ve tüm devrelerin, elektrotların birbiriyle ne kadar uyumlu çalıştığına şahit oluyorsun.

Geceleri uykunu eksiksiz almak ve çok uzun süreler keyif yapıp uyumak isteyen “sen” bir anda “acaba üstünü açtı mı?” diye 3-4 kez başını okşayıp üzerini örtmek için yatak odasına gidiyorsun. Sırf yarına ve yarınlara daha sağlıklı ulaşsın diye… Kendin için harcamaya kıyamadığın tutarları onun için feda ediyorsun. İlk kez ‘feda’ kavramı sana mutluluk veriyor delicesine.

Akıllara zarar işlere girişiyorsun. Ailen ve geçmişini araştırıyor, düşünüyorsun. Önce müthiş bir hayranlık duyuyorsun anne-baba ikiline, sonrasında hatalarını bulmaya ve onları tekrarlamamaya dair tüm verileri zihninde güncelliyorsun.

Babişkom gibi kelimeler sana havyar tadında bir gün batımı resitali sunuyor. Hep ilkleri görüyorsun onun yaşadığı. Bu ilklerin bazılarına sen bile ilk kez şahit oluyorsun.

Bir dua geliyor akla her daim ‘Allah onu hep iyi insanlarla tanıştırsın’ diye… Susuyorsun… Bugüne kadar aldığın yaralar, açtığın yaralar, olumsuzluklar geliyor aklına o an dış aktör ve faktörlerden sebep… Sonra bir anda bir ses arkanda “Babişko parka gidecek miyiz???” işte o an başlarım endişesine diyorsun, kapıp onu çıkıyorsun dışarı 🙂

İkinci çocukta koruma, kollama gibi alışkanlıklarının OHAL durumları ortadan kalkıyor. Böylece sen de az yoruluyorsun aslında. Ağladığında, acıktığında yanına koşarken adımların daha da olgun atılıyor 5 sene önceye göre. Ağlayan bir çocuğu ondan daha yüksek bir ses çıkararak değil, aksine daha düşük bir ses tonu ile seni duyması için ancak ve ancak “ağlamasını durdurması” ipuçlarını ona vererek sakinleştiriyorsun. En güzel an ise 2 kardeş yanında hem kendilerine, hem de sana ve annelerine sarıldıklarında yaşanıyor.

Belki de sağlıklı bir çocuk gerçek bir aşk evliliğinin güzel meyvesi…  

Benim babalığım bu kadar :))) 

 

Bu duygusal yazıdan sonra “çanta ne alaka” demeyin. Anlatmam lazım. Arda Dedekoca ile ortak bir arkadaşımızın düğününde tanıştık. Sonra ortaya çıktı ki eşi ile zaten tanışıyormuşuz. Dünya çok küçük! O düğünde zaten kimleri gördüm kimleri… Her seferinde de hayret ettim. Arda ile konuşurken söz çocuklardan işe geldi. Bana çok değişik çantalar sattıklarını anlatınca merak ettim.  E haliyle ben bilgi alınca her zaman olduğu gibi size de anlatmak istedim. Ki yani söz konusu olan, çanta. Ayakkabı, hatta spor ayakkabıya aşırı düşkünüm kendimi bildim bileli. İşte son yıllarda buna çanta da eklendi. Ancak öyle klasik değil, farklı modelleri seviyorum. Tıpkı birazdan görecekleriniz gibi.

Fırsatınız olursa www.boncanta.com ve www.zet.com adreslerine bakın önce. Hatta fırsat yoksa da siz yaratın. 🙂 Modeller çok keyifli ve kullanışlı. Aslında tek tek inceleme fırsatım olmadığı için ben anlatamıyorum ürünleri. Arda’dan istedim açıklamasını. Ben ancak bu modeli anlatabilirim, ki özür dilerim, sonuncuyu aldım sanırım.  Öyle rahat ki, her yere benimle geliyor kendisi… Her zaman sırt çantası tercih eden biri olarak, toplantıya da gittim kendisiyle sahile yürüyüşe de. 🙂

Ah bir de not, çantaları en çok 25 – 45 yaş aralığı tercih ediyormuş. Allahım, üst sınıra daha yakınım! Yok ama, 45’ten sonra da bu tarzda ilerlemeye devam edeceğimi umuyorum!

Kanvas çantalar KAUKKO:

El yapımı, yıkanmış, organik pamuktan üretilmiş. Hepsi Hong Kong’ da imal ediliyor. Tasarım yeri olarak da İtalya, Kore ve Fransa ağırlıklı. Kanvas sırt çantalarının içinde laptop yerleştirme haznesi mevcut. Bir waterproof/su geçirmez yapı gibi yüzde 100 su geçirmez olmasalar da, size yağmura veya suya karşı belirli bir süre avantaj sağlıyor. Ayrıca kanvas çanta temizliği de basit. Ürünleri içi su dolu olan bir kaba (su ısısı soğuk veya ılık olmalı; bunun üzerine geçmemeli) yatırmak ve kabın içine 1 tatlı kaşığı kadar sirke koyup 4-5 saat beklemek yeterli.

Oxford kumaşlı ve aynı zamanda nano teknoloji ile üretilmiş çantalar QIA ve KAUKKO: 

Çoğu Avrupa ve ABD de son derece popüler olup suya yüzde 100 dayanıklı. Nano teknolojileri sayesinde çabuk silinebiliyor ve çamaşır makinesinde yıkanabiliyor. Çantalardan bazıları Grinin Elli Tonu filmi ve Colony dizisinde kullanılmış.

Deri çantalar CNOLES:

Cnoles aslında bir Fransız ailenin soyadı. Aile 1950’lerde Uzakdoğu’ya yerleşiyor. Çizimleri kendilerine ait olan bu çantaları, her modelin yıllık sadece 500 adedini el yapımı olarak üreterek tüketici beğenisine sunuyorlar. Bizim gibi butik tarzda çalışan işletmeler de yıl boyunca söz konusu ürünler için sıraya giriyor. Tamamı crazyhorse, timsah veya sığır üst tabaka derisidir. Başka bir deyişle A+ kategori deri kullanımı söz konusu. Kullanılan aksesuarları da son derece iddialı. Fermuar ve toka yapılarında altın ve gümüş kaplamalar ile titanyum kullanılmış.

Denim modelleri, MissSixty & Mansur Gavriel:

Mansur Gavriel için kısaca dünyaca ünlü, tasarım harikası çantalar dememiz yeterli olabilir. MissSixty de ise getirdiğimiz modellerde daha çok ‘modern ve yaratıcı’ kadını hedef aldık. MissSixty dünyanın en iyi denim üreticilerinden biri aslında. Bu kabiliyetlerini jean’lerine olduğu gibi çanta modellerine de yansıttıklarında harika tasarımlar ortaya çıkıyor. Fermuar ve denim kumaş ile ‘gül’ deseni yapmak buna en güzel örneklerden biri.

 

Şimdi işin sürprizine gelelim.   

www.boncanta.com üzerinden alışveriş yaparsanız yüzde 5 ekstra bir indirimimiz var. İndirim kodu: 123654

Her ürün yanında mutlaka bir hediyesi ile geliyor. 🙂

Ancak bazı çantalar da sadece zet.com adresinde satılıyor.

 

Konu ne kadar dağıldı değil mi?

Ancak hazır bir baba yakalamışken duygularını sormadan olmazdı. Çanta dedim, babalık dedim, dedim de dedim. Derken de yeni bir çanta gözüme kestirdim. Peki siz hangi çantayı daha çok beğendiniz? Ve ne olacak bu ayakkabı/çanta sevdamız? 🙂

Leave a Reply