Sevgili teyze… – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Sevgili teyze…

lahana

Sevgili tanımadığım teyze

Irmak 3 yaşına kadar taneli yemeyi reddettiği, yediğinde de kustuğu için ben ona karışım hazırlıyordum.  Kahvaltıda sütü, ekmeği, pekmezi, yumurtayı karıştırıp veriyordum, sonra çorbasına ekmeği doğrayıp rondodan geçiriyordum, sen de bana “çocuğun damak zevki olmayacak” diyordun ya… Demin Irmak’a okuldan sonra yemesi için salata hazırlarken aklıma geldin birden. Sen beni hatırlamazsın, ama ben seni hiç unutmadım. Sanırım Irmak 2 yaşındaydı, bir restoranda evden getirdiğim karışım orbayı yediriyordum. Sen bakıp “kussa da yedireceksin, damak tadı olmayacak çocuğun, yazık” demiştin. Ben sana sormadan. Fikrini almadan. Çok üzülmüştüm sen gittikten sonra. Çok ağlamıştım. (Lohusalığım uzun sürdü, ağlamam ondan olabilir bak…)

Bak sonra neler oldu anlatayım sana.

Dişlerini çıkarmayı tamamladığı zaman taneli yemeye başladı. Sivri biberle başladı, benim yaptığım yufka cipsiyle. Sonra köfteye geçti. Bir süre biber, köfte ve tost yedi. Sonra diğerlerini de tatmaya başladı… Kaburgayı çok sevdi mesela. Bu süreç uzun sürdü ama sıkmayayım seni teyzecim. Hadi bunları geçtim, damak zevki benden kuvvetli. Ben, yemek zorunda olduğum için yerim, eşim de keyif alır. Irmak, babasına çekti anlayacağın.

Taze soğanı yağsız, limonsuz, kırmızı lahanayı sirkesiz yemez. Yoğurduna çörek otu döker, dereotu sever. Mantısı domates soslu olmalı (Bir gün gittiğimiz restoranda yemişti, o günden beri öyle istiyor), yoğurdu sarımsaklı. Eti hardalsız yemez. Hamsi ve somon sever, sulu yemeklerine çok az pul biber döker (birkaç tane). Ve yemekleri asla karıştırmaz. Kuru fasulye bir tabakta, pilav başka tabakta yoğurdu kasede sever. Sulu yemekleri asla karıştırmaz yani pilavla. Turp sever, elma gibi yer. Hafif acı rokayı sever. Yemeklere nane, kekik döker. Bunları benden görmedi. Babasından gördü, ama öyle sever. Hatta inanamazsın ama en sevdiği yemeklerden biri kapuska. Annem yapıyor, okulda çıkıyor… Bir de ben evde de pişirsem tam olacak! Kuru soğanı da sumakla yoğrulduğu zaman avuç avuç yiyor. Meyve sevmez ama. Muz ve yumurtaya dokunamıyor, yiyenin yanında oturmuyor. Kayısı ve şeftaliyi de görmek bile istemiyor. Domates asla yemiyor. Dondurmayı da sadece sade seviyor. İlginç kişilik kendisi. Yoğurdu da 3,5 yaşına kadar yemedi, sonra sevdi. Ha bu arada süt de içmez. İçene bakamaz…

İşte sen damak tadı olmaz diyordun ya, belirteyim dedim. Karışım yemesi, çiğnemeden yutmasına neden olur deseydin, hak verirdim. Bir tek mantıyı öyle yemek istiyor, durdurmaya çalışıyorum ben de…

Saygılarımla

4 comments

  1. Yani ne desem az! İçime su serpti yazdıklarınız. Ben 2,5 yaşına kadar taneli yememişim. Kızım 2 yaşında ve hala biryere giderken blender yanımızdan eksik olmuyor. Hayal meyal o çiğneyip yutamama hissini hatırlıyorum. Ödüm patlardı dışarıda bir yerde yemek zorunda kalacağım diye. O hissin beterliğini, ağzımda büyüyen lokmaların nasıl nefesimi kestiğini hatırladığım için de kızımı zorlamıyorum. Biraz biraz birşeyler tadıyor, karnını doyuracak kadar olmasa da tadımdan fazlasını yediği de olabiliyor. Aynen o teyze gibi yorumlar yapan insanlar, hatta doktorlar var. Hatta bir doktor, bu şekilde yedirirsem obezite riski olabileceğini bile söyledi. Halbuki defalarca denedim. Öğütülünce hacmi azalan şeyleri daha az yiyerek doyuyor. Yani porsiyon büyüklüğü öğütülmemişse göre ölçülürse yeterli oluyor. Ben de Zaman Zaman bu duruma üzülsem de kızımı boş yere zorlarsam yemeğe küstürürüm diye düşündüğüm için akışına bıraktım. Hal böyle olunca yazınız bana pek bir iyi geldi. Teşekkür ediyorum ve hem size hem Irmak’a afiyet dolu günler diliyorum.

    1. Obezite riski yanlış değil bildiğim… Ama taneliye geçince zaten azalıyor porsiyon… 🙂 tesekkurler. Size de afiyet dolu günler

  2. Ya gerçekten de herkes çok biliyor. Ama en iyisini o çocuğun annesi bilir.
    Teyzeler siz işinize baksanıza!

Leave a Reply