Anne babalara 10 altın kural - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Anne babalara 10 altın kural

kural
Bizim cimcirik 3.5 yaşındayken…

Bazen gerçekten kendimden korkuyorum. Neden mi? Bir şeyi çok düşündüğüm zaman mutlaka karşıma çıkıyor. Ne zamandır Arkın’a “Irmak’a sürekli dostum demen doğru mu acaba” diye soruyordum. Her ne kadar kitaplara göre yaşayan bir anne olmasam da, hatta zaman zaman “çocuğunuza aşkım demeyin” diyen uzmanlara kendimce karşı çıksam da sürekli “dostum” demek mantıklı gelmiyordu.

Kaç gündür de buna ve kendimde gördüğüm bazı hatalara takmıştım ki, bugün gelen, aşağıda okuyacağınız bilgileri içeren e-mail aklıma düşen soru işaretlerine cevap oldu. Tabii yazıyı buraya koymadan önce anında Arkın’a forward ettiğimi tahmin edersiniz. Benim de hatalarım var. Örneğin freelance çalıştığım ve mail’lerimi sürekli kontrol etmek zorunda olduğum için telefonu zaman zaman oyun oynarken de elimden bırakmıyorum. Onu okuldan aldığım saatten sonra iş ile ilgili bir telefon geldiğinde konuşmak zorunda kalıyorum ve sıkıldığını biliyorum. Ancak neden konuşmak zorunda olduğumu açıklıyorum her seferinde. Neyse, bu yazı sonuçta sanki bizim için yazılmış gibi… Bazen insan yanlış yaptığını bilmesine rağmen bunu sürdürüyor ve bu yanlışı bir uzmandan duyunca duruyor ya, işte ben o modelim sanırım..

Uzman Hipnoterapist Gani Eser, anne babalar için çocuk iletişimine dair 10 altın kuralı yazmış. Buna göre:

Çocuklarınız arasında cinsiyet ayrımı yapmayın.

Doğu toplumları erkek çocuklara ayrıcalık tanıyor. Kız çocukları istenmediklerini düşünerek büyüyorlar. Bu algıyı yıkmak için eşit davranmayı öğrenmeliyiz. Aksi takdirde nesiller arası aktarım devam eder.

Çocuklarınızı birbirleriyle ve başka çocuklarla kıyaslamayın

Her biri farklı özelliklere sahip birer birey olan çocuklarımızı kardeşleri ile ve sosyal çevrelerindeki diğer çocuklarla karşılaştırmak, birini diğerinden üstün tutmak ruhlarını yaralar. Yetişkin bireyler olduklarında bile unutamayacakları travmalara neden olabilirsiniz. (Bunu yapmamaya öyle çok özen gösteriyorum ki…)

Onlarla bireysel vakit geçirin

Her biri için ayrı zaman dilimleri yaratın. Nasıl işinizde görüşmelerinizi randevu ile yapıyorsanız çocuklarınıza da bu imkanı tanıyın. Bu süreyi onların keyif aldığı etkinliklerle zenginleştirin.

Sizin yanınızda güvende ve özel hissetmelerini sağlayın

Onların seviyesine inin. Göz teması kurarken eğilin ya da çömelin. Gözleriniz onlarınkiyle aynı hizada olsun. Bu daha kolay iletişim kurmanızı sağlayacaktır. Genellikle dostum, arkadaşım gibi hitap biçimleri kafalarının karışmasına neden olacağı için oğlum ya da kızım demeyi tercih edin. (Her kelimeyi kullanıyoruz. Yukarıda da yazdığım gibi zaman zaman sevgilim, aşkım da çıkıyor ağzımızdan…)

Oyun oynarken öğretin ve tamamen onlarla olun

Cep telefonunuzu, tabletinizi kapatıp bir kenara koyun. Kendinizi tamamen çocuğunuza verin. Oynadığınız oyunlarla paylaşmayı, ekip olmayı, birlikte üretmenin hazzını öğretin. (Burada bende hata var. Oyun oynarken telefonu elimde almak zorunda kaldığım anlar oluyor. Her zaman değil ancak arada oluyor işte.)

Hata yapmalarına izin verin

Önemli olanının sonuç değil süreç olduğunu ve bir amaç için harekete geçmenin önemini anlamalarını sağlayın. Yaptıkları hatalar için eleştirmek yerine onlarla konuşun. Çabaları için takdir etmeyi ihmal etmeyin. (Hatta bazen ben de hata yapıyorum ve ona söylüyorum. “Hepimiz insanız ve hata yaparız, önemli lan bunu tekrarlamamak” diyorum.)

Düştüklerinde kaldırmayın ve yapabilecekleri işleri siz üstlenmeyin

Aksi takdirde her şeyi başkalarından beklemenin doğal olduğuna inanırlar. Yapabilecekleri işleri kendileri başardıkça ve düştükleri yerden kendileri kalkmayı öğrendikçe özgüvenleri artacaktır. (Biz şu giyinme işini çözemedik. Kendi kendine giyinmeyi reddediyor. Tişört çıkarırken zorlandığı için hâlâ ben giydiriyorum.)

Sorumluluk verin

Evcil hayvanınızın ya da çiçeklerinizin bakımı konusunda küçük sorumluklar verin. Yerine getirdikçe övgü dolu sözlerle ödüllendirin. İhmal ederse eleştirmeyin, tavır almayın. Yapması için yüreklendirin. (Balık alacağım, daha dün söz verdim.)

Sanatçı yönünü destekleyin

Yaptığı her resmi beğenin. Öğrendiği şarkıları söylemesi için destekleyin. Birlikte söyleyin. O yaratıcı yönünü kullanırken izleyin. Çocuklar bir şeyler yaparken ebeveynleri tarafından izlenmekten çok hoşlanırlar.

Sözlerinizi değil davranışlarınızı örnek aldıklarını bilin

Tutarlı olmak çocuk yetiştirmenin en önemli kuralıdır. Sözünüzle eyleminiz uyuşmuyorsa çocuğunuz size olan güvenini yitirir. Davranışlarınız onlara kılavuzluk edecektir. En önemli rol modelleri olduğunuzu unutmayın ve her davranışınızın taklit edildiğini bilin.

Leave a Reply