Anneler ne ister? - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Anneler ne ister?

Yılbaşı yaklaşıyor. Kampanyalar başladı. Anneler Günü’nde olduğu gibi  mücevher rekabeti yaşanıyor. Eşine al, annene al…

Neden sadece pırlanta? Neden sadece altın? Tamam. Takı güzel. Takmayı takıştırmayı seven biri olarak her türlüsünü severim de, neden sadece o?

Ben hediye istemiyorum. Maddi değeri bir şey değil, manevi değeri yüksek şeyler beklentim. Bence çoğu annenin de öyle. Tabii ki hediye alacağız birbirimize fakat işte dediğim gibi isteklerim çok başka. Bu aralar kafam çok yorgun. Boşa kürek çektiğimi hissediyorum her konuda. Hepsinde hem de. Kendimi motive etmek için çok çaba sarf ediyorum. Kapanan bir kapının ardından önce oturup bir güzel ağlıyor, sonra yenisi için mücadele ediyorum. Ve yoruluyorum. “Bırakmadığım” için yoruluyorum. Bırakırsam da “ben” olamayacağımı biliyorum.

31’imde anne oldum. 38 yaşımı yarıladım. İsteklerim aynı… Hepsini benim isteklerim olarak görmeyin. Okuduklarım, duyduklarımdan esinlenerek yazıyorum. Çoğu kadının bunları istediğine eminim. Hem de adım gibi…

  • Anlaşılmak istiyorum. Arada bir hormonların etkisinde hareket ettiğimde bile anlaşılmak istiyorum… İnişlerim çıkışlarım olabilir, hatalarım olabilir. Bunların yüzüme vurulmasını değil, güzel bir dille anlatılmasını istiyorum.
  • Dışarıdan “güçlü” görünsem de, “her şey kendim yapabilirim” desem de tökezlediğimde birini istiyorum beni düştüğüm yerden kaldıracak. Her şeyi ben başarmak da istemiyorumdur belki. Bazı şeylerin “ben söylemeden anlaşılmasını” istiyorum.
  • Zırt pırt kimse küsmesin itiyorum. Tahammül sınırım giderek daralıyor. Çok insan çıkarttım hayatımdan. Onlar da beni silsin istiyorum. Beni yoran, geren kimseyi hayatımda istemiyorum.
  • Destek istiyorum. Her türlüsüne de açığım. “Tek başına mücadele veriyorsun, ben de işin şurasından tutayım. Yorgun görünüyorsun hadi bir gece kaç dinlen, geri gel. Hem eve hem işe koşturuyorsun, ben ne yapabilirim?” Bu cümleler çoğu hediyeden daha değerli.
  • Kimsenin bana “harikasın, iyisin” demesine gerek yok fakat bazen o aslında iyi durumda olan özgüven var ya, yerin dibine giriyor. Yapamayacağımı, başaramayacağımı, bir işe yaramadığımı hissediyorum. Ve işte böyle zamanlarda yakınlarımdan güzel şeyler duymaya ihtiyacım oluyor. Bir elin gelip beni olduğum yerden kaldırıp, bana beni anlatmasını istiyorum. Çünkü ben bir İNSANIM.
  • Her fırsatta herkese sevgimi, verdiğim değeri gösterirken ben de görmek istiyorum. Bu sevgiyi pırlanta bir yüzük, elektrikli bir ev aletiyle göstermeye gerek yok. İki, bilemedin üç kelime, bazen bir bakış her şeye yeter…
  • Çocuğumu sağlıklı, mutlu, güvenli bir ortamda yetiştirmek istiyorum. Buna karşı yapılan her şeyde onu kucağıma almak, koşarak kaçmak, uzaklaşmak istiyorum bulunduğum ortamdan.
  • Aslında anne olduğumdan bu yana, bir de kadın olduğumun unutulmamasını istiyorum. “Anne böyle yapmaz, anne böyle demez, anne böyle giymez, anne böyle düşünmez…” İnsanım, kadınım ve bazen başkalarına ters gelen şeyler isteyebilirim. Bir gece gidip bir otelde kalmak istemem çocuğumdan da kocamdan da sıkıldığım anlamına gelmiyor. Bir gün yemek bile yapmadan yan gelip yatmam da onları ihmal ettiğim anlamına da gelmiyor.
  • Her şeyi araştıran ben olmayayım istiyorum. Okulundan kıyafetine, gideceği kurstan yiyeceği yemeğe kadar. Ben varsam babası da var. Yalnız değilsem neden yalnızmış gibi hareket ediyorum?
  • Hiçbir şeyi bir başkası takdir etsin diye yapmıyorum. Fakat arada bir de bunu beklediğimi gizlemiyorum!

Ve bu istediklerimin ulaşılması imkansız şeyler olmadığını biliyorum.

Ya siz ne istiyorsunuz?

 

 

6 comments

  1. Kesinlikle şuan beni anlatmışsınız bu yazınızla..Bu aralar bunların hepsini olmasa da çoğunu bende aynı şekilde hissediyorum..Çok yoruldum..Hayat çok yordu..İnsanlar çevrdemekiler ailem:(Tek yalnız olmadığımı öğrendim sadece şuan..

  2. Sizin yazdıklarınızda kendimin sizin yaşlarınızda ki hallerimi görüyorum. Benimde 12 yaşında bir kızım var. Evliyim. Çabalıyorsunuz, çabalıyorsunuz, yine çabalıyorsunuz. Sonuç başa dönmüş buluyorsunuz kendinizi. Çünkü elimizde ki malzeme ne yazık ki işlenmiyor. Ben şu anda 43 yaşındayım ve size naçizane şunu tavsiye edebilirim. Kendinizin de bir hayatı olduğunu ve onu kendiniz yönlendirerek yaşamayı planladığınızı varsayarsak kızınızın biraz daha büyümesi için kendinize zaman tanıyın 10 yaşından sonra size süper bir arkadaş olacak. Ve sizin onunla ve kendi hesabınıza yapacaklarınız artacak rahat edeceksiniz. Elinizdeki malzeme maalesef orijinal ayarlarıyla kalıyor ve zaman içinde evde kendi özgün düzeninizi kurup hiçbir beklentiniz kalmıyor. Oda size uymak zorunda ya da yalnız kalıyor. Yazdıklarınızı okuduğumda bazen içine düştüğünüz durumu kabullenişinizi, boşvermek zorunda kalışınızı, çabalarınızı gördükçe yapma kendi hayatını (eşinizle birlikte) önemse demeyi çok istiyorum. Kendin için yaşamaya başladığında herşeyin farklı olacağını göreceğinizi umuyorum. Ben eşime ben kendimi şu dünyada ancak bir su damlası olarak görüyorum bu aralar dediğimde o bana ben deniz gibi görüyorum demişti. Neyse çok uzattım galiba bencillik hayatta tedavisi olmayan bir hastalıktır. Gerisi zaman kaybı ve stres kaynağı.

  3. Yanliz olmadığımı hissettirdiğiniz için teşekkürler.Ben de 10 aylik bebegi olan (ilk cocuk tecrubesizlik kolik iykusuzluk dis cikarma) taze bir anne olarak tamamen aynı seyleri hissediyorum.kıymet bilme anlayış “sen nasılsın? ” istemeden o öyle mi yapılır diye eleştirmeden birşey yapsın biri ben talep etmeden önce gerçıkan etsem de olmuyor ya ayri.”güzel görünüyorsun mesela”?.takdir edilme ihtiyacımız var aslinda bu bizi ayağa kaldirip motive edecek ama anlayana.etrafinda bir çok insan olup çocuğunu yanliz büyütmek ne zormuş.neler yazsam neler siz çok güzel ozetlemissiniz yüreğinize sağlık kardeşiz elimi yüreğinize koyup teşekkür ediyorum ve bilin ki çok güzel çok tatli elinden gelenin en iyisini yapan takdire şayan bir anne özel bir insansınız sevgilerimle

  4. Şu aralar aynı durumdayım, isyanlardayım; istiyorum ki yardım istemeden yardım eden birileri olsun ama nerede; herkese anlayışlı davranmaya çalışıyorum , hataları görmezden geliyorum problem olmasın diye ama iş benim bir hatam olursa hemen gözünü çıkartıyorlar maalesef..Herşeye koşturuyorum sanki dulum ;eşime sorduğumda ben çalışıyorum diyor sanki diğer babalar evde oturuyor…

  5. Şu aralar aynı durumdayım, isyanlardayım; istiyorum ki yardım istemeden yardım eden birileri olsun ama nerede; herkese anlayışlı davranmaya çalışıyorum , hataları görmezden geliyorum problem olmasın diye ama iş benim bir hatam olursa hemen gözünü çıkartıyorlar maalesef..Herşeye koşturuyorum sanki dulum ;eşime sorduğumda ben çalışıyorum diyor sanki diğer babalar evde oturuyor…

  6. Herkesin ortak sorunu anlaşılamamak önemsenmemek hep bi vurdum duymazlık sanırsın kendileri çok mükemmel yok öyle bi dünya ortak kurulan bu hayatta yalnızmış gibi devam etmek hiçbirşeyin geri dönüşü olmuyor hayatta pişmanlıkların da bu yüzden degmiyor kafaya boşvermek gerekiyo…..

Leave a Reply