Ben kimim? Kimim ben? :) – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Ben kimim? Kimim ben? :)

1978 Haziran doğumluyum, Şubat 2010’dan bu yana anneyim, Haziran 2006’dan beri Arkın’ın karısı, Ekim 2009’dan bu yana da halayım… Üniversitem İstanbul İşletme. Ancak şöyle bir gerçek var ki, bir kere bile oraya ait hissetmedim. Hangi okuldan mezunsun sorusunun cevabı benim için her zaman “Avusturya Lisesi.”

Erken yaşta başladığım gazetecilik kariyerimde, işin en zevkli kısmı olan aylık bir derginin uzun süreli yazı işleri müdürüyken hamile kaldım, 4 aylık hamileyken dergi kapandı. Tasımı tarağımı toplayıp evde oturmak istedim. Doğurduktan sonra düşünecektim işi. Sonra bir baktım, Şubat 24’te Irmak doğmuş, üzerinden bir sene geçmiş ben hâlâ evdeyim. Bir dönem part time çalıştım, Irmak iki yaşına yaklaşırken full time çalışmayı denedim, bir sürü etken bir araya geldi ve sadece 2 ay sonra yeniden eve dönme kararı aldım. Yanında ben olmalıydım, bir başkası değil. 

İtiraf ediyorum, evde oturmak hem Irmak hem de benim için iyi güzeldi de, çalışmak da gerekiyordu. İşin maddi boyutunu bir yana bıraktım, manevi olarak da artık evde duramaz konuma gelmiştim. Çalışmaya alışınca, çocuk da biraz büyüyünce evde olmak daha zor geliyor. Çeşitli denemeler yaptım. Temmuz 2012’de sabah 9 akşam 6 (hatta 7) temposuna başladım. Güzel bir iş olmasına rağmen benimseyemedim, baktım aklım sadece “anne-çocuk” konularına çalışır olmuş, 6 ay sonra bıraktım işi. Kariyer konusunda mücadele dolu bir dönemin ardından şimdi hem kendi mesleğimi yapıyorum hem de evden çalışıyorum ve bunu çok seviyorummm…  İletişim, sosyal medya ve içerik danışmanlığı yapıyorum. Kızımı kendim okula götürüp kendim alıyorum. Tüm işlerimi okul saatine göre ayarlamaya çalışıyorum. Arada çok sıkışınca da annemden yardım istiyorum.

Neden manyakanne dedim kendime? “Manyak”ın sözlük anlamlarından biri de sıra dışı. Ayrıca… Gazdı kolikti, kustu kusmadı, emdi emmedi, yedi yemedi, bezi bıraktı bırakmadı derken sanırım normalin biraz dışına çıktım. İşte bu nedenle de kendime bu lakabı seçmekte bir sakınca görmedim. Fırsat buldukça iki satır yazıyorum ve işte o zaman resmen “hafifliyorum”. Şunu da eklemek istiyorum. Gerçek bir manyak kendine böyle söyler mi? Hayır! İroni yapmak istedim. Birçoklarının aksine kusursuz bir yaşam olmadığını anlatmak istedim. Hatalarımla… Irmak da biliyor zaten bu ismi. Bazen “ama seni yanlış anlarlarsa” diyor. Ben de ona insanları tanımadan bir isimle yargılamanın kötü olduğunu anlatıyorum her seferinde. Çocuk kesin sıkıldı benden. 🙂

Artı, söylememe gerek var mı bilmiyorum, ama her anne gibi doğumdan sonra bütün değer yargılarım tepe taklak oldu, hayatımın merkezine can kız geldi oturdu. İyi ki de öyle oldu.

Burayı seviyorum çünkü hem hayatımızdan kesitler anlatıyorum hem de Irmak’a güzel bir hatıra bıraktığımı düşünüyorum. Zaten kurcalayınca göreceksiniz, aklıma her geleni yazıyorum, annelere yardımcı olacağını düşündüğüm konulara değinmeye çalışıyorum. Kimi zaman da içimi döküp rahatlıyorum. Önerilerinize sonuna kadar açığım.

Şebnem Seçkiner

Beni sosyal medyada takip etmek isterseniz…

Facebook: http://www.facebook.com/sebnemseckiner

Instagram: www.instagram.com/sebnemseckiner

 

 

 

13 comments

  1. merhaba şebnem hanım. sizi iki gün önce farkettim ve şu an bütün yazılarınızı okudum. ben 11 aydır anneyim. ve kızını kendi ama gerçekten kendi büyütmeye calışan bir anneyim. ailem hollanda da yaşıyor eşimin annesi yok. yani yanlız büyümeye çalışıyorum. çalışıyorum diyorum çünkü bocaladığım anlar cook oluyor ve böyle durumlarda hep nette anne bloglarını gezerek benim yaşadıklarımı yaşayan başka anneler olunca gerçekten rahatlıyorum. geçecek diyorum. tabi sizin kızınız büyümüş artık ama benim geçtiğim yollardan geçtiniz. biz şu sıralar müthiş bir diş sıkıntısı yaşıyoruz. ve 9 ayımız bitince inanılmaz bir anneye düşkünlük. tabi ki çok normal sadece beni görüyor ama gerçekten zorlanıyor insan. yakamı hiç bırakmıyor bugün tuvalete bile beraber oturduk. bende dediğiniz gibi öteki odaya gidip bağıra bağıra ağlıyorum. kendime çook yükleniyorum. ilerde iyi bir evlat yetiştirmek için şimdiden hata yapmaktan çok korkan bir anneyim. sizden bir dileğim var. bir yaş dönemi , yürüme zamanı zorlukları , diş dönemleri bu zamanlardan biraz bahsedermisiniz. benim yanlız olmadığımı hissettirir misiniz? şimdiden teşekkürler artık takipçinizim

  2. MERHABA ŞEBNEM HANIM.TESADÜFEN SİTENİZİ GÖRDÜM VE ÇOK İLGİMİ ÇEKTİ.

    HANİ İNSAN OKURKEN AY AYNI BEN DER YA İŞTE ÖYLE…

    TARİH KONUSUNDA DA ÇOK BENZER YANLARIMIZ OLDUĞUNU GÖRÜNCE DAHA DA BİR YAKIN GÖRDÜM SİZİ KENDİME. MESELA HAZİRAN 2006 DA EVLENDİM VE KIZIM 24 ŞUBAT 2010 DOĞUMLU. 1979 MAYIS DOĞUMLUYUM. BURDA 1 YIL ATMIŞ 🙂 🙂
    SANIRIM BAŞTAN HİSSEDİLEN BU YAKINLIK YAZILARINIZDAKİ SAMİMİ VE AÇIK DENEYİMLERİNİZ İLE BİRLEŞİNCE ÇOK KEYİFLİ OLUYOR.

    TAKİPTEYİM 🙂

  3. Merhaba
    Bir süredir instagramda sizi takip ediyorum ama bu yazınızı yeni okudum ve resmen çalışma hayatı olarak kendimi gördüm.Çalışma isteği ve çocuk ikilemi arasında kalmış bir durumda evden iş araştırmasına girdim.Tabi bu sırada da bir blog sayfası açıp sizin de dediğiniz gibi içimi döküyor ve yasadıklarımı paylaşıyorum.Umarım bende sizin gibi evden çalışma imkanı sağlarım

  4. Şebnem Hanım merhaba ! Ne kadar tatlısınız !Bir arkadaşımın Kemoterapi gören çocuklar için yapılan berelerin paylaşımını Facebook üzerinden yaptığında gördüm sizi Sonra buraya ulaştım. Ben Tekirdağ da oturuyorum . Bu iş için canı gönülden çalışabilirim . Yalnız Tekirdağ’dan ulaşılacak arkadaşın yalnızca adresi ve ismi var. Benimle iletişime geçerek o arkadaşla tanışmama vesile olursanız çok mutlu olacağım. Bu arada yaptığınız işler çok umut verici .Sizleri tebrik ediyorum. Lütfen en kısa sürede bana cevap bildirirseniz en azından o arkadaşla nasıl iletişime geçeceğim konusunda . Şimdiden Teşekkürler.

Leave a Reply