Bir disleksi hikayesi - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Bir disleksi hikayesi

Sizden gelen yazılar devam ediyor. Şimdi de konumuz: Disleksi… 

 

Sekiz ve iki buçuk yaşlarında iki kız çocuğu annesiyim. Büyük kızımla ilgili farklılığı anlamam çok erken döneme denk geliyor. Dört yaş civarı anaokuluna başlamasıyla bu daha da netleşmeye başladı.

Öncesinde de göz ve kulakla ilgili tedavilerimiz yapılmasına rağmen (ki kulak problemi çok ciddiydi) bir türlü yaşıtlarını yakalayamamıştı. Çok zor öğreniyordu. Renkler; rakamlar… Ne zaman ki birinci sınıfa başladı bizim de tedirginliğimiz katmerlendi. Ben sürekli babasına ‘kızımızın başka bir sorunu var’ dedikçe yalnız kaldım. Abartıyor oldum. Etiketliyor oldum. Bütün sınıf okuma yazmaya geçti sadece kızımız kaldı, işte o zaman eşim de huzursuzlanmaya başladı.

Aslında ilk dönemde araştırma yaparken karşılaştım ‘disleksi’ ile… Ama kesin tanı için birinci sınıfa başlaması gerekiyormuş. Birçok insanın da bildiği gibi ‘b’,’d’ ‘p’,’b’ harflerini ve bazı rakamları ters yazma, yazıyı tersten okuma belirtileri vardı. Kesinlikle zeka ile alakalı bir durum değil. Hatta normal ve normalin üstü zekaya sahip çocuklarda görülüyor. Beynin sol tarafının algılama farkı diyebiliriz.

Hastane maceramız başladı. Resmi prosedürler, testler, bekleme süreci derken ikinci sınıfın ilk döneminde ‘kaynaştırma raporumuzu’ aldık. Uzman doktorumuz “kızınız disleksili” dediğinde yüküm hem hafifledi hem daha da ağırlaştı. Ne ile karşı karşıya olduğumu, bu raporla birlikte haklarımın neler olduğunu tam olarak bilmiyordum. Hatta kızımda disleksinin (okuma güçlüğü) yanı sıra disgrafi (yazı bozukluğu), discalculi (matematik becerilerinde zorluk) de vardı. Yani ortaya karışık der gibi; ÖÖG (Özgül Öğrenme Güçlüğü)

Her şeyde olduğu gibi tedavisi olmayan bu durumun tek çaresi ‘EĞİTİM’. Dislektik birey bir süre sonra aldığı eğitimin ışığında kendi kendine eğitim hayatına devam edebilir. Yani destek eğitimi almadan.

Peki gelelim haklarımıza. Ne olur canım veli arkadaşlarım okuyun, araştırın. Haklarınızın neler olduğunu bilin ve okulunuzdan talep edin. Çocuğunuzun BEP (Bireysel Eğitim Planı) toplantılarına katılın. Mesela yazıda sorun yaşayan çocuğun sözlü sınav olma hakkı var. Sözelde de problem yaşıyorsa hareketlerine bile bakarak değerlendirilir diyor genelgede. Disleksili çocuğun sınavlarda okutman tutma hakkı var. Ek süre isteme hakkı var. Okulda haftalık ders saatinin yüzde 40’ı kadar destek eğitim alma hakkı var. Bu madde çok önemli. O kadar faydası var ki bire bir eğitimin.

Ankara’nın nezıh bir semtinde oturuyorum. Kızım, 12 saat alması gerekirken 7 saat alıyor bu destek eğitimi. Buna da şükür. Hiç alamayanları duyuyorum. Sınıfımız yok ,öğretmenimiz yok diye bahaneler söyleniyormuş. Eğer okul yönetimi hâlâ duyarsız kalıyorsa İlçe Milli Eğitim’e dilekçe sunun. Ben bunları anlatınca ‘Biz bu haklarımızı bilmiyorduk’ diyen çok oluyor. Lütfen okuyun. Araştırın. Bilgilenin.

Ve son olarak şunları da eklemek istiyorum. Sevgili elalem, artık karşmayın bize. Sormayın çocuğuma dakikada kaç kelime okuduğunu. Zaten özgüven problemi de yaşıyoruz. Çocuğun okula gitmediğinde tahtayı geçirmekte zorlanan yavrumdan istemeyin derste işlenen konuları. (Bu çocuklarda derinlik algısı zayıftır. Beyaz tahta ışığı çok yaydığı için, ki zaten kelimeler dans ediyor gözünde, tahtayı geçirmekte zorlanabilir) Sağını solunu karıştırır. Sağa dön yerine “kalem tuttuğun elin” derim. Analog saat işkencedir onlar için. Dijital saati öğretin ve kullanın. Yönergeleriniz kısa ve net olsun, kafası karışır ne yapacağını bilemez.

Canım yavrum. Sen bu yazıyı okumayacaksın kuvvetle muhtemel. Aldığın her nefes için şükrediyorum. Sen özelsin. Seni her halinle seviyorum. Başaramadıklarına değil, başardıklarına bakıyorum. Ve sana söz veriyorum kendi ayakları üstüne duran sağlam karakterli bir birey olman için var gücümle sana destek olacağım. Bunu da başaracağına tüm kalbimle İNANIYORUM…

 

Tabii ki başaracaksınız. Aksini düşünmeyin bile… 

 

 

 

 

 

Fotoğraflar http://www.ebeveynrehberi.com/disleksi/ ve http://yumurtaliekmek.com/disleksi-nedir-nasil-fark-edilir/ sitelerinden alınmıştır. 

5 comments

  1. Allah yardımcınız olsun;tecrübe böyle birşey;çarşıda pazarda satılmıyor.Hayat yaşatarak öğretiyor..Eşiniz ve siz sağlıkla başlarında olun inşallah,çözülemeyecek sorun yok.

  2. Tanıdığım en muhteşem insanlardan biri disleksik. Amerika’nın en prestijli üniversitelerinden birinde biyokimya profesörü. Bu hikayeye çok benzer şekilde okulda farkedilmiş.

  3. Ne kadar sansli ki sizin gibi bir annesi var.. Noktasi ,virguluyle olayin icinde.. Cocugunun haklarinin pesinde ve baskalarina da bunu paylasmak icin cabalamakta..

  4. Ya nasıl güzel anlatmışsınız okurken sanki brnim dile vuramadıklarıma tercüman olmuşsunuz gibi geldi yüreğinize ağzınıza sağlık. Bende bir disleksi kız annesiyim bizim çocuklarımız özel ☺️Biz özel anneleriz

Leave a Reply