“Bir gün anne bir gün babayla büyüdü Lara” - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

“Bir gün anne bir gün babayla büyüdü Lara”

Birçok kişi tanıyor Orhan Meriç ve ailesini. Hatta en çok da işleriyle biliniyorlar. Gün Yayıncılık’tna bir kitap mutlaka her evde var. Biz hem kitaplarını işlerini konuştuk hem de Bodrum’a yerleşmelerini. Evet, farkındasınız değil mi, ne kadar çok kişi yerleşiyor Bodrum’a. Her seferinde de içimden bir ses “biz gitsek neler yapabiliriz” diyor, susturuyorum hemen.

Siz de Bodrum’a yerleştiniz. Hatta eşiniz burada sanırım. Nasıl gidiyor hayat?

Evet, 1,5 yıl olmak üzere ama sadece ben değil hepimiz ailecek yerleştik. Lara Nur orada okula devam ediyor. 4’üncü sınıfta şu an. Ödevlerini zeytin ağacının üzerinde yapmak, okulda bulduğu yılan derilerini biriktirmek ya da bukalemun sevmek gibi yeni meraklar edindi kendisi. Hayat iki şehir arasında mekik dokumakla geçiyor. İstanbul’da home ofis var. Bodrum da bilgisayarlar, bol kalem-kağıt ve printer var. Sırayla ya ben ya eşim Deniz uçuyor. Kimdeyse o hafta çalışma sırası o İstanbul’a geliyor diğerimiz kızla ve Bodrum’daki evle ilgileniyor. Sonraki hafta vardiya değiştiriyoruz. Malum firmanın sarı boyalı uçakları artık bizim Kadıköy-Bostancı sarı dolmuşlarımız! Bodrum’da hayat güzel ama açık konuşayım herkese göre değil. Oranın şartlarına uyum sağlayarak bazı beklentileri düşük tutarak yaşamak lazım… Organik pazardan beslenmek gibi güzel artıları da var elbette… Kışın kaloriferli evlere alışkın İstanbullu bünyelere ilk kış şok gibi gelebilir. Biz taşındığımız yıl nispeten sıcak geçen bir kışa denk gelmiştik. Zira kısa da olsa kış mevsimi orada klima ve elektrikli ısıtıcılarla geçiyor… Çok arzu eden kestane ve ekmek kızartma keyfine dönmek için soba da kurabilir. Ama havamız çok temiz bu sebeple de şikâyetimiz yok fazla. Aralık başı halen paçaları sıvayıp yengeç kovalayabiliyor çocuklarımız. İnsan kendine daha çok vakit ayırabiliyor. Bir yerden bir yere gitmek 10-15 dakika! Kızın servisi her sabah aynı saate onu alıyor akşamüzeri de aynı saate geri bırakıyor. Avrupa’nın dakik trenlerini sevenlere duyurulur bu bilgi! İyi arkadaşlar birkaç güzel mekân (yemek ve kahvaltı için) yetiyor orada mutlu olmak için.

Baba kız ilişkinizden bahsedebilir misiniz?

Doğduğu günden beri elimde büyüdü kerata desem yeridir. İlk aylar düzenli işim vardı ve akşam saat 9-10’a kadar reklam yetiştirmek için beklemem gerektiği olurdu. O zamanlar Deniz’e biraz zor olmuştu ama sonra yayınevine tam zamanlı geçince annemizin yükü azalmıştı. Biz vardiya usulü çalışmaya taa o zamanlar başladık. Bir gün anne bir gün babayla büyüdü Lara. Diğer ebeveyn işe gidip geliyordu baby free günlerinde.  O yüzden altını da değiştirdim, yemeğini de pişirdim (fena değilimdir mutfakta), parka da götürdüm, arabasından kaçıp suya atladığında peşinden ben de atladım epey eğlendik büyürken. Şimdilerde daha bir genç kız olduk. Müzik çalar hediye ettiğimizde içine rock müzik denen tatlı zehiri azar azar koydum ki iyi bir müzik zevki olsun! Şu an Whitesnake, Led Zeppelin, Smokie, Yngwie J. Malmsteen ve Nil Karaibrahimgil ( o onun seçimi elbet!)  falan dinliyor! Ara ara hard diskler açılıyor. Bu grup iyiymiş biraz daha lütfen! isteklerini yerine getiriyoruz. 4,5 yaşından beri piyano çalıyor Lara. Geçen sene gitara merak saldı. Bu sene ben gitara merak saldım Bremen Mızıkacıları gibi takılıyoruz. Dalmaya meraklıyız ikimiz de beraber şnorkelleri takıp kıyılarda kabuk, ahtapot peşindeyiz mevsim geldiğinde. Bazen amfora parçalarına denk geliyoruz ikimiz de heyecanlanıyoruz. Ben mesleki olarak meraklıyım zaten ona da bulaşmış sanırım. Balık tutuyoruz, cinslerini öğreniyor sonra geri atıyoruz denize. Kepçesiyle minik balık, yengeç peşinde koşmaya bayılıyor. Kuru dal ve deniz kabuğu toplayıp süs yapıyoruz “Öğretmenler Günü” gibi özel zamanlarda kendi el emeği olan bu hediyeleri götürüyor. Ailecek yürüyüşlere çıkıyoruz. İnekler, keçiler, portakallar, narların arasından sahile kadar indiğimiz oluyor. Ama Blogcu Anne Elif’in de dediği gibi “hayat her zaman tozpembe değil” İnadı tuttu mu küçük hanımın kıran kırana ağız dalaşlarına da girilir bizim evde. Bağırış çağırış olur. Tartışmalar genelde izinler, sınırlar vb. konularda ama mantıklı konuşmalarla nedenleri, niçinleri açıklayarak aşmaya çalışırız ailecek… Onun da hakları var ve o da özgür bir birey. Elbette belli bir “çerçevenin” içinde…

 

Kitap seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

İlk kıstasımız, seçtiğimiz kitabın yayınevinin yayın çizgisine uygun olması. Şöyle ki 2008 yılından beri Gün Yayıncılık, bazı özel projeler dışında sadece anne-bebe-çocuk bakımı ve okul öncesi eğitim setleri üzerine yayıncılık yapan, alanında uzmanlaşmaya çalışan niş bir yayınevi… Bir diğer kriterimiz kitabın kendi alanında daha önce söylenmemiş, denenmemiş yenilikçi fikir ve içerik barındırması. Son olarak da bizim yayınladığımız önceki kitaplarımızdan ya ayrışması ya da tamamlaması. Açmak gerekirse örneğin Tracy Hogg kitaplarının tümü bizde. Çünkü Tracy’nin söylemi, yeni doğan bebekle başlar yürüme çağı çocuklarıyla (toddler) devam eder ve aile sorunları ile son bulur. Ayrışma kısmına gelirsek de elimizde üç tane tuvalet eğitimi kitabı varsa yeni bir tane daha planlamayız. İhtiyaç duyulan başka bir alandan kitap seçeriz o yılın yayın planı için. Örneğin bebek ve çocuk beslenmesi…

Yemek seçmeyi çok duyduğunuz için mi bu konuyu seçtiniz?

Yemek seçen çocuk büyütmek büyük bir sorundur ebeveynleri için… Devamlı aynı yiyeceklerle beslenmek isteyen çocuklar var. Cips, patates kızartması ya da makarna-pilav dışında hiçbir şey yemeyen çocuklardan bahsediyorum. Böyle bir çocuğa sahipseniz devamlı iki ayrı mutfağı yöneten bir şef gibi geçer günleriniz. Çocuğa ayrı, evde yaşayan diğer yetişkinlere ayrı menüler pişirmekle geçer ömrünüz. Bu hem yorucu hem de gereksiz bir zaman kaybı ebeveynler için. Anne baba diye ayırmıyorum. Bizim evde yemek işleri kızımızın bebekliğinden beri eşit düzeyde üstlenilir ve hiçbir zaman çocuğa özel menü pişirdiğimizi hatırlamıyorum. Biz ne yersek o da altıncı ayını doldurduğunda döke saça denemeye başlamıştı. Daha o zamanlar BLW’den habersiz toy ebeveynlerdik ve daha sonra yayınevimizden çıkardığımız Baby-led Weaning el kitabı O Tabak Bitecek! mi? den de bihaberdik.

Baba olmadan önce de bu işi mi yapıyordunuz?

Lojistik ve basın desteği olarak yayınevi ile bağlantılıydım ama asıl mesleğim (mesleklerim diyelim) Arkeolog ve Sanat Tarihçisiyim, Mimarlık Tarihi mastırım da var. Mesleğimi ucundan kıyısından bir belgesel projesi için sektörün duayeni Umut Sanat firmasında bir miktar yaptım. Sonra aynı şirkette kalarak animasyon stüdyosu, TV programcılığı (yarışmalar, Brezilya dizileri, TV filmleri satışı)  sinema filmi dağıtımı ve DVD ürün müdürlüğü yaptım. Sonrasında National Geographic, Fox Life ve FX kanallarında yöneticilik yaptım. Özetle alaylı olarak sıkı bir televizyoncuydum. Sonra bebekle beraber yayıncılık serüveni hız kazandı.

Annelerden talepler geliyor mu ” şu konu hakkında kitap olsun” diye…

Gelmez mi! Ama yukarıda anlattığım kriterler kitap seçiminde belirleyici unsurlarımız… Dünyada neler okunuyor? Kim ne okuyor? Okunan kitaplar geçici mi ya da moda mı? Yoksa derinliğe sahip, faydalı eserler mi? zaman zaman mesai ayırıp takip edip inceliyoruz elbette. Herkesin fikrini ve güncel kaynakları takip edip kendi kararımızı kendimiz veriyoruz diyelim. Önerilere daima açığız…

Diğer kitaplarınızdan kısaca bahsedebilir misiniz?

Bizi biz yapan Tracy Hogg’un Bebek Bakım Sorunlarına Mucize Çözümler kitabı ve yazarın diğer kitaplarının ayrı bir yeri var bizim için. Kendi kızımızı büyütmeye ve uyutmaya çalışırken tanıştığımız ve sevgili Yapıncak Gürerk (kitabın çevirmeni) sayesinde duru ve anlaşılır güzel bir çeviriyle Türk anneleriyle buluşturduğumuz Tracy öğretisi, özellikle uyku ve rutin konusunda inanılmaz çözümler sunar. Bazen “ne gerek var uyku eğitimine” diyen annelerin veya uzmanların yorumlarını okuyorum sosyal medyada ya da yazılı basında ve şaşırıyorum. Günümüz kadınının (ve erkeğinin) büyük bir kısmı her gün düzenli olarak bir işe gitmek zorunda. Gidilen işte rakamlar var, para hesabı var, büyük projeler var.  Yeni bebek sahibi olmuş kalifiye bir insanın uyku problemi olan bir bebekle 4 ay boyunca her gece uykusuz kalarak aynı işe gitmek zorunda olduğunu hayal edin. Bu çılgın tempoyu nereye kadar ve ne derece sağlıklı devam ettirebilir sizce? Bebekler uyuyarak büyür, sağlıklı uykunun yeri ve zamanı da gecedir. Bu uyku düzenini de size en uygun gelen uyku eğitimi sağlayabilir. Diğer önemli kitaplarımız arasında Dr. Harvey Karp’ın Mahallenin En Mutlu Bebeğinin Uyku Kitabı ve Uyku Seti var. Dr. Karp ılımlı tekniklere sahip önemli bir Amerikalı uzman ve şu ara çok talep var kitaplarına. Kim West’in İyi Uykular Tatlı Rüyalar kitabını sayabilirim. Türkiye’de ilk bizim yayın evinin çıkardığı (piyasada kendi kızımıza aramış bulamayınca da neden biz yapmayalım ki demiştik) Eşleştirme Kartları serisi okul öncesi (ve ilkokul çağı çocukları için) iyi birer alternatif oldu. Ve son olarak şu an 10 yaşına yaklaşan kızımız Lara Nur’un ilk yazarlık denemesi Bir Bez Bırakma Hikâyesi eğlenceli bir resimli hikâye kitabı… Kendi bezini bırakma hikâyesidir Lara’nın… 2,5 yaşında kendi uydurmuştu biz de çaktırmadan ve detaylarını unutmadan kaleme aldık zamanında bu sevimli öyküyü… Sonra 2 yıla yakın süre resimlenmesi sürdü uzmanlar gözetiminde. Kendi okulunda imza günü bile yapıldı bu kitaba!

Bu kitapta ne gibi öneriler var?

Her şeyden önce Çocuğum Yemek Seçiyor bir bebek yemekleri tarif kitabı değil. İçinde üç dört tarif var ama onlar da dünya mutfaklarından bazı enteresan örnekler. Kitap bir çocuk neden yemek yemez ya da seçer sorunlarına bir yemek koçu ve çocuk doktorunun işbirliğiyle çözümler arıyor. Doktor Nimali Fernando acaba fiziksel bir sıkıntı mı var (mesela dil dönmesi ya da gelişmemiş küçük motor becerileri gibi) kontrolü yaparken, yemek koçu Melanie Potock, ruhsal ve psikolojik değerlendirmelerle soruna çözüm arıyor. Aslında birbirlerini tamamlıyorlar ve sorunların üstesinden aşama aşama gelmeye çalışıyorlar. Güzel bir örnek de şu aklıma gelen. Acaba çocuğunuz doğru mama sandalyesini mi kullanıyor? Hepimiz albenisine kapılıp cicili biçili bebek eşyaları alıyoruz kabul edelim. Ama yazarlar ebeveynlere bir bar taburesi üstünde ayaklarınız yere basmadan, beliniz desteksiz bir şekilde ağzınıza ittirilen bir kaşıkla bir şeyler yemeye çalışın bakalım ne hissedeceksiniz diye soruyorlar. Buradan anlıyoruz ki sandalyedeki ufaklığın ayakları yere bassa daha iyi olacak. Kalınca bir ansiklopedi ya da yastık büyük bir soruna harika bir çözüm olabilir!

cys3dweb

Annelerden “iyi geldi bana” gibi dönüşler aldınız mı?

Henüz çok yeni kitap ve satın alanların üzerinde çalışması gereken aşamalar var. Sonuçları görmek için sabır ve her şeyden önce hem kendinize hem de bebeğinize inanmanız gerek…. Sanıyorum çok yakında güzel yorumlar almaya başlayacağız. Ama genel olarak şunu söyleyebilirim. Zaman zaman “kitabınızı aldım çocuğum artık geceleri uyuyor” ya da “kitabınızı aldım tuvalet eğitimini kolayca hallettim” diyen annelerin dönüşlerini alınca gerçekten doğru işler yaptığımızın farkına varıp gurur duyuyoruz.

Yetişkin kitaplarına yönelmeyi de düşünmüyor musunuz?

İki tür kitap basıyoruz: Ebeveyn eğiten bebek ve çocuk bakım kitapları ve okul öncesi yayınlar. Ama şu var. İleride ergenlerin sorunlarına çözümler getirecek kitaplar da gündemimize girecektir. Hepimizin çocukları büyüyor malum. Mesela bizim evde on yaşında bir kız çocuğu var! Bu konular kapımızı tıklatmak üzere… Ya da şu an matbaada baskıda olan ve tüm dünyada bestseller olmuş, Moğolca dahil 27 ( galiba biz 28’inci ülkeyiz) dile çevrilmiş olan Pamela Druckerman’ın Bringing Up Bébé kitabı var şu an bize heyecan veren. Kapağı vb. için özel çizimler yapıldı ve naçizane benim detaylı düzeltimden geçti bu eser. Fransa’ya yerleşip orada çocuk sahibi olan (erkek ikizler ve yaşça daha büyük bir kız!) Amerikalı bir gazetecinin Fransız usulü ebeveynliğin sırrını keşfetme macerası olan bu kitap, hem çok eğitici hem de inanılmaz eğlenceli. Okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Daha önce bastığımız ama uzun süredir baskısı olmayan Dr. Neslihan İskit’in Hafta Hafta Hamilelik Yogası ve Meditasyon kitabı da raflara dönmek üzere. Bu sefer içinde DVD hediyemiz de var!

Son olarak dumanı üstünde bir kitap çıktık. Senin de gayet iyi tanıdığın sevgili Esra Günüşen Ertuğrul’un önderliğinde ve pek çok tanıdık simanın katkılarıyla Esra ile BLW Tarifleri… Yukarıda da bahsi geçen BLW meselesinde eksikliği hissedilen yerelleştirilmiş tarifler ile dünya mutfaklarını harmanlayan özel bir proje oldu. Sevgili İrem Erdilek’ten Evrim İşeri’ye; Zehra Dörter’den Özge Beydağ Yılmaz’a dek pek çok blogger anne değerli katkılarını esirgemediler. Katkıda bulunan herkesi öğrenmek ve leziz tariflerini öğrenmek için kitap sizleri bekliyor!

Sorunuza dönersek ileride Gün Yayıncılık roman, deneme vb. basmayacak mı ise özel durumlar ya da gene ebeveynliği ilgilendiren konularda olmadıkça cevabım hayır. Biz Amerika ve Avrupa’da örnekleri olan ama bizde sayılı bulunan bir konuda uzmanlaşmış bir yayın evi olmak istiyoruz. Bir kısmını başardık ama daha yolumuz uzun…

esraileblwtarifleri_3d_beyaz

Kitap dışında ne gibi yayınlarınız var?

Kitap dışında hediyelik setlerin içinde sunduğumuz DVD’lerimiz var. Eski bir DVD ürün müdürü olarak ilk göz ağrım olan bu mesleğimle alakalı, 2-3 yılda bir özel bir proje (hediyeli kitap + DVD setleri) geliştirip hayata geçirmeye çalışıyorum. Okul öncesi kartlı oyunlar da diğer ürünlerimiz. Eşleştirme Kartları, Sıralama Kartları, Dikkat Geliştirme Setleri gibi. Yeri gelmişken sevenlerine bir haberim var. Dikkat Geliştirme Setinin ikincisi hazırlanıyor. Konumuz bu kez deniz kenarı! www.gunyayincilik.com ve sosyal medya hesaplarımızdan (çok kolay hepsi gunyayincilik uzantılı) gelişmeleri takip edebilirsiniz.

 

Leave a Reply