Bir iç dökme seansı... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Bir iç dökme seansı…

Düşün taşın bitmeyen konu: OKUL

Irmak’ın  Mart 2013’ten bu yana gittiği okulu taşınıyor. Artık servisle gidecek, okulda daha çok kalacak. İki ay için buna evet dedik çünkü okulların kapanmasına iki ay kala, okul değiştirmemiz, arkadaşlarından ayırmamız çok yanlış olurdu. Ancak aklımda deli sorular var. Hem biz taşınacağız hem okul taşınacak. Eşyalarımız bile değişecek. Yeni okul, yeni ev, yeni eşyalar.  Çocuğun hayatında büyük değişiklik olacak. Bu onu nasıl etkileyecek? Evimizi taşındıktan sonra çok kısa bir süre daha okula gidecek, sonra yaz tatili başlıyor zaten. İki ay okula göndermeyi düşünmüyorum. Hedefim, isteğim en az bir ay yazlıkta kalmak. 20 yaşımdan beri bir ay kesintisiz tatil yapmadım. İstiyorum ki hem Irmak çok eğlensin, hem ben kafamı dinleyeyim. Geceleri çalışırım. Tek olacağım için gündüz iş yapmam pek mümkün değil. Ancak sonrasında yeni anaokulu tercihi bekliyor bizi.  (Tabii böyle planlıyorum ama ben plan yaparken hayatın bizi şaşırtmasına da alıştım. Gidememe ihtimalimiz de hep aklımda) Evet tek derdim bu olsun, Allah beterini vermesin de insan yine de tutamıyor kendini söz konusu evladı olunca.

Yemek konusunda, zor bir çocuk Irmak. Bu okuldaki yemekleri çok seviyordu. Zaten alışması 7 ay sürdü. Orada da alışacak mı yemeklere?
Burası küçük ve sevimli bir yerdi. Ev gibiydi. Öyle büyük bir okulda kötü hissedecek mi?
Eylül’den sonra aynı yere devam etsin mi, etmesin mi?
Eve daha yakın bir yere mi göndereyim, yoksa alıştığı yere mi?
Servisin akşamları eve kadar gelmesini istemiyorum, yol çok uzuyor. Bir noktada ben alıp iki sokak yürüteceğim. Peki bunu baba neden düşünmüyor, benim aklıma geliyor. İşten dönermiş gibi 18.30’da evde olmasını istemiyorum çocuğun. Okulda bu kadar kalarak evden uzaklaşır mı?
Babalar neden bu tip konularda devre dışı kalıyor?
Neden okulla ilgili tüm sorular benim kafamı kurcalarken baba bu kadar sakin kalabiliyor?
Okulu gezdik, çok güzel. Dakika bir gol bir, bahçedeki kaydırağın parmaklıklarına tırmanıp aşağı sarktı. Her gün sarktı mı acaba korkusu yaşamadan nasıl duracağım?(Bu aralar en tehlikeli hareketleri deniyor. O yüzden paraka gitmekten soğudum resmen)
Okulun taşınacağı neden son iki hafta söylendi bize? Tamam çok uzağa gitmiyor, 3 km fark ediyor ama okul bize çok yakındı. Arka apartmandaydı.
Anaokulu seçmek bile bu kadar zorsa ben sonraki sene ilkokulunu nasıl seçeceğim?
Listem uzun, kriterlerim belli.  Evet özel okula göndermek istiyorum ama çok da pahalı olmasını istemiyorum. Okula çok ödeme yapıyoruz diye başka şeylerden mahrum kalması bana saçma geliyor. Bütçemize göre okul bulmamız lazım. Ancak bu okul aynı zamanda iyi eğitim de vermeli.
Her şeyden önemlisi, mutlu olacak mı?

Sanırım anneliğin en zor kısmı başlıyor. Doğum, diş çıkarma, uyku eğitimi, tuvalet eğitimi meğer ne basit konularmış. Okul devreye girdiğinden beri anladım işin zorluğunu. Asıl şimdi başlıyor her şey. Onun adına karar vererek, onun adına seçim yaparak bütün hayatını etkileyeceğiz ve bu beni korkutuyor. Örneğin biz karı koca Almanca eğitim aldığımız için bu dilde eğitim veren okullar bize daha iyi geliyor. Önce Almanca sonra İngilizce öğrensin istiyoruz, çünkü İngilizce’yi zaten öğreneceğini düşünüyoruz. Fakat ya o Almanca’yı sevmezse, hayat boyu bizi suçlarsa? 67 değil, 79 aylık okula başlaması hakkında henüz yüzde 100 emin değilken, zaten karar verme konusunda zorluk yaşayan benim gibi biri için bu seçimler ekstra zor. Neden eğitim sistemi eskisi gibi değil? Keşke bizim gibi eve en yakın ilkokula gitse, 5 yılın ardından da sınava girip Anadolu Lisesi ya da iyi bir özel okula devam etse. Bunu düşünmek bile zaman kaybı ancak tutamıyorum kendimi.

3-4 yaşında okula gönderme fikrine çok sıcak bakmıyordum. Nasıl pişmanım bu hissettiklerim yüzünden. Bir gün okula gitmese evde canı sıkılıyor. Artık ben evde okuldaki gibi eğlendiremiyorum, eğitemiyorum. Okul güzel bir şey fakat keşke düzenimiz değişmese…

Biraz sonra çıkıp okula gideceğim. Pazartesi sabahı servisin saat kaçta alacağını öğreneceğim. Ve biliyorum, ağlayacağım. Çünkü tam bir senedir kızımı bırakıp aldığım okul artık olmayacak. Evin yakınında olduğu için içim çok rahattı. Şimdi evden daha da uzak olacak.
Umarım boşunadır tüm kaygılarım, endişelerim. Umarım arkadaşları ve öğretmenleriyle birlikte olacağı için okul değişimi onu hiç etkilemez. Umarım yeni okulda buradakinden çok daha mutlu olur.

Döktüm içimi rahatladım. Hatta paylaşınca daha da ferahladı içim. Sizin de zamanınızı çaldım. Kusura bakmayın 🙂


4 comments

  1. Sebnem, ne iyi yazmissin.

    biz daha yolun basindayiz, bizimki 1 yasinda, tutup burda (Lozan’da) fransizca konusulan krese verdik haftada 3 yarim gun. aglar mi eglenir mi derken kosarak gitmeye basladi. demek istedigim sey herhalde su: Bu miniklerin uzerinde (su anda) cok gucumuz oldugu icin onlar icin yanlis karar almaktan cok korkuyoruz evet. ama en dogru karari nasil verebiliriz ki en mutlu en mukemmel hayati onlari icin bir yere kadar on gorup tasarlayabiliriz, kendimiz icin bile bazen yapamiyoruz ki bunu. ama begenmezsek durmuyoruz degistiriyoruz bazi seyleri. ayni sey onlar icin de gecerli.

    bu arada ben lisem(iz)den de almancadan da 8 sene nefret ettim ama ailemi hic suclamadim, eger endiselendigin oysa. bu hayat benim deneyimim, benim basima gelenler. bilemezlerdi ki benim nerde mutlu olacagimi. cocugumu (eger istanbula donersek) kendi demeyimim yuzunden bu liseye vermeyi dusunmemem lazim. ama onun hayati ogretmenleri arkadaslari ve yetileri nasil olacak hic bir fikrim yok. bi noktada kontrol edilemeyecek seyleri ongormeye calisiyoruz minikler icin, ki bu da imkansiz. ama en dogrusu belki bi yerde aldigimiz kararlarin %100 degil %80 dogru oldugunu varsayip %20sinin bilinmemesine aldirmamak.

    babalarin neden aklina gelmiyo konusu cok yabanci degil bana ama baska zaman ele alalim. 🙂

  2. Hahaha amaç babalrı suçlamak değil ama rahatlığınıza hastayım. Bana sorarsan dönmeyin Yetkin, kalın orda. Buradaki eğitim sistemi hiç iyi değil…
    Ve hayırlı olsun. Öperim onu en kocamanından. Buraya gelirseniz haber verirsen sevinirim, sizi görmeyi çok isterim.

  3. Amman diyorum sadece! Şuan kızım 2 yaşına girmek üzere ve ben anne- bebek oyun grubuna bile nerede gideceğine karar veremeyip, hiç biri içime sinmediğinden çocuğu eve kilitledim. Bundan sonra okul nasıl seçerim ki derken benim gibi düşünen biri olduğu için kendimi daha az paranoyak hissettim…

Leave a Reply