Bundan sonra... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Bundan sonra…

Biliyorsunuz. Sık sık paylaşıyordum içimdeki kavgayı. İyi anne miyim, yetiyor muyum, çalışmalı mıyım, çok mu hata yapıyorum gibi onlarca soru dolanıyordu kafamda. Ve bitti. Bitmek üzere. Madem bir sürece girdim, bitecek bu kavga. 

Sürekli kendi kendime tekrarladığım cümlelerim var artık.

Kaç zamandır kendi kendime şunları söylemeye başladım. Ve nasıl iyi geliyor anlatamam. Eğer siz de benim geçtiğim o yoldaysanız, işte benden birkaç tavsiye… “Zaten ben hep böyle yaparım” diyorsanız da, ne mutlu size 🙂

Doğrularımla yanlışlarımla, ben iyi bir anneyim.

İyi bir eşim. Arada çuvallasam da evet ben iyi bir eşim.

İyi bir evladım.

İyi bir kardeşim.

İyi bir dostum.

İyi bir arkadaşım.

Her şeyi kusursuz yapmak zorunda değilim.

Her şeye yetişmek zorunda değilim.

Maddi manevi kimseye bir şey ispatlamak zorunda değilim.

Hatalarım var evet, fakat beni ben yapan da bu hatalar.

Daha da hata yapacağım, daha da ben olacağım.

Kızım için elimden geleni yapıyorum. Büyüdüğünde bunu anlayacak biliyorum.

İçimdeki “ama harika bir kariyerim vardı” kavgasını bitirdim. Evde kalmayı seçtim. Yine olsa yine seçerim. Şimdi de çalışıyorum. Çalıştığımı ispat etmek için her sabah işe gitmem, sabit bir maaş almam gerekmiyor. Şimdi de ufak da olsa katkım oluyor ev bütçesine. Karar değiştirirsem, yine dönerim tam zamanlı iş hayatıma. Bu kavga bitti artık. Bu yolu seçtim, bitti.

Maddi manevi hiçbir şey tam olmak zorunda değil.

Hayat hatalarla da güzel.

İstemediğim hiçbir şeyi yapmak zorunda değilim.

Beni kıran insanlardan uzak durmak istemek en büyük hakkım.

Artık daha fazla “hayır” diyebilirim. Kendimi bir anda hiç istemediğim bir durumda bulmamak için “hayır” demek kendime bir iyilik.

Ben ne kadar iyi olursam, kızım da o kadar iyi olur. Ne kadar mutlu olursam, o da o kadar mutlu olur.

İnsanlara daha çok güvenmeliyim.

Belki Irmak her istediğinde annemde kalmalı. Bazen tek başıma ya da kocayla bir şey yapmam onu sevmediğim anlamına gelmiyor.

Bundan sonra çuvaldızı sürekli kendime batırmayacağım.

Kırıldıysam, bunu anında söyleyeceğim. İçime atmayacağım.

Oluruna bırakmayı bilmeliyim. Ne kadar çabalarsam çabalayayım, bazı şeyleri değiştirmem mümkün değil. Sürekli uğraşmak, yorgunluktan ve stresten başka bir şey değil.

Bardağın boş değil, dolu tarafını görmeliyim.

“Neden ben” sorusu artık yasak.

Ve tabii ki “her şeyden önce sağlık.” (Ki bunu hep söylerim. Yine de ekleyesim geldi.)

Kendimle olan kavgamı buraya yazdığım için eleştiriler alıyorum bazen. Ama pek takmıyorum. Neden mi? Çünkü biliyorum ki bunun aynısını yaşayan binlerce kadın var. Eğer birkaç kişiye bile biraz olsun olumlu anlamda dokunabiliyorsam, ne mutlu bana! Hayat paylaştıkça güzel değil mi?

Peki sizin aklınıza gelen başka cümleler var mı?

3 comments

  1. Çok kafam karışırsa ÖNCE BEN cümlesini hatırlatıyorum kendime elimin değdiği gözümün gördüğü her yere de kocaman harflerler ÖNCE BEN yazdım. Bu şekilde bayağı kendimi önemsemeye başladım. Çünkü ben mutluysam çocuklarım ve ailemide mutlu ederim 🙂 Bu hepimiz icin gecerli

Leave a Reply