Çocuk hasta olduğunda – Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım…
Loading

Çocuk hasta olduğunda

Çocuğunuz okuldan geldi. Halsiz. Ateşi var. Ya da kusuyor. Ya da kulağı, boğazı, başı ağrıyor. Çocuk işte. Okullar açıldığında her evde yaşanan durumla karşı karşıyasınız. Birazdan okuyacaklarınız evdeki panik kişi anne olduğunda geçerli. Ki aslında genelde babalar daha soğukkanlı olduklarından, panik olma görevi anneye düşüyor. Sizde durum tam tersi ise, anne ve babaların yerini değiştirerek okuyabilirsiniz.

Ve bu yazı asla ve asla babaları suçlama amacıyla yazılmadı. Onu da baştan belirteyim. Onlar bu kadar soğukkanlı olmasaydı kalkamazdık biz bu panik anların altından. Yani rica ederim kimse alınmasın, gücenmesin… Hem dedim zaten başında, panik olan taraf ille anne olacak değil ya…

Anne, derece arar.

Baba ateşi eliyle ölçer.

Anne doktoru arar.

Baba “bunun için aramana gerek yoktu” der.

Anne Google’a bakar bakar felaket senaryoları okur.

Baba bir hışım telefonu/bilgisayarı kapatır. Arada interneti yasaklayacağım bu evde dediği bile olur.

Anne okula, servise “yarın gelmeyecek” mesajı atar.

Baba “Dur hele bir yarın olsun da” der.

Çocuk uyuduğunda bile anne yarım saatte bir kalkıp kontrol eder.

Baba sabaha kadar uyur.

Anne WhatsApp’tan o gün görüştüğü arkadaşlarının çocuklarını sorar. Hani bulaşıcı bir şey mi diye?

Baba “Ne gerek var herkesi panik etmeye” diye çıkışır.

Anne doktordan hemen randevu alır.

Baba az daha beklemekten yanadır.

Anne o gün çocuğun neler yediğini sorgular.

Baba “Ufacık çocuk hangisini doğru hatırlayacak ki” der.

Anne, kendi araştırmaları sonucunda olası rahatsızlıkları listeler.

Baba kağıdı yırtıp atmakla tehdit eder.

Anne çocuk uyuyor olsa dahi arada uyandırıp “nasılsın” der.

Baba “Çocuğu neden uyandırıyorsun” diye kükrer.

Anne eğer çalışıyorsa ertesi gün için izin almaya çalışır.

Baba daha rahat davranır.

Anne gece ateşi çıkarsa gidebilecekleri hastane araştırır.

Baba gece çok önemli bir şey olmadıkça hastaneye gitmeye karşıdır.

Allah Allah. Bizim evdeki panik insan kim acaba? Bak merak ettim şimdi… Irmak bebekken ateşlendiğinde yazık adamı delirtiyordum sanırım. Bak şimdi akıllandım. Google’a bakmıyorum. Allah çaresiz dert vermesin de insan gerçekten bir anda nasıl da panik oluyor. Demek Arkın da benim gibi olsa biz neler yapardık kim bilir? Psikoloğuma söz vermiştim panik taraf ben olmayacağım diye. Sanırım tutamadığım tek söz bu.

Var mı sizde başka senaryolar? Yoksa yukarıdakiler yeterli mi? Bence kesin vardır…

One comment

  1. Şebnem hanim merhabalar…
    Kresler ile ilgili kotu deneyimlerinden bahsedip bu konuda gerekli yerlere ses duyurup önüne geçmek gerek diye düşünüyorum ve bu konuda sizden yardımcı olmanızı rica ediyorum..bende Aile ve Sosyal Politıkla Bakanligina’da bir mail atacagim..
    2014 den beri çocuk gelisimi işi içindeyim. Ankarada parti ve oyun evi actigim dönemde bu işin okuluna başladım. Öğrenciyim hala.evlenip istanbula yerleşme durumum netleşince oyun evime daha fazla yatırım yapmak istemedim ve bıraktım sonrasında bir süre kreş de çalıştım..Ankarada bu kadar olmaz dediğim bir şey olmadı evet aksaklıklar vardı. Kat görevlileri dediğimiz kişiler mutfaktaki aşçı dahil çoğu personel cocuklara sözel şiddet uyguluyor.yemekhanede suyunu doken çocuğa temizlikcinin bıktım ya yine mi sen bi günde dökme şunu demesi bile bir şiddet. ..
    Böyle şeyler oluyor çünkü eğitimsiz kendini bir adım ileriye taşımak için birşey yapmayan personellerle dolu..ve üzülerek söylüyorum bir öğretmen adayı iken meslektaşlarım içinde de kötü ler var.kötüler diyorum çünkü apartmanı iyi temizlemeyen gorevliye kötü diyoruz ya buda ne biçim bir görevli doğru düzgün temizlik yapmiyor vs. İşini bilmeyen sevmeyen gönülden yapmayan bir sürü öğretmen var…bir şekilde çocuk gelisimi okuyup öğretmen oluyorlar.evet bende çocuk gelisimciyim benimde kresde ogretemlik yapma hakkım var.ama işin pedogoji kısmı var iş çocukları kapsiyor en verimli en hassa en heyecanlı olması gereken yerler kresler…ağlaya ağlaya alıştırilan çocuklar siniyor bunun önüne geçilmesi gerek (kocaman bir nasıl sorusunu beraberinde getiriyor) çözümler var ancak buna imkan veren kreşler yok…çok uzutmadan Şişlide bir kreşde iş görüşmesi yapmamın üzerine sinif icine uygulamaya davet edildim karşılıklı deneme ve en çokta onlar benim öğretmenliğimi deneyecek.iki-üç yaş grubundaydim şu kadarını anlatsam ve düşünseniz bu konuyu nerelere taşıyıp nasıl cozup karşılıklı neler yapabiliriz. .Öğretmen sınıf ortasında tüm çocukların yanında bez değiştirme işi yaptı. Yer de ne bir örtü ne başka birşey zeminde ve çocuklarin gözü önünde. ..bu çocukların yemek saati uyku durumları her biri hiç birsekilde uygun şartlarda degildi.çoğu çocuk yeni ve ağlıyordu. Onlar için ne güven verecek bir ortam bor öğretmen sinf içinde dikkatlerini çekecek materyal,hiç bir şey yok.o çocuklar ağlayarak gün geçirdi ve inanın kavga edercesine kafa tuttum herşeye ama öğretmen yorum yok deyip sıyrılıp kurum yetkilisine attı pası..en son kurum muduru (psikolog bir bey) ile görüştüm. Yeterli cevaplar almadım yaptığım eleştiri ve sorulara…

Leave a Reply