Çoraptan kukla yapmak - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Çoraptan kukla yapmak

Yok hayır. Çoraptan nasıl kukla yapılır tarifi vermeyeceğim. Kandırıldım çünkü. Çoraplarımı aldı, “kukla yapacağım” dediği için sesimi çıkarmadım. Kukla falan yapmadı. Boyadı, giydi dolaştı. “Neden kendi çoraplarını kullanmıyorsun” diye sorunca “küçük onlar, boyaması zevkli değil” dedi. Buldu tabii 40 numara ayaklı anneyi. 🙂

Dışarıdan renkli ve eğlenceli bir anne gibi görünsem de her zaman değilim. E olamam da. Tabii ki ben de kızıyorum, hayır diyorum, izin vermiyorum. Hatta kendimi kaş göz yaparken buluyorum. Bazen hiç oynayamıyorum, onu kendi kendine oynarken izliyorum. Her şeye evet demek ne mümkün? Mesela bir şeyi 3 kereden fazla söylemek zorunda kaldığımda, yemek sırasında sofradan kalkıldığında, biri bir şey sorarken dönüp bakmadığında, aile büyüklerine ters cevap verdiğinde sinirlenebiliyorum.

Bir anne çoraplarının boyanmasına izin vermezken, ben ona “tamam” deyip başka bir şeye kızabiliyorum. E her evin dinamiği farklı çünkü. Bir yandan nasıl yetiştiysek o da devreye giriyor. Hani bazen anneme çok kızarken, içimden o çıkıyor bir anda. “Allah” diyorum, “işte annem oldum.” Ya da babam. Diğer yandan kızdıklarımı yapmamaya çalışıyorum.

Ancak bizim bu yaz bir sıkıntımız oldu. Arkın’dan toplam 4 hafta ayrıydık. Bu sürede evetler, hayırlar birbirine girdi. Mesela hiç beklemediğim şeylere izin verirken, alakasız bir şeye sinirlenir oldu Arkın. Aynısı benim için de geçerli tabii ki. Bir hata daha yaptık, birbirimizi Irmak’ın yanında uyardık.  “E şimdi neden kızdın ki çocuğa” dedik mesela. Ne kadar yanlış olsa da yedik bir halt!

Şimdi burada oturup “en mükemmel benim” rolü oynamayacağıma göre anlatmak istedim. Ne kadar okursan oku, uzman görüşü dinlersen dinle, o içindeki sese hakim olamıyorsun bazen. İşte bence bu da kötü olmuyor. Çünkü Irmak’ın yanında söylüyoruz davranışlarımızın yanlış olduğunu. O da hata yaptığımızı, bazı hataların geri dönüşü olabileceğini görüyor. Belki ileride hata yapmaktan korkmaz benim gibi. Belki çaktırmadan bunu sağlıyoruz ona.

Ay çok sesli düşündüm farkındayım. Karışık oldu. E onun da farkındayım. Fakat işte yazarak düşünmek istedim. Ayrıca yazmak engelliyor da bazı şeyleri tekrar etmemeyi. Mesela baktım şöyle bir yazıya.  Yemek yerken sofradan kalkmasına neden söyleniyorum ki? Arada gezsin. Ben bu konuya neden takılmış olabilirim? Ya da eşyalarımı alıp boyamasına neden kızmıyorum? Neden “git kendi çorabını boya” demiyorum. Bir düşüneyim şimdi oturup…

 

 

One comment

  1. En beteri de ne biliyor musun, bişeye kızdın ve sonra manasızlığını gördün ya.. O noktada “off saçmaladım be yavrum, hadi geri alalım” diyemememk böyle anlamsız bir gurur inadına girmek.. Yapmıyor muyuz.. Ebeveynliğin kitabında yazıyor yahu.. Üf çok sıkıcıyız.

Leave a Reply