Kendimle röportaj Vol 2 - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Kendimle röportaj Vol 2

Ara ara yapıyorum bunu. Bana gelen soruları toplu cevaplıyorum. Aslında herkese tek tek dönüyorum ve bu giderek fazla mesai almaya başladı. Gücüm, zamanım yettiği kadar döneceğim de. Sadece gecikirsem, şimdiden kusura bakmayın diyeyim…

Gelelim yeni sorulara:

Bu enerjiyi nereden buluyorsun?

Sizden daha enerjik değilim. Arada kaçıp uyuyorum. Bazen oturup “neden kalkamıyorum” diye bile ağlıyorum. Yaptığım, kendimi zorlamak. Bir kez depresyona girersem, bir daha çıkamam. Ne kadar hareket edersem o kadar enerjik olacağıma inanıyorum. (Dün 14.30-15.30 arası uyudum mesela, aramızda kalsın. Baktım ki moral bozuluyor, hop kapadım şalteri ve uyudum.) Belki böyle görmenizin nedeni her şeye yetişme telaşımdandır.

Nasıl bu kadar iyi bir annesin?

Hepimiz iyi anneyiz. Benim farkım, sosyal medyada ve blogda yaptıklarımızı paylaşmak, o kadar. Hem iyi anne olmanın ölçütü çok oynamak mı, kızmamak mı? Ben hiç kızmıyor muyum? Ben bütün gün oynuyor muyum? Tamam, bazı şeyleri farklı yapıyor olabiliriz ancak bu benim başka bir anneden daha iyi olduğumu göstermiyor.

Gerçekten eşinize aşık mısınız?

Gerçekten evet. Gerçekten aşığım. Ama bazen de kaçıp gitmek istiyorum her kadın gibi. Bazen sanki aşık olduğum adam gidiyor, başkası geliyor. Bazen de bakıyorum, aa karşımda üniversite aşkım. Ya çok iyiyiz, ya çok kavgalıyız. Kova erkeği, İkizler kadını evliliği ne kadar olursa. Ama sonuçta, severim kendisini. 🙂

Annelik kutsal ve sen bize “manyak” diyerek hakaret ediyorsun?

Ben size değil, kendime “manyak” diyorum. Sözlük anlamlarından biri “çılgın” olan kelimede zarar görmediğim gibi, ironik olarak bayılıyorum. Annelik kutsal mı değil mi, bunu tartışmak istemiyorum bile.

Çok mu zenginsiniz?

Kime göre, neye göre? Zenginlik ölçünüz nedir? Benim için en önemlisi sağlık, gerisi hikaye. Eşim çalışıyor, ben doğumdan önce işi bıraktığım için ev kadını sayılırım. Diğer yandan da free lance çalışma mücadelemle de kendi kendimi döndürüyorum. “Kocamdan para almam” inadım var. Ki bu beni bitiriyor. Her sabah sevdiklerimiz sağlıklı uyanıyorsa, zenginiz işte. Dahası var mı? Bir de bu soruyu sevmiyorum işte. Ne ki zenginlik?

Gerçekten komplekssiz misiniz?

Zor bir soru bu. Egom yok. Kompleksli de değilim. Fakat bu aralar işi çok düşünür oldum. Bir zamanlar en güzel dergilerden birinin Yazı İşleri Müdürü idim. 12 yıl aralıksız çalıştım. Şimdi yine bir şeyler için çabalasam da bazen kendimi bilgisayar başında dergi sayfası hazırlarken, bazen de kurumsal bir yerde görüyorum. Kim bilir… Irmak ilkokula başlayınca belki ben de iş hayatına dönerim. Hele bir yaz geçsin de…

Yaz okuluna gidecek mi Irmak?

Hayır. Fakat burada olsak giderdi, evet. Bu sıcakta evde oyalamam mümkün değil çünkü. Sıkılır. Yazın, Atlanta’ya gideceğiz. Kayınbiraderim, eltim, 3 çocuğu oradalar. Bir ay yanlarındayız. Beraberiz. Kuzenleriyle güzel zaman geçirecek. Hatta belki 15 gün orada bir okula gider… Şimdi böyle gideceğiz diyorum da o 12 saatlik uçuşu ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Neyse neyse. Uçak konusunu kapatalım.

Daha çok paylaşım yapmamanızın nedeni nedir?

Daha ne yapayım? Çenem bir düşüyor, tam düşüyor. Her gün buraya yazmaya çalışıyorum, Instagram ve Facebook’u fazla fazla kullanıyorum. Daha da yazarsam kapatırlar benim hesapları. 🙂

Bu kez bunları biriktirmişim. :))))

 

5 comments

  1. Kendinle röportaj yapma fikri çok güzel. Hoşuma gitti. Ben de yapmak istiyorum. Ama önce biraz soru biriktirmem gerek. Nerden bulsam ki acep? Kendime ne sorabilirim? 🙂

    Bu arada… Çok cicisiniz ailecek. Severek takip ediyorum sizi. Çok mu zenginsiniz sorusuna da çok takıldım. Ne acayip insanlar var ya… 🙂

    Aaa, aklıma geldi şimdi. Bir gün de benle röportaj yapmak ister misin Şebnem? 🙂

Leave a Reply