Kendine zaman ayırmak - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Kendine zaman ayırmak

Hani zaman zaman kendimizi mutsuz ve yalnız hissediyoruz.

Bir işe yaramadığımızı düşünüyoruz.

Bunu hepimiz yapıyoruz. Ben de sıkça burada dile getiriyorum.

Böyle zamanlarda kızımla oynamak da iyi geliyor, ailece zaman geçirmek de. Ama bir de ne var biliyor musunuz?

Kendine zaman ayırmak…

Bu aslında zor değil. Son iki senedir yapıyorum, daha önce yapmadığım için pişmanım.

Ne mi yapıyorum? Bazen paten kayıyorum. Ancak o hava şartlarına çok bağlı bir olay, o yüzden her zaman olamıyor. Hele ki son iki haftadır.

Arkadaşlarımla buluşmak bana iyi geliyor. Herkesle de değil, gerçekten anlayacak arkadaşlarımla buluşmak… Eskiden bir şekilde gitmiyordum. Ya maddi durumları bahane ediyordum, ne başka bir şeyi. Ama şimdi yapmıyorum. Ona göre ayarlıyorum bütçeyi, ona göre kısıyorum bazı harcamalardan. Oluyor mu, mis gibi oluyor… Hani canı sıkılan kadın ayakkabı alır geyiği vardır ya (geyik dediğime bakmayın, gerçek kendisi. 🙂 ), işte o ayakkabıyı almayın, arkadaşlarınızla çıkın.

Annenizden, eşinizden yardım isteyin, çocuğunuzla birkaç saat ilgilensinler. Çıkamıyor musunuz? O zaman çocuğunuz uyuduktan sonra arkadaşınız size gelsin. O sırada koltukta yığılmış, saç baş dağılmış halede oturuyor dahi olsanız, arkadaşınız geldiği anda enerji dolacaksınız. Bunu sayısız kere yaşadım. “Ben çıkamrıyorum, siz gelin” derdim. Kırmazlardı da.

Diyeceğim o ki, siz de yapın. Bana inanıyorsanız yapın. Güveniyorsanız yapın.

Keşke ben de daha önce yapsaymışım. O zaman belki Arkın’la o kadar kavga etmezdik (onun çıkıyor olmasına öyle sinir oluyormuşum ki içten içe, sudan nedenlerle kavga ediyorduk), belki Irmak yedi-yemedi diye bu kadar takmazdım kafama, belki anneliğimin ilk dönemlerinde “e ama ben ne iş yarıyorum ki” diye düşünmezdim.

Dün gece kadın kadına çıktık. Hem de ne zamandır, kaaaç yıldır Twitter’da yazıştığımız kadınlar buluştuk. Kimileri zaten çok yakın arkadaşım oldu, kimileriyle ilk kez yüz yüze karşılaştım. Nasıl iyi geldi, size anlatamam… Sanki yıllarca beraber okumuşuz da sonra büyük bir buluşma ayarlamışız gibiydi.

Hadi arayın arkadaşınızı plan yapın. Plan olmadı mı, 17 Mayıs’ı da bana ayırın. Caddebostan’da piknik yapalım. (Irmak Okulları’ndan sahile inip, Göztepe yönüne ilerlerken sağda bir yerde toplanırız) 10 Mayıs demiştik fakat en en en en en en en yakın arkadaşım geliyor Türkiye’ye, 3 yıldır görüntülü konuşma dışında göremiyorum yüzünü, onun burada olduğu hafta yapmasak olur mu buluşmayı? Hem 17 Mayıs’ta hava kesin daha iyi olur.

Bu arada, Anneler Günü’nde Maltepe Park’ta olacağım Özge Uzun söyleşisini dinlemeye. 15.30’da başlıyor, fakat ben en geç 2 gibi gitmeyi planlıyorum. Oraya da gelin, beraber kahve içelim. Özge de 150 kişiye kitap hediye edecekmiş. Benden söylemesi…

Yine çok konuştum. Kaçıyorum.

Yazıyı okurken bir arkadaşınızı aradınız değil mi? Hadi… Hemen…. Kendinize zaman ayırın. Bakın o zaman nasıl daha sakin, nasıl daha sabırlı bir anne olacaksınız…

 

 

3 comments

Leave a Reply