Kız babası olmak - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Kız babası olmak

 

Bunu aslında Arkın yazsın isterdim ancak kabul ettiremedim. O zaman da dedim bir anne olarak ben yazayım…

Hiçbir zaman duygularını belli etmeyen koca kişisi, Irmak doğduktan sonra değişti. Başkalarına karşı olmasa bile, ona karşı öyle güzel gösteriyor ki sevgisini… Ve benden daha sakin. (Bunun nedeni tüm gün işte olması olsa gerek ancak olsun, seviyorum daha sakin olmasını.) İlk iki yıl, çok yalnız kalamadılar. Hatta Irmak 4 aylıkken ben babaya bırakıp duş yapayım demiştim, 2 dakikada çıkmak zorunda kalmıştım Irmak’ın çığlıkları nedeniyle. 🙂 Ne zaman ki Irmak büyümeye başladı, o zaman değişti ilişkileri.

Çok güzel oyun oynuyor. Başlarda bebeklerle oynarken zorlanıyordu. Geçenlerde bir baktım, Barbie oynuyorlar ve diyaloglar şahane. Irmak’ın ona toka takmasına izin veriyor, dans ediyor, değişik çizgi filmler izletiyor, kitap okuyor…

“Ben Türk babasıyım” 

Arada “kız babalığı” tutuyor tabii. Irmak “benim odama kapıyı çalmadan giremezsiniz, burası benim özel alanım” dediğinde şöyle bir cevap gelmişti Arkın’dan. “Kızım, ben Türk babasıyım. Karışırım da, odana da girerim.” Hatta bana da bir güzel terslenmişti “neler öğretiyorsun” diye. Hayret ki cevap vermemiştim. Sonra sonra alıştı. 🙂  Şu anda böyle düşünmediğine eminim. Büyüyünce ne olacak bilmem gerçi… Mesela Irmak televizyonda birini görüp de “aaa ne yakışıklı” dediğinde, ben kahkaha atarken, Arkın’dan çıt çıkmıyor. Hatta dün gece yabancı bir aktörü gördü ve “Çok yakışıklı ama ben evlenme yaşına geldiğimde o ölmüş olacak” dedi. İşte o zaman gülümsedi Arkın.

Babamın konuşması…

Bir itirazım var ama sayın seyirciler. Bir abiyle büyümüş biri olarak erkeklerin kayrıldığına bizzat şahit oldum. Gökmen “ben gidiyorum” der çıkardı. Ben 20 yaşına kadar belli bir saatten sonra çıkamaz, çıktığımda da kırk tane açıklama yapardım. Gece o dışarıdayken evdeki herkes rahattı, ben sabah 5’te bile gelsem uyanık olurlardı. O, arkadaşlarıyla tatile giderken fazla soru gelmezdi. Ben tek tek isim ya da telefon verirdim. Hatta benim gece dışarı çıkmayı ben kadar sevmeyen abimle aynı gazetede çalıştığımız dönemlerde özel bir yemek ayarlanmıştı. Gittik. O gece 10’da döndü. Ben de sabaha karşı. Babam bizi karşısına alıp konuşmuştu. “O, 25 yaşında bir erkek ve erkenden eve dönüyor. Sen 23 yaşında bir kız, bu saatte geldin.” Dedim, “Baba. Aynı şeyleri sevmek zorunda mıyız? Ben seviyorum dışarıda olmayı, o sevmiyor. Kabul et artık…”

Kısacası, zor oldu bazı şeyleri kabul ettirmem. Ancak başardım. Bakalım Irmak ne yapacak? Babam kadar katı olmaz Arkın, ancak çok da rahat olmaz gibime geliyor. Şimdiden “çaktırmadan ben de giderim onun gittiği yerlere” diyor.

Şimdi kafana kırk tane toka takarken sesini çıkarmıyorsun, saatlerce evcilik oynuyorsun, elinde Barbie uyuyakalıyorsun kanepede… Fakat bakalım kızımız büyüdüğünde ne yapacaksın canım? Şimdiden kendini hazırlasan iyi olur. Hem unutma. Benimle çıktın, erkek arkadaşımdın, kocam oldun. Biliyorsun değil mi? Benim de bir babam vardı biz seninle çıkarken. 🙂

 

 

 

2 comments

  1. Babası ortalıkta olmadan büyüyen bir kadın olarak, babaların önemini sayfalarca yazsam bitmez. Eşin gerçekten ilgili bir baba belli ki ama daha da ötesi sana iyi bir eş, iyi bir yoldaş ve bu yaptığı her tür babalıktan çok, çok daha etkili olacak cimcimenin geleceğinde. Size buradan sevgi, sıcacık enerji, altın ışıklar ve huzur gönderiyorum. Hep çok mutlu olun…

    1. Canım… Siz de çok mutlu olun. Bak büyüdük öyle ya da böyle. Bu minnakları güzel büyütelim daha ne isteriz?

Leave a Reply