Süper anne sendromu - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Süper anne sendromu

modern-mom

Nereye baksam, kimle konuşsam herkes en iyi anne. Öyle bir anlatıyorlar ki yaptıklarını, duyan biz armut topluyoruz zanneder. Eskiden beri böyle. İş yerinde senden çok daha az işi olan biri öyle anlatır ki kendini, sanki sen bütün gün oturuyormuşsun hissi uyanır. Halbuki sen sakin sakin çalışır işini yaparsın. Kimseyle fazla ilgilenmezsin.

İnsanlardaki “en doğruyu ben yapıyorum” psikolojisi neden?

Bence, bu tamamen benim görüşüm, kendini yetersiz gören insanlar bunu yapıyor ve resmen kendini ispatlamaya çalışıyor. Oysa kime kanıtlayacağız kendimizi? Ne gerek var? Başkalarının senin hakkında “vay be, ne süper yapıyor her şeyi” demesi çok mu önemli? Günün sonunda yastığa başımızı koyduğumuzda “bugün istediklerimi gerçekleştirebildim” demek mi daha önemli yoksa bir başkasının söylemesi mi?

Biz ne yaptığımızı bilelim yeter. Mükemmel değiliz hiçbirimiz. Ne mükemmel kadınız, ne mükemmel anneyiz, ne mükemmel eşiz, ne mükemmel evladız. Olamayız. Olmamalıyız da belki de. Kim öyle olmuş da sıra bizde?

İlkokul 5’e gidiyordum. Sınavlara hazırlanıyordum. Bir gün annemin bir tanıdığıyla karşılaşmıştık yolda. Oğlunun ne kadar başarılı olduğunu, sınıfta çok yüksek notlar aldığını, öğretmenlerin en iyi okulları kazanacağını söylediğini anlatıp durdu. 11 yaşındaydım. Çok bozuldum. Anneme sordum: “Neden benim kızımın da notları iyi, neden o da başarılı demedin, neden öğretmenimin anlattıklarını söylemedin” dedim. Cevabı çok güzeldi. Hâlâ her kelimesini hatırlıyorum: “Çünkü anlatma ihtiyacı hissetmedim. Anlatırsam ne değişecek? Sen kendini bil yeter. Başarılı olsan da olmasan da ben seninle gurur duyuyorum zaten.” Bu cümlelere rağmen o anlatılanlar nasıl içime yer ettiyse, sınavda daha yüksek puanlı bir okula girince anneme “telefon aç da söyle” diye yalvarmıştım. Nasıl hırs yaptıysam… Yine aynı cevabı vermişti. O zaman anlamıştım gerçekten ne demek istediğini… İşin bir de diğer yüzü var. Bir anne diğer anneye kendi çocuğunu anlatırken, o sırada oradaki çocuk da üzülüyor. Bunu da atlamamak gerek. O çocuk kendini nasıl kötü, nasıl yetersiz hisseder bunu düşünen var mı? Tabii ki yok!

Ne yapar süper anne?

Daha çok zaman ayırması çocuğunu daha mı çok sevdiğini gösterir. Ya da daha çok oyuncak alması… Daha çok tatile götürmesi… Hem çocuğuna zaman ayırır hem evi her zaman derli topludur. Her gün en az 3 çeşit yemeğini de yapar. Misafir de ağırlar. Elleri her zaman manikürlü, saçı fönlüdür. Makyajı hiç akmaz. Çocuğunu kucağına alıp topuklu ayakkabılarıyla koşar… Onun çocuğu bezi zamanında bırakır. Önüne her konan yemeği afiyetle yer. Okula ağlamadan gider. Notları hep en iyidir. En iyi yabancı dili de o konuşur.  Hiç tabletle oynamaz. Hiç TV izlemez. Bütün oyuncaklarını paylaşır arkadaşlarıyla. Odası da hep topludur. Sonra mesela o süper anne kocasıyla hiç kavga etmez. Sesleri hiç yükselmez evde. Doğum kilolarını hemen vermiştir. Herkese zaman ayırır. Kimse sitem etmez ona.

Yok öyle bir şey. Nasıl ki hayatımızda her alanda süper değilsek, annelikte de bunu bıraksak iyi olacak. Belki benim yaptığım da abartı, sürekli kendimi eleştirmek, her sorunda kendimde hata aramak ve hatalarımdan sıkça söz etmek. Bir baktım geçenlerde anneliğimi yerden yere vuruyorum. Durdum sonra. Düşündüm. Karar verdim. Elimden geleni yapıyorum.  Hatalarım da elbet olacak ama hayır, kendime bu kadar yüklenmekten vazgeçmeliyim. Buyum nihayetinde. Ne kendimi sürekli eleştirip üzeceğim ne de başkalarının üzmesine izin vereceğim. Siz de yapmayın derim 🙂

Her uzmanın söylediği aynı. Okuyorsunuzdur siz de sıklıkla: Ona sevginizi gösterin, hissettirin. İşte ben de bunu yapmaya çalışıyorum anne olduğum günden beri. Uyurken bile kulağına “seni çok seviyorum” diye fısıldıyorum.

En önemlisi bu değil mi zaten?

10 comments

  1. off.. tam damardan vurdunuz Şebnem hanım.. O tür annelere gıcık oluyorum.. bir anımı anlatmak istedim size..
    Ben 6 yaşımda menenjit hastalığı geçirdim. O yaşımdan beri duymuyorum. 2 sınıftan 8 sınıfa kadar çok aşağılandım biliyor musunuz? Annem beni hiç bir zaman övmedi övecek birşeyim de yoktu zaten.. Annemin tembel ve ezik kızıydım. Duymuyordum derslerim hep zayıftı anlamıyordum dersleri. Sınavda sağımda solumda kimler varsa ona bakarak yazıyordum ve hep zayıf not alıyordum o yüzden okulda dalga konusuydum. ” sağır Kerime yine zayıf not aldı” derlerdi..
    O lafı diyenlerin ve benim şu anki durumum çok farklı biliyor musunuz?
    Annem benimle övünmedi Onların anneleri anneme hava attı..
    Şimdi onlar çalışmıyorlar ve ben işitme engelli üvn. mezunu ve devlet memuruyum..
    aman boşverin kım ne derse desin takmaya üzülmeye gerek yok onu anladım..
    Sevgilerimle..

  2. bu saydıklarınızı anlatan anneler pazarlaması iyi olan anneler .yetersiz gördüklerini düşünebilirler ya da bu zamanlar 5 lik iş yapıp anlatan 10 luk iş yapan susandan daha değerli görülüyor.

  3. Çokkk doğru bazen insanlar okadar bencil oluyorlarki onların yetiştirdikleri çocuklar için resmen üzülüyorum. Farkında olmadan çocuklarına daha küçücük yaşta kıyaslama yapmayı öğretiyorlar.

  4. her konuda ve her zaman kendini satmak, satmayı bilmek.. bana hep çok uzak oldu. çünkü herkes gibi benim de hatalarım var. ve benim onlardan farkım ben bu hatalarımı gizlemek değil, düzeltmek istiyorum. bu yüzden insanlarla, dertleşmeyi, fikir alışverişi yapmayı seviyorum. daha doğrusu istiyorum . ama her defasında pişman oluyorum. malesef çoğunlukla derdini, sevincini sana karşı kullanmak için dinliyor insanlar.. ne kadar çok gereksiz şey biliyorum.. oysaki yemek yapıp ev temizlemek, çocukları susturup köşe yastığına çevirmek hayatın yegane anlamı.. ha bir de çocuklarımızı bulabildiğimiz her kursa götürmek..

  5. Ben de annelerin birbirlerinden daha mükemmel olmaları için yaptığı yarışın ve birinin diğerinin anneliğini yargılaması gibi konular üzerine bir yazı yazmıştım bloğumda. Patlamama sebep bir annenin ‘aaa nasıl bıraktın çocuğunu annende ben ASLA bırakmam’ cümlesi olmuştu. Hiç birşey için asla dememeli , kimse kimsenin anneliğine laf etmemeli ve kimse mükemmel anneyim moduna girmemeli.. Güzel bir paylaşım her zamanki hissiyatımı paylaşmıssınız,teşekkürler

  6. Guy Winch’in TED konferansı var. “Guy Winch: Why we all need to practice emotional first aid” Mutlaka bir bakın derim.

Leave a Reply