Süreli oyunlar - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Süreli oyunlar

Artık oyun uydurmada kendimi aştım sanırım. Amerika’yı yeniden keşfetmiyorum ama eğlenceli ve faydalı bir oyun bulduğumda da seviniyorum.

Yazmıştım daha önce tersten söylemece oynuyoruz bazı kelimeleri. (Okula sordum, sorun yok. Tabii ki çocuk zorlanmadığı sürece.) İki, üç harf ile başladık, dört ve beş harflilere geçtik. O başlatıyor, o bitiriyor. Ne zaman isterse o zaman oynuyoruz.

Geçen gün çok yorgundum. Gözümü açamayacak kadar. E Irmak evdeyken uyumam. Yan yana yattık, sohbet ediyorduk. Bir yandan da beni kontrol ediyordu gözüm açık mı diye. 🙂 Sanki onu bırakıp uyuyacakmışım gibi! Bizim yatay oyunlara bir yenisini ekledim hemen. Gerçi bu her şekilde oynanıyor da o gün ikimiz yan yana yatarken çıktı ortaya.

Telefonun kronometresini açıyorum. 15 saniye süre belirliyorum ve bir harf veriyorum. O harfle başlayan 3 kelime söylüyor. Sonra aynısını o bana yapıyor. Bazen 15 saniyeye 10’a düşürüyor. Sıkıştığı zaman da uyduruyor. E harfi ile “elma” dedikten sonra kitleninde “2 elma, 3 elma” diye devam edip kurtarmaya çalışıyor. Şaşırdığım, sıkılmaması. O bana hep “ğ” harfini veriyor, kelime sonunda olsun ama “dağ ve sağ deme” diyor. Çünkü her seferinde aklıma ilk onlar geliyor.

Sandığımdan daha çok sevdi bu süreli oyunu. Beraber kaliteli zaman geçirmek için çok çaba sarf etsem de bazen tıkanıyorum. İşte o zaman hep bu kelime oyunları devreye giriyor. Yaptıkça, başardıkça daha çok seviyor. Bırakalım dediği an duruyoruz. Sonra hoppp bizim oyuncak evin başına. Sahi, bu evi yaptığımız için çok mutluyum. Çünkü harika zaman geçiriyor, bebekleri – tavşanları – minişleri oynatıyor. Beraber oynuyoruz, oyun kuruyoruz ya da Irmak tek başınayken mesela o gün ne yaptığını anlıyorum o bebekleri konuşturdukça. 🙂

Diğer yandan da sizden o kadar çok mesaj ve e-mail geliyor ki “biz de yaptık” diye, içim bir hoş oluyor. İyi ki yapmışız. Elimize sağlık o zaman hepimizin.

Leave a Reply