Yılbaşı yaklaşıyor. Kampanyalar başladı. Anneler Günü’nde olduğu gibi  mücevher rekabeti yaşanıyor. Eşine al, annene al…

Neden sadece pırlanta? Neden sadece altın? Tamam. Takı güzel. Takmayı takıştırmayı seven biri olarak her türlüsünü severim de, neden sadece o?

Ben hediye istemiyorum. Maddi değeri bir şey değil, manevi değeri yüksek şeyler beklentim. Bence çoğu annenin de öyle. Tabii ki hediye alacağız birbirimize fakat işte dediğim gibi isteklerim çok başka. Bu aralar kafam çok yorgun. Boşa kürek çektiğimi hissediyorum her konuda. Hepsinde hem de. Kendimi motive etmek için çok çaba sarf ediyorum. Kapanan bir kapının ardından önce oturup bir güzel ağlıyor, sonra yenisi için mücadele ediyorum. Ve yoruluyorum. “Bırakmadığım” için yoruluyorum. Bırakırsam da “ben” olamayacağımı biliyorum.

31’imde anne oldum. 38 yaşımı yarıladım. İsteklerim aynı… Hepsini benim isteklerim olarak görmeyin. Okuduklarım, duyduklarımdan esinlenerek yazıyorum. Çoğu kadının bunları istediğine eminim. Hem de adım gibi…

Ve bu istediklerimin ulaşılması imkansız şeyler olmadığını biliyorum.

Ya siz ne istiyorsunuz?

 

 

6 Responses

  1. Kesinlikle şuan beni anlatmışsınız bu yazınızla..Bu aralar bunların hepsini olmasa da çoğunu bende aynı şekilde hissediyorum..Çok yoruldum..Hayat çok yordu..İnsanlar çevrdemekiler ailem:(Tek yalnız olmadığımı öğrendim sadece şuan..

  2. Sizin yazdıklarınızda kendimin sizin yaşlarınızda ki hallerimi görüyorum. Benimde 12 yaşında bir kızım var. Evliyim. Çabalıyorsunuz, çabalıyorsunuz, yine çabalıyorsunuz. Sonuç başa dönmüş buluyorsunuz kendinizi. Çünkü elimizde ki malzeme ne yazık ki işlenmiyor. Ben şu anda 43 yaşındayım ve size naçizane şunu tavsiye edebilirim. Kendinizin de bir hayatı olduğunu ve onu kendiniz yönlendirerek yaşamayı planladığınızı varsayarsak kızınızın biraz daha büyümesi için kendinize zaman tanıyın 10 yaşından sonra size süper bir arkadaş olacak. Ve sizin onunla ve kendi hesabınıza yapacaklarınız artacak rahat edeceksiniz. Elinizdeki malzeme maalesef orijinal ayarlarıyla kalıyor ve zaman içinde evde kendi özgün düzeninizi kurup hiçbir beklentiniz kalmıyor. Oda size uymak zorunda ya da yalnız kalıyor. Yazdıklarınızı okuduğumda bazen içine düştüğünüz durumu kabullenişinizi, boşvermek zorunda kalışınızı, çabalarınızı gördükçe yapma kendi hayatını (eşinizle birlikte) önemse demeyi çok istiyorum. Kendin için yaşamaya başladığında herşeyin farklı olacağını göreceğinizi umuyorum. Ben eşime ben kendimi şu dünyada ancak bir su damlası olarak görüyorum bu aralar dediğimde o bana ben deniz gibi görüyorum demişti. Neyse çok uzattım galiba bencillik hayatta tedavisi olmayan bir hastalıktır. Gerisi zaman kaybı ve stres kaynağı.

  3. Yanliz olmadığımı hissettirdiğiniz için teşekkürler.Ben de 10 aylik bebegi olan (ilk cocuk tecrubesizlik kolik iykusuzluk dis cikarma) taze bir anne olarak tamamen aynı seyleri hissediyorum.kıymet bilme anlayış “sen nasılsın? ” istemeden o öyle mi yapılır diye eleştirmeden birşey yapsın biri ben talep etmeden önce gerçıkan etsem de olmuyor ya ayri.”güzel görünüyorsun mesela”?.takdir edilme ihtiyacımız var aslinda bu bizi ayağa kaldirip motive edecek ama anlayana.etrafinda bir çok insan olup çocuğunu yanliz büyütmek ne zormuş.neler yazsam neler siz çok güzel ozetlemissiniz yüreğinize sağlık kardeşiz elimi yüreğinize koyup teşekkür ediyorum ve bilin ki çok güzel çok tatli elinden gelenin en iyisini yapan takdire şayan bir anne özel bir insansınız sevgilerimle

  4. Şu aralar aynı durumdayım, isyanlardayım; istiyorum ki yardım istemeden yardım eden birileri olsun ama nerede; herkese anlayışlı davranmaya çalışıyorum , hataları görmezden geliyorum problem olmasın diye ama iş benim bir hatam olursa hemen gözünü çıkartıyorlar maalesef..Herşeye koşturuyorum sanki dulum ;eşime sorduğumda ben çalışıyorum diyor sanki diğer babalar evde oturuyor…

  5. Şu aralar aynı durumdayım, isyanlardayım; istiyorum ki yardım istemeden yardım eden birileri olsun ama nerede; herkese anlayışlı davranmaya çalışıyorum , hataları görmezden geliyorum problem olmasın diye ama iş benim bir hatam olursa hemen gözünü çıkartıyorlar maalesef..Herşeye koşturuyorum sanki dulum ;eşime sorduğumda ben çalışıyorum diyor sanki diğer babalar evde oturuyor…

  6. Herkesin ortak sorunu anlaşılamamak önemsenmemek hep bi vurdum duymazlık sanırsın kendileri çok mükemmel yok öyle bi dünya ortak kurulan bu hayatta yalnızmış gibi devam etmek hiçbirşeyin geri dönüşü olmuyor hayatta pişmanlıkların da bu yüzden degmiyor kafaya boşvermek gerekiyo…..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.