a

Prof. Doktor Üstün Dökmen… Hayranım kendisine. Hani günlerce konuşsa, kıpırdamadan dinlerim.

Geçen gün, Ataşehir Yönder Koleji’ndeki seminerine davetliydim. Irmak’ı da alıp gittim geç kalacağım çıkışına diye. Hayran hayran da dinledim. Irmak da sakin sakin dinledi. Ne kaldı aklında diye sordum, “anneannemlerde geç yatarım ama evde erken yatıyorum” dedi. 🙂 Buradan cankıza da teşekkür ederim bu kadar sakin dinlediği için.

Notları paylaşacağım diye söz vermiştim. Konuşma sırasında konudan konuya atladık. Bu nedenle, bu şekilde, Üstün Dökmen’in ağzından yazacağım, her zamanki gibi düz yazı olarak değil. İşte benim o gün aldığım notlar:

Çocuk anneyi yüzde 100 haklı görüyor

Annenin problemi ne?

  1. Veri toplamadan suçladı. Berbere sordu mu? Hayır. Adam tecrübeli, biliyor başına geleceğini, o yüzden Fırat’a soruyor ancak ona neden öyle kestiği sorulmuyor.

  2. Fırat’ın hatası şu: Annem bana karışmaz dedi. Oysa karışıyor.

  3. Kadın berbere hakaret etti, Fıratın da onuru kırıldı, rencide oldu.

Fırat’ın annesi ben olsam, “Niye böyle yaptın. Sen mi istedin berber mi yaptı?” derim. “Hayatım neden böyle yaptın? Sen sevdiysen kalsın. Yalnız hep olmaz. Bu kez böyle olsun. Bir sonraki sefere daha kısa kestirelim. Jöle arada bir olur ama süreklisi zarar. Tamam bu sefer böyle olsun.”

Burada annenin mesajı: Senin isteklerinin hiçbir önemi yok.

“Sen yapmazsan ben yaparım”

Çocuklar bağımlı olmamalı. Bağımsız ve bağlı olmalı!

Bağımlı olup olmadığını nasıl anlayacağız?

Ve Irmak’ın aklında kalan konuya gelince

“Ama anneannemlerde daha geç yatıyorum, arkadaşım 12’de yatıyormuş,  ben neden 9’da yatıyorum derse…”

 

b

Bir de not: Okula başlama yaşını sordu bir arkadaşım… Üstün Hoca diyor ki: “Anaokuluna gitsin, anasınıfına gitsin, öyle başlasın okula.  Evde bakan güvenilir biri varsa, çocuk 3 yaşından önce okula gitmesin.” Tabii hocanın da belirttiği gibi, evde bakacak biri olduğunda bu durum geçerli. Kendisi de altını çize çize belirtti zaten bu durumu.

Ve, bağımlılık konusu konuşulurken itiraf edeyim, kendi çocukluğuma gittim. Gece uyanıp annemlerin nefesini dinlerdim hayattalar mı diye, bir yere gittiğimizde annemin yanından ayrılmazdım. Ki annem bizi rahat büyütmüştü. Her konuda… Ancak var işte demek ki bir şey… İşte bu nedenle iyi geliyor psikolog görüşmelerim… Ve bir itiraf daha, zaman zaman zorlanıyorum Irmak’ı anneme bırakırken, hatta okula bırakırken, babasıyla ikisi bir yere gidecekken bile… Fakat bağımlı olmasın diye de zorlana zorlana yapıyorum bazı şeyleri. Bağımlı değil, bağlı olsun diye…

2 Responses

  1. Bayılıyorum Üstün Hoca nın fikirlerine notlar şahane. 2 çocugumda da yaşadığım en büyük sorun ortam içinde diğer çocuklara katılmayıp dizimin dibinden ayrılmaması üzülüyorum çalışan bir anneyim aşırı bağlı değiller ama çözemedim bu işi bir türlü.

  2. Mükemmeldir Üstün hocanın anlatımı seminerde zaman akıp gider…Beni sevdiren ababm olmuştur.Suflörsüz çocuklar yetişiyor eminim benim oğlumda ileride benim gibi onun kitaplarını okuyacak,ve çok sevecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.