Çocuklara okulu sevdirmek... - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Çocuklara okulu sevdirmek…

Bizim anaokulu maceramız bitti… İlkokula hazırlanıyoruz. Ancak bana çok soru geliyor, “ne zaman başladı Irmak, nasıl alıştı” diye.

Irmak’ı 3 yaşında o zamanki evimizin hemen arkasındaki apartmanda olan Salıncak Anaokulu’na (sanırım şimdi adı değişti) haftada 3 gün iki saat ile başlattık. Başlarda tabii ki ağladı. Ancak sadece iki saat gittiği için alışması kolay oldu. (Ben de bir süre dışarıda bekledim. Gelip bakıyor, beni görünce içeri giriyordu. Bu yaşta bu şekilde başlatmamın nedeni yaşıtlarıyla sosyalleşmesini istememdi. Evet etkinliklere götürüyorduk ancak bu farklıydı. Arkadaşları olacaktı, öğretmenleri olacaktı.) Birkaç ay sonra her gün 2 saat, 4 yaşına yakın da her gün 3 saat gitti. Dört yaşındayken ise yarım uzun güne geçtik. Ben evde olduğum için, daha erken daha uzun saatlerde göndermedim. Evde yemek seçen cimcirik, her şeyi yemeye okulda başladı…

Daha sonra, 2014 Temmuz’da evimize taşınmamızla Oyuncak Müzesi’nin sokağındaki Mavi Gazegen Anaokulu’nu bulduk. Irmak’ı annemlerin bahçede oynatırken broşürü gördüm. (Annemler okulun bir alt sokağındalar…) Hemen gittim, bayıldım ve kayıt yaptık. Irmak da bayıldı. Ancak yine de bir süre ben götürdüğümde caz yapmakla ağlamak arasında bir şeyler yaptı. Arkın bırakınca sorun olmuyordu, ben bırakınca gözler doluyordu. Derken derken alıştı, anasınıfı dahil iki sene Mavi Gezegen öğrencisiydi. Bana okulla ilgili de çok soru geliyor. Şöyle diyeyim, çok sevdim, çok güvendim çok da memnun kaldık ailece. Sanki annemin evine bırakır gibi hissediyordum okula götürürken. İngilizce’yi de burada öğrendi, kendi kendine oynamayı da, kendinden küçüklerle ve yaşıtlarıyla aha doğru iletişim kurmayı da…

Şimdi ilkokul maceramız başlıyor. Bakalım bizi neler bekliyor? Karnımda kelebekler uçuşuyor… Bana geçen gün gelen bir basın bültenini paylaşmak istiyorum anaokuluna başlayacak olanlar için.

Psikiyatri Uzmanı Doktor Orhan Karaca’dan gelen bilgileri madde madde paylaşacağım.

Anne babaların anaokulu seçerken dikkat etmesi gerekenler

  • Anne babalar anaokulu seçerken öncelikle öğretmenin sevecen, sıcakkanlı, anlayışlı, üretken, çalışkan, mesleğini seven, adaletli, alanında yeterli bilgiyi almış ve bu bilgiyi kullanabilme özellikleri olmasına dikkat etmeli.
  • Bunun yanı sıra, yönetim ve fiziksel şartlar da önemli. Fiziksel şartlar çocuk odaklı olmalı. Tuvaletler, lavabolar, yemekhane çocukların rahat kullanabileceği malzemelerle donatılmış olmalı, temizlik kurallarına dikkat edilen bir kurum olduğu izlenimi edinilmeli.
  • Okul öncesi çocuğunun bakımına olduğu kadar, eğitimi ve öğretimi de önemli. Bu konuda, eğitim ortamı ve eğitim veren kişi öne çıkar. Çocuk anaokulunda sevgi, şefkat ve anlayış çerçevesinde eğitilmeli.
  • Ulaşım kolaylığı da önemli unsurlardan biri. Çocuğun okula gidiş geliş mesafesi çok olmamalı, çocuğun okuldan bu nedenle bıkmaması sağlanmalı.

Çocuk gelişimi için önemli olan kriterler

  • Çocuk gelişiminde sevgi, güven, paylaşım, empati, beceri, planlama, liderlik, vicdan duygusu büyük önem taşır. Bu faktörler ailede verilmeye başlanır ve okulda pekişme sürecine girer.
  • Çocuk gelişiminde aile ve okul işbirliği içinde olmalı. Anne ve baba başta olmak üzere, aile içi ilişkilerin de çocuk gelişiminde önemli yere sahip olduğu unutulmamalı.

Okulu çocuklara sevdirmenin yolları

  • Çocuklar, öncelikle okulun nasıl bir yer olduğunu görmeli, olumsuz düşünceleri varsa bunlar giderilmeli, çocuğa uygun bir dille ve sabırla olumsuz düşüncelerinin yersiz olduğu anlatılmalı.
  • Okulun ilk günleri, çocuk ve aile için zorluklar içerebilir. Ancak, ilk günlerin sabırla atlatılabileceği unutulmamalı. Bu günlerde çocuk anlaşılmaya çalışılmalı, ona destek olunmalı.
  • Çocuktan ilk defa ayrılıyor olmanın oluşturduğu kaygı varsa, okul hakkındaki tereddütler çocuğa yansıtılmamalı. Çocuğun okula gitmesi ve devam etmesi konusunda tutarlı olunmalı.
  • Okula başlamadan önce okula gideceği çocukla paylaşılmalı ve çocuk bu duruma alıştırılmalı.
  • İlk zamanlar çocukların okula gidip 1-2 saat zaman geçirip evlerine dönmeleri, çocukların bu uyum sürecini kolay atlatmalarını sağlayacak.
  • Anneler de bu süre içinde bir müddet çocuklarına eşlik edebilir.
  • Çocukların farklı tepkiler verebileceği unutulmamalı ve anlayışlı olunmalı. Kimi zaman ayrılık kaygısı nedeniyle çocukta sıkıntı, korku, karın ağrısı, bulantı, heyecan, ağlama görülebilir. Bunun düzelebilmesi için, çocuğa ihtiyacı olan güvenin verilmesi gerekir.
  • Çocuk, terk edileceği düşüncesinin yersiz olduğunu, ebeveyninden aldığı destekle görmeli. İlk günlerde çocuğun okuldan alınış saatlerine dikkat edilmeli, kendisinin okula bırakıldığı veya terk edildiği korkusuna kapılmasına engel olunmalı. Çocuğun okula gitmemek için gösterdiği bahanelere karşı sert bir tutum takınılmamalı ancak kararlı davranılmalı. Çocuğun kaygılarının nedeni anlaşılmaya çalışılmalı.

Benden de bir not: “Kararlı olma” kısmında ben başlarda çuvalladım. Irmak ağladıkça endişemi, üzüntümü belli ettim. Bu da tabii alışma süresini uzattı. Siz siz olun, benim gibi yapmayın. Hem o zaman çocuk için de daha zor oluyor.

Leave a Reply

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort bursa escort alanya escort istanbul bayan escort izmit bayan escort escort bayan sakarya eskort gaziantep escort halkali escort sancaktepe escort mersin escort eskişehir escort