Sık sık dile getiriyorum uçuş korkum olduğunu, sonradan geliştiğini. Arkın Güney Afrika’da balayı teklif etmişti, biz arabayla Bodrum’a gitmiştik. O derece… . 

Her şey zaten bu yazıda var,  neden olduğu. Neyse…Bana bir cesaret geldi Ocak ayında, Amerika bileti aldım. Önce Irmak’la ben gidiyoruz kayınbiraderimin yanına, sonra Arkın geliyor. Aldım da, gün yaklaştıkça panik başladı bende. O zaman  uzun zamandır takip ettiğim programa katılma kararı verdim. Türk Hava Yolları’nın Uçuş Korkusu’nu Yenme Programı. 

İçimde kaldı, ilk günkü eğitimin ardından ertesi günkü gerçek uçuşa katılamadım işim nedeniyle fakat bu o kadar etkili oldu ki. Benim gibi kontrol tutkunu birinin B planlarını öğrenmesi, soruların cevap bulması süper bir şey. 12 kişiydik ekipte. Eski Cimbomlu futbolcu Arif Erdem de ekipteydi. Zaten ekipteki herkes öyle ya da böyle uçağa biniyordu. Amacımız rahat binmekti.

Ya motorlar durursa? Ya yakıt biterse?

Önce, kapan pilot Çağatay Gürpınar geldi bizimle konuşmak için. Eskiden Boeing, şimdi Airbus filosundaymış. Tek tek sorular yazmıyorum, kısa kısa özetleyeceğim.

IMG_2285
Çağatay Bey bize uçakların neden yüksekte uçtuğunu anlatırken …

Türbülans uçak düşürür mü?

Biz aslında Çağatay Bey’e daha çok psikolojik soruları sorduk. Tüm teknik soruları Teknik Eğitmen Murat Bey’e yönelttik. Teknolojik bilgileri yazmayacağım. Ancak sonuçları aktaracağım.

Murat Bey diyor ki: “Her zaman Safety Comes First. Yani ilk sırada güvenlik var.  Cep telefonları ile ilgili birçok çalışma yapıldı evet ancak hiçbir ihtimali kaçırmamak için cep telefonları kapalı tutuluyor.”

IMG_2297
Rahatız. O kanatlar kopmaz, kopmuyor… 🙂

 

IMG_2292
Fizik bilgilerimizi de tazelemedik değil hani… 🙂

Korku nedir? Kaygı nedir?

Ve tüm teknik bilgileri öğrendikten sonra Uzman Psikolog Merve Yaman başladı bizimle konuşmaya. Hepimize neden korktuğumuzu sordu. Birçoğumuzun cevabı aynı: “Çünkü kontrol edemiyorum. Pilotun yanına otursam rahat uçarım, görmem lazım.” Nitekim bendeki hissiyat tam da bu.

  1. Burnunuzdan dörde kadar sayarak nefes alın. Sonra ağzınızdan yine dörde kadar sayarak bu nefesi verin. Bir eliniz göğsünüzde bir eliniz karnınızda olsun. Bunu hissedin.
  2. Yine dörde kadar sayarak burnunuzdan nefes alın, ikiye kadar sayarak tutun, dörde kadar sayarak ağzınızdan verin.
  3. Ellerinizi ya da bacaklarınızı sıkın. Ardından dörde kadar sayarak burnunuzdan nefes alın, sonra ellerinizi/bacaklarınızı gevşeterek nefesi verin.
  4. Güvenli bir alan oluşturun. Örneğin çok mutlu olduğunuz bir anı gözünüzde canlandırın. Ve bu egzersizleri o anı düşünerek yapın. “Ben şu an güvenli alandayım…”

IMG_2300

IMG_2301

 

IMG_2306

Sıra geldi simulatöre

Merve Hanım’ı dinledik, sorularımızı sorduk, egzersizleri yaptık. Ve ardından emekli kabin amiri, eğitmen Fazilet Hanım’la birlikte simülatöre bindik. Çok ilginç bir deneyimdi. Zaten o kadar gerçek ki uçağa biniyorum sandım. Hani kapalı alanda olmasak, uçaktayım sanacaktım. Fazilet Hanım o kadar tatlı ki, büyük keyif aldım onu dinlemekten. Simulatöre bindik. “Size şimdi dibin dibini yaşatacağız” dediler. “Peki” dedim, “Ben gerçek uçakta değilim ki, simulatörde olduğumun farkındayım, korkmam ki…” İşte hayır. Beyin bunun ayırımını yapamıyormuş. Nitekim yaşadığımız türbülanstaki yüz ifadem beynimin bunu ayırt etmediğini gösterdi bana.

Önce sakin bir uçuş gerçekleştirdik. Kalktık, güzel güzel uçtuk 15 dakika. Pencereden baktığımda gayet manzara bile gördüm. Yemek servisi bile yapıldı, o kadar gerçekti. Bu uçuş süperdi. O kadar gerçekti ki bacaklarımın ekildiğini de hissettim, yukarıda bahsettiğim motorun yavaşlama anını da… Ardından “dibin dibi” dedikleri uçuş başladı. Kötü bir havada kalktık, uçak havalanırken yıldırım çarptı, devam ettik, türbülansa girdik. Sallanıyorduk zangır zangır. Bir an “neredeyim yahu” bile dedim. Sonra ne oldu. Merve Hanım’la beraber nefes egzersizleri yapmaya başladık. Güvenli alanımıza gittik. Ve inanır mısınız bilmem ama rahatladım. O an nerede olduğumu unuttum. Bu tecrübe neyi gösterecekmiş. Bir daha uçarken türbülans yaşadığımızda beynimiz “korkmuyorum. Ben bunun daha da kötüsünü gördüm” diyecekmiş.

IMG_2317

Söz veriyorum…

Herkes çok keyifliydi. Güne çok gerin yüzlerle başlamıştık, gün sonunda ise hepimiz gülüyorduk. Şöyle anlatayım. Sabah gittim, 8,30’da başlayacaktık. Trafik olur diye erken çıktığım için evden, haliyle erken vardım Florya’ya. Art arda kalkan uçakları izledim. İçim kötü oldu. Ellerim buz kesti. Program bittiğinde, 18.00 civarı, arabaya gitmeden önce yine uçakları izledim. Sabahki histen eser yoktu içimde.

Ben dahil birkaç kişi hariç, tüm programa katılanlar Pazar günü, eğitmenlerle birlikte Adana’ya uçtular. Kebap yiyip, geri döndüler. Buna katılsam şahane olacaktı. Çünkü o zaman pekişecekti her şey. Katılamadım. Aynı rogram 28-29 Mayıs’ta da var. Yine gidemiyorum, 29 Mayıs cimciriğin yıl sonu gösterisi günü. Yine de inanıyorum eskisi gibi olmayacağıma. “Aman sakinleştirici bir şey içeyim” demeyeceğime. Katılma amacım buydu ya zaten, Irmak’la yalnız olacağız ve onun yanında korkmayan, rahat bir anneye ihtiyacı var. Ah bir de filmlere ve oyunlara güveniyorum. Su gibi gidip, su gibi geleceğiz. 🙂 “Peki program etkili oldu mu” derseniz, cevabım şudur: “Hem de nasıl!”

Bir de buradan söz veriyorum. Bir daha düşen uçaklarla ilgili programları seyretmeyeceğim. Evet benim bu kaygım deprem nedeniyle ortay açıktı bir anda ancak uzun yıllar gazetenin Dış Haberler’de servisinde çalıştığım için, düşen uçaklarla ilgili haber yaptığım için de artı bu kaygı. Her uçağa bindiğimde “ben de mi manşet olacağım” diye düşünmeden edemiyordum.

Ve o gün bizimle ilgilenen herkese kocaman bir teşekkür ediyorum. Hiç utanmadan aklımızdaki en saçma soruları da sorduk, fazlasıyla yorduk herkesi. Yukarıda yazmıştım, tekrar edeyim. Program hakkında detaylı bilgiyi bu adresten öğrenebilirsiniz.  Ayrıca bir de programa katılanlar için Facebook’ta kapalı bir grup var. Orada herkesin bu eğitimden sonra dünyayı gezdiğini görünce ne kadar doğru bir adım attığımı bir kez daha fark ettim.

Uzun oldu biliyorum. Fakat söz vermiştim. Umarım size de bir faydam olmuştur. Bakarsınız hep beraber bir yere gideriz… 🙂

2 Responses

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.