Sabahları biz! - Şebnem Seçkiner | Mükemmel anne yoktur, kendimizi kandırmayalım...
Loading

Sabahları biz!

Şımarıklık gibi olmasın ama, Irmak erken kalkmayı sevme hiçbir zaman. Anaokuluna giderken 9’da uyanıyordu misal. Ondan öncesi zaten bıraksam 10’a kadar uyurdu. Daha doğrusu bıraksam değil, yanına yatarsam…

Yanındaysam oooo hâlâ öyle, hafta sonları 9.30’dan önce kalkmıyor. Akşamları da eskiden 22.00 gibi yatardı, şimdi 21.30.

Tabii bu harika görünse de okula başlayınca sorun oluyormuş. O  lokum cimcirik gidiyor yerine sabah bizden nefret ederek uyanan bir ergen geliyor. (Bence hâlâ lokum da işte söyleniyor, cevap veriyor.) İnsan çocuğunu nasıl uyandırırmış, nasıl anne babaymışız, saat çalmasından nefret ediyormuş, başka uyanma şekli yok muymuş? Saat olmasa biz uyanacağız sanki! 🙂

O kalkmadan 15 dakika önce Arkın uyanıyor. Bu eve taşınırken ben ebeveyn banyosu istememiş, direnmiştim. Ufacık evde ne gerek vardı. Gayet güzel oraya dolap yapılabilirdi, odaya katılabilirdi… Arkın da “Irmak okula başlayınca çok lazım olacak” diye ısrar etmişti. İyi ki onun dediği olmuş. Biri oraya koşuyor, diğeri banyoya. Ben ne yapıyorum? Ortada durup ikisine birden “hadi” diyorum. Banyoda oyalanmak demek, hazırlanırken sıkışmak demek…

Irmak dişlerini de fırçaladıktan sonra çıkıyor, “aman kendin giyin” moduna girmeden ben giydirmeye başlıyorum. Özellikle de çoraplarını. En çok onları giymesi zaman alıyor çünkü. 🙂 Gerisini kendi hallediyor. Çok şükür okul formasına! Ona rağmen bile bazen “ne giysem” arızası yaşanıyor. Sonra bir de işin saç yapma kısmı var. Beğenmediği için örmek, şekil yapmak ne mümkün! At kuyruğu yaptırıyor. Onu da birkaç kere tekrarlatıyor hatta. Bu sırada Arkın ilginç bir şekilde oradan oraya koşturuyor. Mesela diyorum hazırlasan sabah giyeceklerini, zaman kazansan. Yok, 10 senedir böyle. 🙂 Irmak’ınkileri geceden hazırlıyorum da “o nerede, bu nerede” sorunu olmuyor. Matarasına suyu bile geceden koyuyorum zamandan tasarruf yapmak için. En son giydirip bir de lavanta kolonyası sürüyorum tişörtünün ve montunun omuzlarına. (Biti önlüyormuş. Göreceğiz. Ay korkuyorum! Yazarken bile kaşınmaya başladım.)

Arkın’ın 08.05’te çıkması gerek. Irmak’ın ise 08.10. (Servisten 5 dakika önce maaile aşağı iniyoruz. (Hiç sevmem bekletmeyi. Bekletilmeyi de… Yazık günah bekleyen çocuklara…) Bazı sabahlar fotoğrafta olduğu gibi Arkın indiriyor. Bazı dedim de, bu ikinci oldu okul açıldığından beri.

Minnacık evde 7.40-08.05 arasında çözemediğim bir koşturma oluyor. Bir de kahvaltı olsa, işte bu hepimizin birer huni takıp gezmesine neden olurdu. Demek ben de işe başlasam (bu da ayrı bir travma) kim bilir neler yaşayacağız? İşin en fenası, ikisinin de sabah insanı olmaması. Sanırım sabahları evde beni seven yok. İşte o yüzdendir ki, yukarı çıkıp kendilerini yolcu ettiğimde çay kupasında bir Türk kahvesi yapıp içiyorum. Üstümden geçen tırın etkisini azaltmaya çalışıyorum.

Bu arada tabii her fırsatta öpüyorum Irmak’ı. Giydirirken, hazırlarken, servis beklerken, servise bindirirken. Hoş, sonuncuyu yapamıyorum artık. “O bebek değilmiş, kimsenin annesi öpmüyormuş.” Küçük ergen! Arkın’ı da öpmeden göndermiyorum. (Sabah öperek uğurlamak akşam da öperek karşılamak gerçekten kızgınlığı da azaltıyor, ilişkiyi kuvvetlendiriyor. Ya da işte züğürt tesellisi diyelim. :))) ) Kapıda bir de üçümüzün öpüşme faslı oluyor. Bazen de ikisi birden söylenince ben de arıza veriyorum. Bu kez de güne negatif enerji ile başladığımız için son birkaç dakika toparlamaya çalışıyorum. Gizli kamera yerleştirip seyretmek istiyorum bazen bizim evi.

Sizde durum nedir? Sabahları böyle bir telaş var mı, yoksa sakin misiniz? Sakinseniz bunu nasıl başarıyorsunuz kuzum? (Kuzum kelimesini Belgin Doruk sesiyle okuyunuz! 🙂 )
Yorum geleceğini biliyordum fotoğrafa, geldi de, ekleyeyim o yüzden. O araba Arkın’ın. Otoparktan çıkıyor, o şekilde park ediyor, servise bindirip gidiyor. Yani sanıldığı gibi Irmak’a yaklaşan hareket halinde bir araç yok!)

5 comments

  1. Anlattıgınız koşturmaya ek olarak bizde bir de kahvaltı faslı var ve tam gün çalışan anneyım ..sabahları ırmak gıbı uyanan aynı yasta ki oglumun bırde bugun yumurtalı ekmek yıyecegım , tostta olsa guzel olur kahvaltı krızı eklıyoruz, servısın arkasından el sallama sonrasında kocaman bır kupa nescafe ancak kendıme getıriyor ve mallesef yenı kosturma baslıyor işe hazırlanmadan once hızlıca etraf toplama cunkı aksam gelınce zaman kalsın odevler ıcın 🙂

  2. Aynı kolturma bizde de var üstelik kahvaltı ve bir de liseli ergen oğul ekleyelim bu sahneye Bizim evde ebeveyn banyo yapmamışlar maalesef o yüzden herkesi sırayla kaldırıyorum :))

  3. Haa haa bende üniversiteye giden iki tane oğluş var ve sabah banyo trafiği değişmiyor :)) En azından ben aradan çıkayım diye, onlardan yarım saat önce kalkıp her işimi halledip, o kargaşayı onlara bırakıyorum :))

Leave a Reply